"Brüksel" önemli bir ders oldu!

İki günde bile ne kadar çok şey öğrenebiliyor insan. Yola çıkmadan önce katıldığım TV programının ertesinde 'Mesut Yılmaz'ın doğru gözlükleri' diye yazmıştım

Haberin Devamı

İki günde bile ne kadar çok şey öğrenebiliyor insan. Yola çıkmadan önce katıldığım TV programının ertesinde 'Mesut Yılmaz'ın doğru gözlükleri' diye yazmıştım. Brüksel'deki "AB diyaloğu" toplantısından sonra gözlüklerini değiştiren ben oldum.

Evet arkadaşlar, şu anda AB olayına tümüyle farklı bakıyorum artık. Öncelikle şunu söylemeliyim ki Arzuhan Yalçındağ başkanlığındaki 'AB için Kadın Girişimi'nin düzenlediği sempozyum, nefes almadan çalışmamıza, konuşmamıza, dinlememize neden oldu, çok yoğun bir programdı ama hepimize AB konusunda birebir diyaloğun, tanıtımın önemini anlatması açısından esaslı bir dersti.

Bundan sonra, köşemizde oturarak kendi içimizde Avrupa sohbetleri yapmanın, bize ileri sürülen şartlar için onları suçlamanın; "girelim, girmeyelim", "kabul edilir, edilemez" tartışmaları ile birbirimizi gaza getirmenin sadece 'kolay yol' olduğunu ve hiçbir şey kazandırmayacağını biz, Brüksel'e giden kadınlar biliyoruz artık.

Önce, Osmanlı dönemine ait tarihi eserler, tablo, giysi ve aksesuarlardan oluşan muhteşem "Anneler, Tanrıçalar ve Sultanlar" sergisinin de bulunduğu binada yapılan sempozyumun en ufak şekilde aksamayan, gurur verecek bir organizasyon olduğunu söylemeliyim. Doğan Grubu'nun sponsorluğunda hazırlanan sempozyumu ben, Zeynep Oral, Nilgün Cerrahoğlu, Ferhat Boratav, Ferai Tınç, Ayşe Özgün, Zeynep Göğüs ve Leyla Umar'ın da bulunduğu küçük bir grup medya mensubunun izlemesi ise Avrupalı parlamenter ve gazeteciler tarafından belirtilen görüşlerin duyulması, özümsenmesi açısından çok önemliydi.

Bu görüşler neden önemli, hemen anlatayım. Somut bir örnekle başlayalım; dün uçakta Gülay Göktürk'ün yazısını okudum.

"Avrupalı kadınlar Türkiye heyetini görünce Türk kadınının Avrupalı'dan daha Avrupalı olduğu konusunda hiç kuşku duymamışlardır."

- "Acaba bu mudur önemli olan? 'Yok aslında birbirimizden farkımız' mesajı vermek midir? Avrupalı zaten Türkiye'de Tanzimat'tan beri, özellikle Cumhuriyet'ten bu yana 'batılı gibi düşünen ve yaşayan kadınlar olduğunu bilmiyor mu?" diyen Göktürk Avrupa'ya "cepheden bir fotoğraf" vermemiz gerektiğini ve bunun da "Batılı kadınların kafasındaki modern kadın prototipinin sarsılması için postmodernizmi anlatarak" yapılması gerektiğini belirtiyordu.

İşte onları dinlediğinizde bunun ne kadar hatalı bir tavır olacağını anlıyorsunuz.

Farklı fikirler ileri sürmek çok güzel ama... Onlar şu anda Türkler'i (bırakın kadınları, hepsini birden) asla batılı gibi düşünen ve yaşayan insanlar olarak görmüyorlar. Kafalarında "modern kadın prototipi" yok, fotoğrafın sadece "tesettürlü" yüzünü biliyorlar, Türkler'i Avrupa ülkelerindeki 'uyumsuz' dedikleri göçmen aileleri olarak düşünüyorlar, Türkiye'nin Avrupa'ya (yararlarının yanında) çok ciddi sorunlar getirebileceğine inanıyorlar ve "modern"leştiğine zaten inanmazken onlara post modern ders vermeye kalkmak güldürmekten veya ürkütmekten başka hiçbir işe yaramaz.

Bu nedenle Brüksel'e giden kadın grubu "Avrupalı'dan daha Avrupalı" bir görüntü sergilemeye çalışmadı (buna gerek de yok zaten) sadece Avrupalı'dan farklı olmadığını gösterdi. Onlar kadar medeni, akıllı, konuşan, düşünen, çalışan ve haklarını aramayı bilen kadınlar olduğunu. Yani fotoğrafın bilinmeyen yüzünü!

Nitekim Avrupa Konseyi eski Genel Sekreteri Catherine Lalumlere "Atatürk döneminden bu yana Türk kadınlarının ne kadar ilerlediği bilinmiyor. Sadece Belçika'ya değil her yere gidin ve bize anlattıklarınızı onlara da anlatın. AB ülkelerinde özellikle Fransa'da halk Türkiye konusunda çok cahil, kafalarında tek bir Türk insanı tablosu var ve siyasetçiler halkın bu cehaletinden yararlanarak korkuyu iyice körüklüyorlar" dedi. Hemen arkasından, Avrupalı'nın kafasındaki "Türk imajı "nı "Haçlı Seferleri, Osmanlı dönemi" olarak tarif etti.

Belçika'nın kadın Adalet Bakanı ve Başbakan Yardımcısı Laurette Onkelinx ise Türkiye ve Türk kadını ile ilgili birçok şeyi bu sempozyumda öğrendiğini söyleyerek tanıtma çalışmalarının önemini vurguladı.

Yarın devam edeceğim...

DİĞER YENİ YAZILAR