Bizim havaalanı güvenli mi?

Fransa'nın en büyük havalimanının 11 ay önce açılan yeni bölümünde tavanın çöktüğünü ve 6 kişinin öldüğünü okuyunca aklıma bizim en büyük havalimanımız geldi.

Haberin Devamı

Fransa'nın en büyük havalimanının 11 ay önce açılan yeni bölümünde tavanın çöktüğünü ve 6 kişinin öldüğünü okuyunca aklıma bizim en büyük havalimanımız geldi.

Biliyorsunuz 17 Ağustos depreminden sonra açılan yeni Atatürk Havalimanı binalarının depremden etkilendiği, kolonlarda çatlaklar olduğu açılmadan önce basında yer almıştı. Ben de merak ederek gidip görmek istedim. Çok sayıda kolonun eğildiği, üzerinde çatlaklar oluştuğu görülüyordu. 300 ton civarında olan tavan 30 cm. kaymıştı. Ama bunların tamirinin belirlenmiş olan açılma gününe yetişmeyeceği, aylar süreceği belliydi.

Yazıyı (eğri duran kolon fotoğraflarıyla) hazırladım ama bunu haber alan firmanın daha önce çalıştığım gazeteye yaptığı baskı sonucunda yazı yayımlanmadı. Beni durdurmak için, alana giderken beraber gelmesini ve profesyonel olarak incelemesini istediğim, daha önce başka havaalanlarında deneyimi olan, Metro Hipermarket binalarının da (Kozyatağı, Bursa gibi) bazılarının mimarı olan ağabeyimin varlığını neden gösterdiler.

Atatürk Havaalanı Proje Yarışması'na da katılmış ve ödül alan projelerden birini vermişti... Böylece benim tarafsızlığıma akıllarınca şüphe düşürüyor, yazımın yayımlanmamasını istiyorlardı. Kazandılar.

Yanımda yabancı bir mimar götürmediğim için bin pişman olarak sustum ama sonraki yıllarda zaman zaman "Acaba güvenli mi?" konusunu hatırlattım.

Şimdi bir kez daha hatırlatma gereği duyuyorum. İstanbul'da büyük bir depremin beklendiği bilindiğine göre havalimanı tekrar, tümüyle incelenmelidir. Üzeri metalle kaplanan kolonların tamamının sağlam olduğunun görülmesi şarttır. Benden uyarması!

Soyunma odalarındaki erkekler!
Çok önemli bir konu bu ve beni uzun zamandır rahatsız etmesine rağmen bir türlü yazacak fırsatım olmadı. Böyle oluyor, istediğim konulan yazabilsem bile çoğu kez sayfama gelen ilânlar nedeniyle yayımlayamıyorum. Şu anda hazır vaziyette tam 10 yazım beklemekte...

Konu şu; bir kadın mağazaya gidiyor ve kıyafet denemek üzere soyunma odasına giriyor. Bu soyunma odalarında genellikle perde vardır. Perdeler de çoğu zaman tam olarak kapanamazlar. Diyelim ki iki arkadaş gittiniz ve birbirinize denediğiniz eşyaları göstermek istiyorsunuz. Perdeyi aralar aralamaz bir erkekle burun buruna geliyorsunuz. Soyunma bölümüne girmiş, o da yetmemiş perdenin dibine yapışmış. "Aa sizin burada ne işiniz var" diyeceksiniz doğal olarak, çünkü şoktasınız. O da sizi tepeden tırnağa süzerken cevabı yapıştıracak: "Eşimi bekliyorum"...

Bizden başka hiçbir ülkede yaşamazsınız bu olayın benzerini. Kadın soyunma odaları, çoğunda erkeklerin giremeyeceği şekilde ayrılmıştır, kapısında da kadın görevliler vardır. Bizde ise mağaza yönetimine şikayet bile fayda etmiyor, bir dahaki gidişinizde aynı durumla karşılaşıyorsunuz.

Bırakın kuralı, kaideyi ben erkek olsam utanırım kadınlara ayrılan bölümlerin içine girmeye. Oldu olacak kadın tuvaletlerine de girsinler bari.

Mango, Top Shop, Zara gibi mağazalar başta olmak üzere tüm kadın mağazalarının bu yanlışa derhal çözüm bulmaları gerekiyor.

DİĞER YENİ YAZILAR