Bizi AB'ye almasınlar (2)

Vatandaş olarak, bir yazar olarak şu andaki kişisel görüşüm bu; bizi AB'ye almasınlar

Haberin Devamı

Vatandaş olarak, bir yazar olarak şu andaki kişisel görüşüm bu; bizi AB'ye almasınlar. Göstermelik olarak reform paketleri çıkarıp, "İşte Avrupa'ya uyduk, biz de demokratikleştik" derken bir yandan da kadın cinayetlerine davetiye hazırlayan bir ülkenin ne Avrupa Birliği'ne, ne de başka bir çağdaş kuruluşa girmeye hakkı yoktur.

Sevgili okurlarım, aylardır yıllardır size töre ve namus cinayetlerini, tecavüz olaylarını, çocuk yuvalarındaki taciz ve tecavüzleri, ilgili kanunların bir türlü düzeltilip çıkarılamadığını anlattık durduk.

Nice mücadeleden, yüzlerce kişinin gece gündüz izleyerek gösterdiği çabalardan, sizin, bizim tepkilerimizden sonra bu kanunların bir kısmı değişti (Tasarı'da)... TCK Tasarısı'nda değişiklik bekleyen en önemli maddelerden biri, namus cinayetleri ise yine ceza indirimine müsait şekilde bırakıldı.

Oysa dün de yazdığım gibi hukukçular töre ile namus cinayetlerinin ayrılamayacağını, ikisinin "aynı madde" kapsamına alınması gerektiğini söylüyorlardı. Anladığımız kadarıyla Komisyon'da hukuk da siyasetin etkisinden kurtulamadı.

Alt Komisyon çalışmaları sırasında bir parti milletvekillerinin diğerlerine "Biz sizin istediğiniz maddelerde uzlaştık. Siz de bu konuda fazla israrcı olmayın" şeklinde tekliflerde bulundukları dışarıya sızıyordu.

Yani bir toplumun can damarı olan kanunları siyasi pazarlık konusu yapılmış, kanun "Türk erkeği karısını yolda biriyle konuşurken görürse tokat atmaz, başka şey yapar" diyen Profesörün takdiri doğrultusunda çıkmıştı.

Adalet Bakanı Cemil Çiçek'in açıklamasına göre Meclis Eylül ayında TCK için "olağanüstü toplantı" yapacak. Zira Kanun bu dönem çıkmaz, ekime kalırsa AB İlerleme Raporu' na giremeyecek.

Bu "İlerleme Raporu" sözü beni güldürüyor. Tasarı bu şekliyle kanunlaşırsa "Türk erkeği" karısını yolda biriyle konuşurken görürse "başka şey" yapmaya, öldürmeye devam edecek.

"Namusuma lâf söyledi", "kanma sarkıntılık etti", "kocamı bir kadınla gördüm" veya her ne hâl ise; yalanı uyduran, bahaneyi bulan, tahrik indirimi, infaz yasası, iyi hâl filân derken cezasız kurtulacak.

Artık töre cinayeti işleyenler "töre" lâfını zinhar ağızlarına almayacak, onun yerine "namusum" diyecekler.

Bizim maço siyasetçilerimiz de kanunları bu şekilde yaparak akıllarınca "namusa pek bir önem vermiş" olacak, belki de böylece oy kazanacaklar.

Ama müstehak bize... En aydın (olması gereken) gazetecilerinin töre cinayetlerini "sevimli", karşı çıkanları "sevimsiz" göstermeye çalıştığı, ülke sorunlarına duyarsız böyle bir medyası, "ağzı var dili yok" vatandaşları olan bir ülkeye bu kanunlar çok bile.

Umarım bu TCK ve Medeni Kanun adil şekilde imza atılmış olan, uluslararası anlaşmalara uygun olarak değiştirilmeden bizi AB'ye asla almazlar!

Bir başarı öyküsü!
Network'ün 2004 bahar-yaz kataloğuna bakıyorum. Dikkatle inceliyorum çünkü bir zamanlar fazla ilgimi çekmeyen bu firmanın ürünleri şimdi neredeyse ilk tercihim oldu.

Öylesine büyük bir değişiklik var ve bu değişiklikte de Eyşan Özhim'in büyük rolü...

Network'ün hem marka yöneticisi hem de mankeni olan Eyşan'la Network öyle özdeşleşti ki kıyafetleri giyen neredeyse kendini "onun kadar güzel" hissediyor. Ve ne hikmetse çoğu oluyor da.

Etiler'deki HSBC Bank'ta Müdür Burcu Acar başta olmak üzere çalışanların hepsi çok genç ve güzel kadınlar. Özellikle seçilmiş, bir yarışmadan geçmiş gibiler adeta... Uzun saçlar, hoş yüz hatları, düzgün vücutlar... Ve ayrıca hepsi çok zarif giyiniyorlar. Geçen gün dayanamayıp kıyafetlerini nereden aldıklarını sordum; bir ikisi hemen "Network" dediler. Burcu Hanım ise sadece oradan giyiniyormuş. Son zamanlarda birçok başka genç kız ve kadının da Network'e ilgi gösterdiğini farkediyorum.

Modern ve klâsik çizgilerde çok fazla model çıkarıyor olmaları "yaş yelpazesini de genişletiyor.

Bu başarıda Eyşan Özhim kadar tasanmları yapan başarılı modacımız Arzu Kaprol'un da rolü var muhakkak.

Kumaşlar, dikiş, modeller, hepsi yabancı markalarla rekabet edecek ve hatta onları kolayca geçecek düzeyde.

Tüm ekibe benden koca bir 'Bravo' doğrusu!

DİĞER YENİ YAZILAR