Bravo be Prof. Oskay’a!

Hemen “O ‘be’ size yakışmıyor Ruhat Hanım” diye başlarsınız biliyorum ama o anda ne hissettiğimi de aynen bilmenizi sağlıyor, kusura bakmayın

Haberin Devamı

Hemen “O ‘be’ size yakışmıyor Ruhat Hanım” diye başlarsınız biliyorum ama o anda ne hissettiğimi de aynen bilmenizi sağlıyor, kusura bakmayın.

Yani gazeteleri aç ve ilk sayfalarından başlayarak yavaş yavaş (veya hızla) sinir katsayını yükselt.

Bayram, yeni yıl filân dinlemeyip birbirlerine karşılıklı “En kaşarlı kadrolaşma CHP’de”, “Sevsinler seni” sözleriyle saldıran, şiddetin daniskasını zirvede yapan liderler mi istersin... Amerika’dan arkadaşını görmeye gelen 22 yaşındaki Guatemalalı kıza tecavüz eden 10 tane sapık, manyak mı istersin... Yeni yıla girerken MAGANDA kurşunuyla komaya giren üniversiteli genç haberi mi istersin...

Göbeğine kadar açık, göğüsler fora kıyafetlerle program sunan kadınları övgülerle baş köşelere oturtmak mı istersin... Hangisi cinini tepene daha çok çıkarıyorsa onu al, malzeme bol.

VATAN’da benim köşenin hemen yanıbaşında Mine Şenocaklı’nın röportajı... (Ki onun yaptığı röportajlara bayılırım, gel gör ki bu kez...) Bir de üstelik “Çok iyi filozoftur” dedi bilenler onun için ama konuşmaları diğer haberlerin üstüne tüy dikecek nitelikte... Aslına bakarsanız bir TV programında iyi reyting yapacak türden sözler ama gazetede eleştiri görevimiz...

Prof. Ünsal Oskay iki kez evlenip boşanmış. Bu nedenle uzunca bir süre de mutsuzluk çekmiş, buna rağmen adeta erkekleri boşanmaya teşvik ediyor. Sözlerinin bir yerinde bunu yapanlara “Eşşekoğlueşşek” de dediği için aslında kızıyor mu, onaylıyor mu tam belli değil.

Ama... Ama evli erkeklerin 30-40 yıl aynı evde oturmasını “tavuk kümesinde oturmaya” benzetiyor.

“Her sene Bursa’ya gideceğinize Marmaris, Antalya otobüsüne binip gitmenin güzel olduğunu” söyleyerek “değişikliğin” dayanılmaz hafifliğini vurguluyor.

Aşkın güzelliğinden söz ediyor ama konuşmalarının özetinden “aynı kişiyle uzun süreli aşkın ve ilişkinin imkansızlığı” çıkıyor.

Kadının erkekle beraberliğini “hayatının istikrar kazanmasına, süslenip püslenmesine” bağladıktan sonra bir de üstüne kadınları “erkeklerin parası için evlenmek”le, hem de kendi bakımına harcayacağı bir paranın peşinde koşmakla suçluyor.

Uzun süre evli kalan erkeklerin “hayatı monoton bulmaya başladıklarını ve para gücü de kendilerinde olduğu için çizgi değiştirdiklerini” söylüyor.

Bunların hepsini birleştirince pek beğenmediği “akıllı kadın”lara da “Bravo be” demekten başka seçenek kalmıyor.

AŞKI KARIŞTIRMAYIN!
Sayın Ünsal Oskay’ın şu andaki “mutluluğu buldum” dediği seçiminin ne olduğunu bilmiyoruz, keşke açıklasa ama her halükârda ona göre aşk parayla çok yakından ilişkili demek ki... Para sendeyse aşk da senin istediğin kadar sürer. İstediğin anda “bitti” der ve çocuklarını, mutsuz edeceğin insanları filan hiç düşünmeden ceketini alır, başka birine (muhtemelen daha genç) koşarsın.

Erkeklerin aklına esti mi ilişkiyi “bitti” noktasına taşımak da zor değildir. Neden ararsanız, herkes için çok kolaydır bulmak...

Ama efendim insanların aşkıyla, ilişkisiyle diğer canlıların “ilişkisi” ya da üremesi arasındaki fark insanların aşkı veya beraberliği devam ettirecek, monotonlugu ortadan kaldıracak bir akla, zekâya sahip olmalarıdır. Tabii bunu isterlerse... Gayret ederlerse...

Oskay’ın röportajı devam ediyor, biz de yarın devam edeceğiz

DİĞER YENİ YAZILAR