Bu nasıl demokrasi?

Affınıza sığınıyorum bu soruyu sık sık tekrarladığım için ama yeri geliyor ben ne yapayım?

Haberin Devamı

Affınıza sığınıyorum bu soruyu sık sık tekrarladığım için ama yeri geliyor ben ne yapayım?

AKP kısa süre önce "Yolsuzlukla Mücadele Tasarısı" na bir değişiklik önergesi verdi. Ne kadar yolsuzluk yapan varsa affını istiyorlar.

Son "af" kararı memleketin başına yeteri kadar dert getirmemiş gibi başka suçlulan da affedecekler.

Bütün hortumcular, organ ticareti yapanlar, kaçakçılar, evrakta sahtecilik yapanlar, hepsi elde ettikleri kazançlarla orantılı bir ödeme plânı sundukları takdirde cezaları affedilecekmiş.

Bu dehşetin üstüne Adalet Bakanı'nın açıklaması tuz biber ekmiş. O diyor ki: "Benim için bu suçluların cezaevinde yatmasının önemi yok. Ben paramın peşindeyim."

Söylediği sözün, kendi partisinden de gelen itirazlar gibi "toplumsal bedeli ağır" olur. Sadece bankaların içini boşaltanlar değil her türlü kanun dışı olaya karışanlar için "af isteniyor. Öncekinden hiç farkı yok.

O zaman hırsızlık örneğin serbest demektir. Yakalanmazsan ne ala, yakalanırsan aldıklarını iade edeceğini söylersin, bunun adı da "adalet" olur.

Bu ülkede namuslu olduğu ve namuslu yoldan iş bulamadığı için çöpten kâğıt toplayarak satıp yaşayan üniversite mezunlan yaşıyor. On binlercesi... Asıl cezayı çeken bu insanların suçunu da bize açıklasın o zaman Sayın Bakan.

Biri trilyonlar çalıyor ve onu "milyon"larla geri ödüyor. Bu arada lüks yaşantısına da aynen devam ediyor. Öbürü namusuyla sürünüyor. Eğer olayda kasıt yoksa, gelir getiren bütün malvarlığına el koyarak ve gelirin kesilmemesini sağlayarak belli ölçüde "Ceza indirimi" uygulanabilir belki.

Aksi taktirde tüm suçlan "para karşılığı" affetmek hiçbir siyasi gücün hakkı değildir.

Ve artık bunu gerçekten halka açıklayamaz, bu ülkede adalet olduğuna, bu Hükümet'in de diğerlerinden bir farkı olduğuna inandıramazlar.

Adalet Bakanı bunu göremiyor olabilir mi?

Turkish Delight'ı kim yapar?
Üzerinden uzunca bir zaman geçti sayılır ama bu konuda hâlâ sık sık okur mektupları alıyorum, onun için de tam zamanı gelmişken onların sorularını da cevaplamış olurum diye düşündüm. "Turkish Delight'ı kim yapıyordu?" diye soruyor okurlarım. Tabiî canları Türk lokumu istediği için değil, lokum gibi burunları olsun diye yazıyorlar.

Plastik cerrahi literatüründe birçok başarılı buluşa imza atmış olan, dünya çapında şöhret sahibi Prof. Dr. Onur Erol sorunun cevabı... Deniz Akkaya, Hande Ataizi, Petek Dinçöz, Ajda Pekkan gibi ünlü isimlere de uyguladığı bu yöntemle bir kez daha tıp tarihine geçen Onur Erol biliyorsunuz bu yöntemini "Canlı yayınla kendi tekniğini dünya doktorlarına öğreten ilk Türk cerrahı" olarak dünyanın birçok ülkesindeki tıp kongrelerinde ameliyatlarını izleterek öğretti.

Prof. Onur Erol'la birlikte çalışarak tekniklerini öğrenmek için gelen "fellow" doktorlarından Azerbeycanlı bir doktor kısa süre önce Cenova'da yapılan Euraps (Avrupa Plastic Surgery) kongresinde Avrupa'nın tanınmış 4-5 cerrahının operasyonlarda yapılan hatalar için "Turkish Delight tekniği kullanılsaydı bu hatalar olmazdı, biz artık ameliyatlarımızda bu yöntemi kullanıyoruz" dediklerini açıkladı.

4-5 Haziran tarihlerinde Moskova'da yapılan Estetik Rhinoplasty Kursu'nda da canlı yayında 2 hastaya ameliyat yaparak dev ekranlardan 200 Rus doktora tekniğini öğreten Onur Erol geçen yıl da dünyada en çok estetik ameliyat yapılan ülke olan Brezilya'ya davet edilmiş ve yine canlı yayın operasyonlarda 1000'den fazla cerrah tarafından izlenmişti.

(Özellikle İstanbul dışından soran okurlar için telefon numaraları: ONEP: 0212 283 63 78 M-ONEP: 0212 352 32 33)

DİĞER YENİ YAZILAR