Bize verin talkını siz yutun salkımı

Efendim Erbakan Hoca efendi birden bire ağır, ağır, çok ağır hastalandı. Şu anda olmayan hastalık yok kendisinde. Birden bire tekerlekli sandalyelere düştü

Haberin Devamı

Efendim Erbakan Hoca efendi birden bire ağır, ağır, çok ağır hastalandı. Şu anda olmayan hastalık yok kendisinde. Birden bire tekerlekli sandalyelere düştü.

Biz gariban vatandaşların ise çektiğimiz bunca sıkıntıdan sonra ve olup bitene baktıkça hepimizin giderek mutlaka sahip olduğu tek bir ağır hastalık var; depresyon.

Trilyonluk yolsuzlukları ortaya çıkmasına rağmen Erbakan "yaşlı ve hasta" olduğu için cezasını çekmeyecek.

Aynı yolsuzlukta sorumluluğu paylaşan Abdullah Gül ve diğer siyasetçiler DOKUNULMAZ OLDUKLARI için hüküm giymeyecekler. Daha önce Belediye'de yapılan yolsuzlukların dosyaları raflarda bekleyenler ülke yönetmeye devam edecek.

Erdal İnönü ve eşinin, hacizden kaçmak için "vakfa ait" gösterdikleri yalı ve katlarına haciz kondu ama alınabilecek mi belli değil (bugüne kadar benzer örneklerde, güçlü insanların malına mülküne dokunulmadığı bilinen bir gerçek.)

Maliye Bakanı Unakıtan'ın kaçak arazisi ise söz konusu bile değil.

Başbakan şirketlerle ortak olarak (veya birlikte çalışarak diyelim) siyaset tarihinde görülmemiş bir örneği rahatça kamuoyuna sunuyor.

Ve bu hesapların hiçbir zaman sorulamaması için dokunulmazlıkların ömür boyu sürmesi teklifi ortaya atılıyor.

Sonra da vatandaşın dişinden tırnağından artırdığı birikimleri, bir köşede üç kuruş parası, arabası varsa bunlar VERGİ olarak elinden alınıyor.

Neden? Örneğin birikimini iyi bir araba olarak saklamak isteyen, icabında taksit taksit bedelini ödeyen vatandaş neden cezalandırılıyor?

Araba parası kadar vergi olur mu?

Bir yandan ayrıcalıklı kesimler, isimler yaratın, bir yandan toplumun belini bükün.

Sizin Hazine'de açtığınız volkanik çukurları onlara kapattırın.

Ne güzel ülke, oh ne güzel yönetim.

En büyük sizsiniz, başka büyük yok!

DİĞER YENİ YAZILAR