Biz de isteriz!

Anlayan anlamış gördüğüm kadarıyla... Eski, yeni sanatçılar Kültür Bakanı Erkan Mumcu'ya teşekkürlerini iletmişler

Haberin Devamı

Anlayan anlamış gördüğüm kadarıyla... Eski, yeni sanatçılar Kültür Bakanı Erkan Mumcu'ya teşekkürlerini iletmişler.

Neymiş tekrarlayalım; emeklilik iş günü sayısını dolduramayan sanatçılara kolaylık sağlamak için bir yasa taslağı hazırlanıyormuş. Bu taslağa göre "belirli okullardan mezun", "belirli sayıda eser üretmiş" olan sanatçıların 1 iş günü 5 iş günü sayılacakmış.

Hayatında böyle şey duyan varsa beri gelsin. Hangi ülkede uygulaması yapılmış bilmek isterdik doğrusu.

Benim bu "çağrışım'larım berbat yani, sanatçılar lütfen alınmasınlar, yanlış anlamasınlar ama haber bana hemen cezaevlerinde yer olmadığı için çıkarılan toplu afları ve sokaklara salıverilen on binlerce suçluyu hatırlattı.

Bu yasa da herhalde aslında devlet memuru olan yüzlerce sanatçının yıllar boyu hiçbir eserde rol almamasına rağmen maaşını tıkır tıkır alıyor olması nedeniyle çıkarılacaktır. Ama çaresi bu olmamalı...

Sanatın sağlam temellere oturduğu ülkelerin çoğunda sanatçılar devletten maaş almaz. Aynen diğer meslek sahipleri gibi, yeterince iyi ise ve rekabeti göğüsleyebiliyorsa iş bulur, para kazanır. Göğüsleyemiyorsa bekler. Örneğin İngiltere'de, gider Covent Garden'da açık havada turistlere şarkı söyler, para toplar.

Rahatsız olan varsa özür dilerim ama gerçek bu! Bizde devlete bağlı çok sayıda memur-sanatçı olduğu için onlara bulunacak çare diğerlerine de yarıyor. Büyük haksızlık... Haksız rekabet...

Şimdi bu durumda başka mesleklerde olanlar neden benzer bir ayrıcalık istemesinler? Misal; gazeteciler de belli okullardan mezun ve belli sayıda eser üretmişlerse neden kıyak emeklilik beklemesinler?

Bakan Mumcu'nun bir açıklama daha yapması gerekli sanırım. Ayrıca, diyorum ya pek anlaşılamıyor; acaba bu yasa ile 25 sene yerine 5 senede mi emekli olunacak? Yani 20 yaşında sahneye çıkan biri 25 yaşında emekli olabilecek mi?

Bunları da açıkça anlatırlarsa aydınlanmış oluruz. Sonra biz de "vatandaşlara eşit haklar" ilkesinden yararlanarak aynı yasadan isteriz belki demeyelim, kesin!

Gevşetin yumrukları!
Atın ön ayağı nereye giderse, arka ayağı da oraya gider"... Annemin ilginç atasözlerinden biridir. Boşuna size 'Ne demişler' köşesi hazırlamıyorum, bu sözlerle büyüdüm ben...

Evet, bu "at'"lı atasözü de çok şey anlatıyor. 'Öndekiler, baştakiler ne yaparsa arkadan gelenler de onu izler', bireyler için de, onların oluşturduğu toplum için de son derece önemli bir uyarı. Tüm TV kanallarında 24 saat kavga izletilen, dizisinden eğlencesine, sporuna kadar her programda reyting uğruna kıyasıya kavga satılan bir ülkenin toplumu da bundan daha iyi olamaz.

Son örnek CHP.. "Kılıçlar çekildi" ya, tabirimiz de bu, gergin yüzler, öfkeli tartışmalar, atışmalar, sıkılmış yumruklar izleyip duruyoruz.

Her iki tarafa ama bu kez daha çok Sayın Mustafa Sarıgül'e sözüm. Nazik, zarif davranışlı bir insandır tanıdığım kadarıyla ama son zamanlarda yüz ifadesi ve havaya savurduğu yumruklarla bu tanıma çok uyuyor. Daha lider adayı olarak yeni ortaya çıkarken bu "stil"le puan toplamaya çalışması en azından beni rahatsız ediyor.

Şimdi yazının başına dönüp annemin sözünü tekrar hatırlayalım.

Eğitimli, nazik, aydın insanlar bunu yaparsa gerisi ne yapmaz?

Lütfen biraz dikkat!

Teşekkürler anneciğim...

Bilenler bilmeyenlere!
Kalabalık içinde biriyle konuşurken gözlerinizle sürekli etrafı araştırmak, başka yerlere bakmak ayıptır. Doğru olanı, nerede olursanız olun dikkatinizi konuştuğunuz insana yöneltmektir.

DİĞER YENİ YAZILAR