Anneler Günü, Babalar Günü, Kadınlar Günü, Sevgililer Günü gibi özel günlerde üreticiler ve pazarlayıcılar tarafından yapılan "tüketici istismarı" na karşı çıkabilirsiniz. Ki bunu yaptığınızda "küresel bir karşı çıkma" dan söz etmelisiniz zira hemen hemen bütün dünya ülkelerinde bu günler aynı şekilde kutlanıyor, çoğunda istismarın boyutu bizdekinden çok daha fazla...
Ama "Sevgililer Günü'nde kadınlar heyecanlanırken, erkekler sıkılıyor... Bu günü kutlamak zorunda kalmak onları bunaltıyor" derseniz anlamı (hem siz, hem de söz konusu ettiğiniz erkekler) tamamiyle kaçırmışsınız demektir.
Yazılarını zevkle okuduğum sevgili meslektaşım Haşmet Babaoğlu iki gün üstüste bunlan yazdı... Erkeklerin "öfff gene 14 Şubat geliyor", "Öfff, kaçmak yok, kutlayacağız" tepkilerini...
Dün "En 14 Şubatçı erkekte bile; 14 Şubat'ı 'manitaya yaranmak' veya 'karısına hâlâ aşık görünmek' için kaçınlmaz fırsat olarak gören erkekte bile gözlemliyorum bu sıkıntıyı" diyordu Babaoğlu.
Ben de "Yanlış" diyorum... Yanlış olan ne; böyle düşünen erkeklerin (ve sevgililerinin veya eşlerinin ki eşler de sevgili olabilir, neden olmasın?) Sevgililer Günü'nü kutlamaları...
Sevgililer Günü aşıklar içindir. Gerçekten aşkla sevenlerin birbirine zaman ayırması, birlikte romantik, başbaşa anlar geçirmesi, belki bir kırmızı gül ve bir kutu çikolata, belki bir küçük armağanla "sevgilisinin o olduğunu" anlatması, o gün sevgiyi, aşkı düşünmeleri içindir. Ve bunu yapmak gerçek aşıklara, sevgililere asla bir yük gibi gelmez.
Aksine, nasıl ki ailenizin, arkadaşlarınızın sizi hatırladığı, her gün olduğundan daha çok özen gösterdiği doğum günleriniz hiç bitmesin istersiniz Sevgililer Günü de sevenler için böyledir.
"Bitmesin, beni sevdiğini, sevgilisi olduğumu birkaç kez daha söylesin. Hayatın hızlı temposu içinde çok sık duyamadığım (ve "Beraberiz ya, bu seni sevdiğimi gösteriyor"la yetindiğim) sevgi sözcükleri, davranışları beni mutlu ediyor... Senede bir veya iki gün şımarmak, şımartılmak, kısacası özenle düşünülmek istiyorum", işte sevgilinin düşüncesi budur.
Veya bu olmalıdır. Değilse eğer o ya gerçek aşk değildir ve riyakârlık yapılmaktadır veya aşk küllenmiş, eski anlamını yitirmiştir. Birinci halde zaten o erkek ve kadınlar "Sevgililer Günü kutlaması" iki yüzlülüğünü hiç göstermesinler. Yaptıkları kendilerine de, yanlarındaki kadına da yalan söylemekten başka bir şey değil... İkinci halde, yani "aşkın eski heyecanını yitirmesi" halinde bile erkeğin "Öff" diyerek de olsa azıcık zahmete girmesi ve en azından sevdiği insana bunu söyleyerek kutlaması o aşkın tazelenmesini sağlayabilir. Değer yani...
Erkeklerin birçok konuda, hatta hemen hemen her konuda olaylara kadınlardan farklı açı ile baktıklarını, kadının duygusallık boyutunu da yakalayamayacağını biliyoruz. Beyinler farklı işliyor ("nasıl farklı" ona girmeyelim, tartışma büyür.) Ama, gerçek aşktan söz ediyorsak zaten o sevgiliyi "manita" olarak adlandırmazsınız. Onu gelip geçici bir ilişkiden daha saygın anarsınız.
Haşmet Babaoğlu'nun ikinci örneğine bir şey diyemeyeceğim. Karısına aşık olmadığı halde hâlâ aşık görünmek için 14 Şubat kutlamaya kalkan bir erkek gerçekten acınacak durumdadır. Ona ne Sevgililer Günü'nden?
Madem ki Haşmet Bey erkekleri genellemiş, ben de (hiç sevmem ama) kadınlar için bir genelleme yapayım: Hediye, özel program gibi zahmetlere gerek yok beyler. Siz geriye kalan 364 günde onları incitmeyin, kıskançlıklarla, kaprislerle üzmeyin, aldatmayın, saygılı olun. Birlikte soluduğunuz havada "sevgi" yaşayabilsin, ondan sonrası kolay. Seven kadına tek bir kırmızı gül ve içten bir öpücükle kutlama yeter de artar bile...
Aşıkların Sevgililer Günü'nü kutluyorum.
Yalnızca "sevmeyi bilenler'in!
(Not: Şu yandaki "4 dakikada aşk" haberi şüphesiz erkekler için doğru. Kadınların bu kadar çabuk aşık olabildiğine hiçbir araştırma beni inandıramaz. "Güzellerin maço sevdiği"yalanına da.)
Vatandaş dinlemenin adabı
Bana önce haberci arkadaşım Sultan Polat tarafından verilen, sonra da bir okurum tarafından aynı gün içinde gönderilen iki fotoğraf. Karşılaştırma internette yapılmış, gazeteler haber olarak kullanırlar mı bilemem ama bence çok yerinde bir karşılaştırma...
Sizlerin olduğu kadar vatandaşa parmağını sallayarak ders veren, hakaret eden Başbakan Erdoğan'ın da görmesi gerektiğine inanıyorum.
Bu erkekler kesin Mars'tan!..
Anneler Günü, Babalar Günü, Kadınlar Günü, Sevgililer Günü gibi özel günlerde üreticiler ve pazarlayıcılar tarafından yapılan "tüketici istismarı" na karşı çıkabilirsiniz...
Haberin Devamı

