Dün Eskişehir'de Türkiye'nin en eski (82 yıllık) ve ülke çapında en yaygın kadın sivil toplum kuruluşu olan Türk Kadınlar Birliği'nin "Kadınlar Günü" için yaptığı büyük toplantıda konuşmacıydım. (Bu yazıyı da Eskişehir'den yazıyorum...)
TKB Genel Başkanı Sema Kendirci ve CHP İstanbul Milletvekili Bihlun Tamaylıgil'le birlikte konuşmalarımızı yaptıktan sonra kuruluşun kadın hukukcularıyla da kısa bir süre sohbet ettim.
Vatan'da çarşamba günü genel yayın müdürümüz Yavuz Semerci'nin yazısında sözü geçen Bakan'ın, "İddianameyi biz de inceledik. Başbakan dahil hepimiz şaşırdık. Maksadını aşmış ifadeler yer alıyordu" dediği konuşmasında kendilerini de fazlasıyla şaşırtan iddianamenin miman Van Savcısı'nı "Fazla idealist ve entellektüel" olarak tanımlaması dikkatimi çekmişti, sohbet sırasında onu da sordum...
Hükümet üyelerinin de "maksadını aşmış" bulduğu onlan ve Başbakanı bile şaşırtan, Genelkurmay Başkanlığı adayı bir kuvvet komutanını "söz ettikleri olaydan 10 yıl sonra bir iş adamının ifadesiyle" suçlayan bir iddianame sahibi savcıya mazeret olarak, "idealist ve entellektüel" demek nasıl bir yaklaşımdı, anlamak güç doğrusu...
Kadın hukukçular bu konuda şunlan söylediler:
"Yeni Türk Ceza Kanunu'na göre iddianameler son şeklini Ağır Ceza'nın kabul veya reddinden sonra alacağı için açıklanmaları hukuka aykırıdır. Bir savcının hukuka aykırı bir eylemde bulunarak üstelik böylesine ciddi ve tüm ülkeyi sarsacak bir iddianameyi karardan önce basına sızdırması veya açıklaması ise idealizm le değil, olsa olsa göreve saygısızlıkla açıklanabilir ve bir hukuk suçudur. Van Savcısı önce hukuku ve kendi yetkilerini öğrenmeli."
Bu birinci mesele... Görünüşe bakılırsa hukukçuların da çoğu, bu savcının "maksadı aşan" ve her nedense genellikle "çete oluşturmak, sahte belge düzenlemek" gibi suçlamaların yer aldığı iddianamelerine şaşırıyorlar... Bakanlarla aralarındaki tek fark hukukçuların onu "idealist" değil, "suçlu" görmeleri.
İkincisi ise okurlarımızın "Zaman" gazetesi ile bu savcının, neden özellikle Atatürkçü ve Cumhuriyet'e bağlı insanları, rektör ve komutanlan yıpratma yolunda bu kadar ısrarlı oluşunu öğrenmek istemeleri...
Bu çabalar vatandaşların dikkatini medyadan da çok çekiyor, onu da bildirmiş olayım!
Hadım da çözüm olabilir!
8 Mart Dünya Kadınlar Günü öncesinde Antalya Sosyal Hizmetler İl Müdürü Ramazan Özen'in ileri sürdüğü akıl almaz öneriyi dün gazetede okudum.
Doğrusu Antalya gibi turistik, modern bir ilin, Kadın Bakanlığı'na bağlı Sosyal Hizmetler Müdürü'nün ileri sürdüğü ve haklı olarak kadın örgütlerini ayağa kaldıran "Tecavüze uğrayan, sokaklarda yaşayan kadınlar kısırlaştırılsın" önerisini duyunca önce 'Acaba bu müdürün CV'si nasıldır, nerelerde okumuş, nerelerden bu mevkiye getirilmiştir' diye düşündüm. Zira çocuk yuvalarının bile başına imamların getirilebildiği bir dönem yaşamaktayız.
Sonra Müdür'ün "Aklıma bu çözüm geldi" lâfını duyunca benim de aklıma bir başka çözüm geldi.
Neden yine tecavüz sorununa, tecavüzün "suçlusu" değil "mağduru" olan kadınları bir kez daha mağdur edip kısırlaştırarak çözüm bulmaya çalışıyor ki? Bir kez olsun farklı düşünmeye çalışmalı Müdür ve tecavüz ihtimali bulunan, daha önce vakası görülmüş erkekleri hadım etme önerisi getirmeli.
Asıl çözüm bu olabilir... Birkaç tecavüzcüyü anında hadım edin, bakın kısa sürede tecavüz nasıl bitiyor. Küçücük 6-7 yaşında çocuklara veya ibadet halindeki kadınlara bakarken bile tecavüzü düşünen sapıklar dururken, çözümü kadında aramak abukluğun ta kendisidir.
Zaten olayın kendisi baştan sona abuk ve konuşmaya bile değmez ama insan dayanamıyor artık!
Bush için özür!
Bana internet yoluyla gelen bu fotoğrafa çok güldüm ve sizin de görmenizi istedim. Yol kenan tabelasında: "Connecticut size hoşgeldiniz der, George W. Bush'un doğum yeri" yazıyor.
Altında ise "Özür dileriz"...
Bundan güzel espri olabilir mi söyleyin!
Bu nasıl 'idealist' savcı
Dün Eskişehir'de Türkiye'nin en eski (82 yıllık) ve ülke çapında en yaygın kadın sivil toplum kuruluşu olan Türk Kadınlar Birliği'nin "Kadınlar Günü" için yaptığı büyük toplantıda konuşmacıydım. (Bu yazıyı da Eskişehir'den yazıyorum...)
Haberin Devamı

