Bilin bakalım hangisi önemli?

Haberin Devamı

Öğretmen olsam bu soruyu öğrencilerime sorardım; ‘Yazın bakalım çocuklar, demokrasi mi daha önemli, laiklik mi?’
Çok hileli bir soru bu tabii, nitekim yabancı basın “Türkiye ancak demokrasinin laiklikten daha önemli olduğunu göstererek modern bir Avrupa ülkesi haline gelebilir” şeklindeki yazılarla aynı hileyi uyguluyor.
Benzer şekilde Türk basınında laikliğe ve onun önemine inananlara anti demokratik bir suçlama ve yıldırma faaliyeti sürüyor.
Sanki daha önceki seçimlerde DYP’ye, ANAP’a veya CHP’ye, MHP’ye oy verenler yalnızca seçkinlermiş, daha az seçkin (!) olanlar sandığa hiç gitmemiş gibi bu faaliyette “laiklerin seçimi kaybettiği, bunun nedeninin seçkin olmayan kesimi küçümsemek, aşağılamak olduğu, onların da laiklere ağzının payını verdiği” gibi çok anlamlı (!) gözlem ve değerlendirmeler kullanılıyor.
Gerçekten utanmadan, sıkılmadan ordu veya ordu darbeleri, muhtıraları ile laik vatandaşlar özdeşleştiriliyor.
Ordu darbeleri ile yüksek mahkeme savcıları, hakimleri ilişkilendiriliyor.
Laik rejim endişesi duyan tüm vatandaşlar anti-demokratik ilan ediliyor.
Kısacası, iş artık kavram kargaşasından çıktı, yalan ve iftiraya, kin gütmeye filan dayandı.
Bu sahteciliğe başvuranlara sormak lazım; demokrasi mi daha önemli, laiklik mi?
Haydi bakalım yazın, yanlış olursa sıfırı alacaksınız; “laiklik olmazsa demokrasi olabilir mi, olamaz mı?”

*****


Erdoğan ve Gül cenazeye gidemez miydi?

Kurtuluş Savaşı’nın son gazisi Yakup Satar’ın cenaze töreninde Cumhurbaşkanı, Başbakan ve parti genel başkanlarının bulunmayışı sanıyorum benim gibi milyonlarca kişiyi üzmüştür.
Özellikle dünkü VATAN’da Fransa’nın “1. Dünya Savaşı’ndaki son gazisi” ne yaptığı törende eski ve yeni cumhurbaşkanlarını yan yana cenazenin arkasından yürürken gösteren fotoğrafla Türkiye’deki törenin karşılaştırması insanı sadece üzmekle kalmıyor aynı zamanda sinirlendiriyordu.
Orada Cumhurbaşkanı yetmemiş, “eski”si de katılmış, bizde parti başkanı bile yok.
Neyle meşgullerdi Baykal ve Bahçeli acaba? DTP’nin özel bir nedeni mi vardı? Meclis’e girememiş olan partilerin genel başkanları ve eski başkanları katılamaz mıydı?
Ya Cumhurbaşkanı ve Başbakan? Arap ülkelerinin krallarına selam durdukları, onları havaalanına kadar giderek karşıladıkları, çağırılınca oteline koştukları gibi son gazimizin cenazesine koşamazlar mıydı?
Cenazeyi bir gün daha bekletmek veya Türkiye’ye bir gün önce dönmek çok mu imkânsızdı?
Köklerine, hele de kendisine bu ülkeyi kazandıranlara gereken saygıyı göstermeyen bir milletin gelecekten de fazla bir şey beklemeye hakkı olmadığı kesindir.
Gerçekten çok yazık, çok!

*****


Kapatma davasındaki gerçekler!

Bu hafta yine Her Açıdan’da en son konu, soru ve tartışmaları gündeme getirecek ve kapatma davası ile ilgili gerçekleri araştıracağız.
Acaba Türkiye, yabancı basının, AB ve ABD’nin bazı iddialarındaki gibi bu davayla “demokrasiden sapmış” mı oluyor?
Bugüne kadar AKP’ye destek veren MHP kapatma desteğini neden çekti?
367 olayındaki gerçek neydi?
Ergenekon olayıyla kapatma davası arasında bir ilişki mi var?
Dava ekonomik problemler yaratabilir mi?
Bu olay halkın demokrasiye inancını gerçekten sarsabilir mi?
Her zaman olduğu gibi merak ettiğiniz birçok sorunun cevabını yine beraberce ve siyasetçi-gazeteci-uzman konuklarla arayacağız.
Pazar günü saat 12.30’da STAR’da.
Hepiniz davetlisiniz!

DİĞER YENİ YAZILAR