Bir yanıltmaca da Zapsu'dan!

Bugünlerde "karma namaz", kadın imam" tartışmalarıyla müşgulüz biliyorsunuz... Sanki özel olarak programlanmış gibi bir konu ortaya atılıyor, ne tesadüfse Erdoğan'ın danışmanı Cüneyt Zapsu'nun eşi karma grubun ortasında bulunuyor ve ne tesadüftür ki orada gazeteciler de mevcut oluyor, fotoğraf çekiyor ve bu tartışma bir anda alevleniyor.

Haberin Devamı

Bugünlerde "karma namaz", kadın imam" tartışmalarıyla müşgulüz biliyorsunuz... Sanki özel olarak programlanmış gibi bir konu ortaya atılıyor, ne tesadüfse Erdoğan'ın danışmanı Cüneyt Zapsu'nun eşi karma grubun ortasında bulunuyor ve ne tesadüftür ki orada gazeteciler de mevcut oluyor, fotoğraf çekiyor ve bu tartışma bir anda alevleniyor.

Biliyor musunuz TV'lerde "ünlülerin sevgilisi" olarak ortaya çıkarılan ve bir anda şöhret yapılan tiplerden, soykırım açıklaması yapan veya işkence gördüğü söylenen yazarlardan tutun da bu tür olaylara kadar ben hep Türk milletinin (bağışlayın argo olacak) keleğe getirildiğine inanıyorum.

Bu millet onların tahmin ettiği kadar saf mıdır ki her gördüğüne, duyduğuna inanıyor?

Din uzmanları da açıkladılar; kadınların erkeklerle bir arada namaz kılmasının din açısından bir mahzuru yok. Erkeklerin arkasında kılmaları gerekiyormuş, bunun nedeni de "secde" halinde erkeklerin önünde olmalarının akla mahzurlu düşünceler(!) getirmesiymiş. Her ne kadar "Bu aklına hakim olamayanların sorunudur" veya "Neden kadınların aklına kötü düşünceler gelmiyor da erkeklerin geliyor" demek
mümkünse de gelenekler açısından o da kabul edilebilir.

İsteyen herkes namazını özgürce, istediği yerde kıldığına göre sessizce arka sırada kılmak varken neden olay çıkarılıyor, anlayan var mı?

Kız öğrenciler İmam Hatip'le-re alınıp imamlık öğrenebildiğine göre kadınların imamlık yapması neden kabul edilemez, anlayan var mı?

Bunlan anlayamadığımız gibi Cüneyt Zapsu'nun, eşi konusunda "Ne olmuş yani, namaz kılmış. Elinde içki bardağıyla dolaşsa kimse rahatsız olmazdı" sözünü de anlamak mümkün değil.

Ne alakası var?

Eşinin durup dururken, fotoğrafçılar eşliğinde başlattığı tartışmanın üstüne bir de içki içenlere ayrımcılık, gereksiz yere namazla içki karşılaştırması yapan, içki içenlerin dinle ilgisi olmadığı şeklinde görüş sergileyen bir konuşma...

Kutuplaşma yaratma...

Zapsu'nun Suudi Arabistan, İran gibi ülkelerde ne ölçüde içki içildiğini, evlerin mahzenlerinde imâl edilen şarap miktarlarını bir araştırması lâzım.

Türkiye hiç değilse iki yüzlülük yapmıyor.

İki yüzlü, çıkarcı insanlardan çok çekiyor, o başka!

Ermenistan Başbakanı ne demişti?
Bir süre önce değerli bir meslektaşım yazısında soykırım iddiası ile ilgili olarak Türkiye'nin yanlış bir tutum sergilediğini söylüyor, İngilizlerin yaptıklan katliamların üzerinde durmayısın! örnek gösteriyordu.

Ona göre biz de savunmaya geçmekten vazgeçmeli; bu iddialara karşı fazla tepki göstermemeliydik, uluslararası siyasette Ermeni sorununun bize karşı kullanılmasının bir nedeni de buydu. İngilizler örneğini daha önce ben de yazdığım ve "İyi ama Türklerin onlar gibi saklanacağı, inkâr edeceği, gerçekten soykırım niyetiyle yaptığı toplu cinayetler yok ki... Türkiye'nin tek isteği herkesin tarihi belgelerle iddiasını kanıtlaması" dediğim için meslektaşımın yazısını dikkatle okudum.

Öncelikle şunu söyleyebiliriz ki İngizlerin savunmaya geçme ihtiyacı duymamalarının nedeni Avrupa'nın veya başka birilerinin onlara yazarlarının da çıkıp var olmayan soykınm iddialarını gerçekmiş gibi İngilizlere maletmeye çalışmaması bizim gibi soykırım baskısı yapmaması. Parlamentolarda kabul ederek köşeye sıkıştırmaması... Hitler soykırımı ile yanyana tarih kitaplarına almaması.

Ve sonra da diyebiliriz ki biz zaten yıllarca sessiz kaldık, ama sustukça haksız olduğumuz için susu-yormuşuz gibi algılandı ve karşı taraf hiç susmadı. Ayrıca bu iddiayı Ermenistan'ın ilk Başbakanı Hovannes Kacaznuni bile yalanlamışken biz neden susalım?

İngiliz himayesinde kurulan Ermenistan devletinin Başbakanı Kacaznuni 1923 yılında Bükreş'te yapılan Taşnak Partisi Kongresi ne sunduğu ve Rus arşivlerinden çıkan raporunda şöyle diyor:

"Savaştan önce ve savaşta Rus Çarlığı'na kayıtsız şartsız bağlandık... Silahlı gönüllü birlikleri oluşturmamız hataydı. Terör eylemlerimiz baü kamuoyunu kazanmaya yönelikti. Karşılıklı Müslüman ve Ermeni kırımları oldu.

Emperyalistlere inandık macera yaptık. Tehcir (zorla göç ettirme) Avrupalı diplomatların bize söz verdiği Ermenistan hayalimizi suya düşürdü. Türkiye ne yaptığını çok iyi biliyordu. Bugün pişmanlık duyması için hiçbir neden yok.

Sevr Antlaşması gözlerimizi kör etmişti. Sevr yerine Türklerle anlaşsaydık çok şey kazanırdık. İngilizler karşılıklı katliamlaerı kışkırttı(...) Türkler savunma içgüdüsüyle hareket ettiler. Övünülecek hiçbir işimiz yok. Kendi dışımızda suçlu aramayalım. Taşnak Partisi'ni dağıtalım, bu karan almazsak bizi yıkım ve şerefsizlik bekliyor."

Kaynak Yayınlan'nın Kasım 2005'te ilk baskısını çıkardığı, bir ayda 3. baskısı yapılan rapor, ne ilginçtir ki Ermenistan'da yasaklanmış. Diğer ülkelerin kütüphanelerinde bulunan örnekleri sürekli olarak yok edilmiş (Kamuran Gürün'ün Ermeni Dosyası kitabı gibi).

Madem ki bir iddiaları var, neden bunun aksini kendi başbakanlarının açıkladığı raporu yok ediyorlar?

Neden dürüstçe belgelerden kaçmayıp ortaya koyarak iddialarını savunmuyor ve "Ancak soykırımı peşinen kabul ederseniz sizinle masaya otururuz" diyorlar? Bu mantığa hangi bilim adamı saygı duyabilir?

Kacaznuni'nin raporunu önce bizim "soykınm savunucuları" na iyice okutmalı, sonra da Ermenilerin "Soykınmın yıldönümü" olarak kabul ettirmeye çalıştıkları 24 Nisan'da tüm gazetelerimiz ve televizyonlarımızla, haber ajansları ile dünyanın önüne sürmeliyiz. Yapılacak en kolay şey bu!

(Not: Benden "Ermeni soykınm iddiası" ile ilgili bilgi isteyen ve yazılarımda yararlandığım kaynaklan soran okurlanma tek tek yanıt veremiyorum. Elimdeki kitaplan, arşiv bilgilerini göndermem de mümkün olmuyor. Onun için şimdi benim de kısa süre önce öğrendiğim bir internet adresi vereceğim. Yeterince ayrıntılı bilgi bulacaklarına şüphe yok.

http://www.tallarmcniantale.com

Ermenilerden tehdit aldığı için Holdwatcr takma adını kullanan bir Amerikalı tarih uzmanı tarafından kurulan Tallarmeniantale (T.A.T) siteye girdikten sonra e-posta adresini kullanarak Holdwater'a ulaşmak da mümkün.

holderwater@yahoo.com

DİĞER YENİ YAZILAR