Birisi Başbakan’a söylesin!

Haberin Devamı

Türkiye’de siyasetçiler kendilerini pohpohlayan, el üstünde tutup her dediğini, yaptığını onaylayan gazetecileri “sever”ler. Eleştirenler ise genellikle sevilmediği gibi sık sık gazete yönetimlerine şikayet edilir.
Bu nedenle Başbakan Erdoğan’ın uçağıyla ABD’ye giden ERKEK (hepsi erkek) meslektaşlarımız arasında ona kızabileceği şeyler söyleyecek kimsenin çıkacağını sanmıyorum (ben gitsem söylerdim ama böyle bir ihtimal yok. Olmayacak da... Tansu Çiller’de de olmadı, Ecevit’te de, Mesut Yılmaz’da da... “Doğru söyleyeni dokuz köyden” meselesi... İlk günden doğruları söy-le-me-yecek-siin.)
Gelelim esas konuya... Daha önce kaçamak konuşan, ikili oynayan -bu nedenle ABD’nin eski Ankara Büyükelçisi Parris, Richard Holbrooke gibi kendi uzmanlarının bile Bush yönetimini eleştirdiği- Amerikalı isimlerden sonra ABD Savunma Bakanı Robert Gates de son olarak iki konuda saçmalamış...
Birincisi; Amerika’nın PKK’ya hava saldırısı yapması alınacak üç önlemden en çok üzerinde durulan ihtimal olmasına rağmen, bu konudaki soruya “Bana hiç mantıklı gelmiyor” cevabını vermesi...
İkincisi; bunun nedenini “PKK militanlarının yerini bilmeden, haklarında iyi istihbarat sahibi olmadan hava saldırısı yapmanın yanlış olacağı” şeklinde açıklaması.
Hani insan karşısına geçip, elini beline koyup “Siz bizi kelek mi sanıyorsunuz” deme duygusuna kapılıyor.
Dünyanın öbür ucunda olup biteni oturdukları koltuktan en ince detayına kadar uyduyla izliyorlar. Termal kameralarla -ayıptır söylemesi- insanların çıkardığı gaza kadar görüyorlar.
Kim inanır “yerini bilmiyoruz”a?
Açıkça “Biz samimi değiliz, başka plânlarımız var size yardım edemeyeceğiz” deseler daha dürüst olacak hiç değilse.
Düşünün, Bush daha iki gün önce Abdullah Gül’ü arayarak “Diplomasi dışındaki seçenekleri değerlendiriyoruz, PKK’yı etkisiz hale getireceğiz” demiş, Chicago Tribune gazetesi; “Beyaz Saray kaynaklarına göre Bush PKK kamplarının ABD savaş uçakları tarafından bombalanması seçeneği üzerinde duruyor” diye yazmış ve ABD Savunma Bakanı tam aksini söylüyor...
Acaba yalancı kim; Başkan mı, Bakan mı?

ARTIK GÜLMEYELİM

Bu durumda... Yanındaki gazeteciler veya danışmanları ona söylemeyebilirler ama birilerinin Başbakan’a Bush’la yapacağı görüşmede gülmemesini ve hatta hiç gülümsememesini söylemesi, “ABD’nin her gün ortaya attığı farklı oyalama taktiklerinin, birbirine zıt Başkan-Bakan açıklamalarının, “PKK’nın yerini bilmiyoruz” abukluklarının ayıp olduğunu, kabul edilemeyeceğini, daha fazla oyalamakla bize yeni şehitler verdirebileceklerini, bunca zaman sonra yapılacak operasyonda sonuç yerine “hava” alınacağını” anlatması gerekiyor.
Savunma Bakanı Vecdi Gönül’ün Nato toplantısında yabancı siyasilerle el sıkışırken yüzündeki geniş gülümseme son derece rahatsız ediciydi.
Neye gülüyorlar hâlâ anlamak mümkün değil!

*****


İşte termal kamera!

Haftalardır ‘Bizim orduda termal kamera yok mu, varsa nasıl oluyor da birliklerimize, karakollarımıza yaklaşan kalabalık terörist gruplarını görmüyorlar’ diye sorup duruyorum.
Hem köşemde, hem TV’de...
Bu arada sorup soruşturmalar sonunda askerliğini son yıllarda Hakkari’de yapmış olan tanıdıklarımdan termal kameranın kullanıldığını da öğrendiğim için anlamakta zorlanıyorum. Zira bildiğim kadarıyla bu kameralar yüzlerce kilometre öteden geleni gideni, oturanı kalkanı detaylarıyla gösteriyor.
Dün “Hakkari Şemdinli’de sınırdaki birliğimize 80-100 kişilik PKK’lı saldırısının termal kamerayla tespit edildiği, böylece teröristlerin yoğun ateşle karşılandığı ve 30’a yakın kayıp vererek Kuzey Irak’a kaçtığı” haberini okuyunca derin bir “ohh” çektim.
Nihayet duyduk... Tam da benim aynı gazetede “ABD dünyanın öbür ucunu Washington’dan izliyor da biz sınırımızdan geçip birliklerimize saldıranları nasıl göremiyoruz” diye son kez sorduğum gün...
Şimdi kafam daha da karıştı; madem ki bu kez gördük ve biz hücuma geçebildik, böylece zararsız atlatabildik de daha öncekileri neden göremedik?
Örneğin Dağlıca saldırısı neden fark edilmedi? Birliklerde köstebekler mi var, varsa belirlenip gereken yapılıyor mu, yoksa teröristlere dışardan “son teknolojilerle bilgi ve taktik veren” başka profesyoneller (!) mi söz konusu?
Bunları öğrenebilmeyi çok isterdim doğrusu.
Bir de... Halk öldürülen PKK’lıların fotoğraflarını görmek istiyor. Bunlar can havliyle kaçarken bütün ölülerini, bir tane bırakmadan nasıl taşıyabiliyorlar, yok mu bir fotoğraf şehit analarına gösterecek?

DİĞER YENİ YAZILAR