Bu "af''fa da susarsanız helâl olsun!

İki gün önce hatırlatmıştım Hükümet'in yeni bir af peşinde olduğunu... Bütün hortumcuları, sahte evrak düzenlemekten hileli ihale yapanlara, ağır nitelikli dolandırıcılıktan insan ve organ ticaretine, "zimmete", haksız mal edinmeye kadar her türlü suç ve suçluyu affedeceklerini...

Haberin Devamı

İki gün önce hatırlatmıştım Hükümet'in yeni bir af peşinde olduğunu... Bütün hortumcuları, sahte evrak düzenlemekten hileli ihale yapanlara, ağır nitelikli dolandırıcılıktan insan ve organ ticaretine, "zimmete", haksız mal edinmeye kadar her türlü suç ve suçluyu affedeceklerini... Bunun da adını Yolsuzlukla Mücadele Kanun Tasarısı koymuşlardı üstelik.

Komedinin bu kadarını dünyanın en ünlü komedi yazarları bir araya gelseler yazamazlar inanın. Yani hem bugüne kadar yakalanmış tüm büyük suç, yolsuzluk sahiplerini affedeceksin, hem de öyle bir isim koyacaksın ki millet seni yolsuzlukla mücadele ediyorsun sanacak. Hem güldürü, hem zekâ oyunu...

Topluma hile yapmamayı, yolsuzluk yapmamayı öğretecek bir adıma kalkışanlar öğretecekleri şeyin tam tersini kendileri yapıyorlar. Böyle toplumdan hayır beklenir mi?

Neymiş efendim "ödemeli af'mış. Devletin zararını 3 yıl içinde öderlerse affedileceklermiş. Bu yapılan yolsuzluklar, işlenen suçlar devlete, millete karşı işlenmiş ve birer kamu davası olmuşlardır. Bugün hâlâ bazı gazete ve TV'lerin örneğin, idâmesini devlet sağlamaktadır. Bu gazete ve TV'ler ve hattâ sahiplerinin çiftlikleri bile satılmamakta, milletin cebinden sürekli para çekilmektedir...

Damardan!
Öte yanda "Yolsuzluğa damardan gireceğiz" diyen bir Başbakan'ı olan Hükümet, bu yasayı çıkardığı takdirde yolsuzluğa damardan boğazına kadar batmış olacaktır.

Türkiye bir hukuk devletiyse herkesten önce Meclis'inin bu gerçeği unutmaması, hukuksuzluğu topluma hukuk olarak empoze etmemesi gerekir. Ceza verilmeyen, düzgün, adil kanunları olmayan bir toplumun tecavüz ve cinayetlerle nasıl "kanundışı" hale geldiğini görmemeleri mümkün değil.

Tecavüz olayları son duyduğumuz haberlerle ilköğretim okullarına inmiş durumda. Dehşetin bu boyutu onları hiç rahatsız etmiyor. Tecavüz ve namus cinayetleriyle ilgili kanunları hâlâ bekletmeye devam ediyorlar. Ama bu, çok acil!

Neden? Sahtecilik yapan Erbakan ve arkadaşlarının siyasete dönmesi, AKP'li bakanların rafta bekletilen yolsuzluk dosyalarının "affa uğraması çocuk ve genç kızlara tecavüz edilip öldürülmelerinden daha mı önemli?

Cevap "evet" olmalı... Elbette, diğerlerinin gücü, nüfusu, sesi, nefesi, ismi yok ki. Onlar "öteki Türkiye". Onlar ölebilir. Yaşıyorlarsa, bundan sonraki hayatları mahvolabilir. Baklava çalan veya bir bankaya üç kuruş borcu olan hapsedilebilir, evine haciz gelebilir. Çalmayan, namusuyla yaşayan vatandaş sürünebilir. Ama diğerleri kurtulacak! Yapılan tamamen en ağır suçlara "genel af getirmekten farksızdır.

Şu anda Meclis'te oy çoğunluğuna sahip olan Hükümet, hiçbir hukuk devletinde kabul edilmeyecek uygulamayı yapmaya hazırlanıyor. Gücü ele geçirince bunu yapacakları baştan belliydi aslında.

Ama müstehak bize... Yolsuzluk dosyaları olanları bile bile başa getirenler ülkelerinin de bu hale gelmesini seyrederler işte.

Ne demiş atalarımız; "Başa gelen çekilir." Haydi hayırlı olsun!

(NOT: Böyle bir kanunu İngiltere, Fransa veya İtalya'da çıkarmaya kalksalardı milletin tepkisine şaşar kalırlardı.)

Pardon??
Her türlü yolsuzluk ve dolandırıcılığa af getirenler Mesut Yılmaz, Hüsamettin Özkan gibi geçen dönem siyasetçilerini Yüce Divan'a göndermeye ise kararlı görünüyorlar.

Cem Uzan a işlediği suçların cezasını çektirmeye de kararlılar. Pardon yani, "bu ne perhiz, bu ne lahana turşusu" demezler mi adama? Madem ki bu ülke bir "kanunsuzlar cenneti"dir o zaman insanlara neden sıkıntı çektiriyorsunuz? Neden eşitsizlik yapıyorsunuz?

Bir yanda sucu henüz kesinlik kazanmamış Yılmaz ve Özkan gibi isimler topluma günah keçisi olarak sunuluyor, diğer yanda günahları sabit görülenler serbest bırakılıyor.

Türkiye vatandaşı olmak zor. Aklına sahip çıkman gerekiyor!

DİĞER YENİ YAZILAR