Televizyon programlarının çoğuna, ekranları kaplayan, gün ve gece boyu yayınlanan birçok dizideki özensizliğe, konuşma bozukluklarına, her fırsatta gösterilen şiddet içerikli davranışlara karşı çıkıyoruz, beğenmiyoruz. Ama bu arada gerçekten büyük bir özenle hazırlanan ve beğeniyle izlenen dizilere de haksızlık etmeyelim.
Ben mafyalı, şiddetli, vurdulu kırdılı, depreşir; izledikçe insanın ruh sağlığını bozan, huzursuz hissettiren dizilerle veya filmlerle oldum olası ilgilenmem. İnsan ekranın karşısına ya hoş vakit geçirmek, eğlenmek ya da bilgisini arttırmak için oturmalı. Hele boş zamanı az olan insanlar kesinlikle... Neyse ki bizde de iyi program, kaliteli, kendinize göre seçebileceğiniz dizi tümüyle "yok" değil!
İşte rastladıkça karşısından kalkmak istemediğim diziler:
* Hayat Bilgisi... Perran Kutman ve çoğu değerli sanatçılardan ve yetenekli gençlerden oluşmuş kadrosu ile bu diziyi başladığı günden beri zevkle izliyorum. Hem yararlı, hem de eğitici bularak... (Birçok sanatçısının olduğu gibi Pakize Suda'nın oyununa bayıldığımı da söylemeden geçemeyeceğim.)
* Bir İstanbul Masalı... Zaman içinde ilk başlardaki heyecanı kaybetse de, bir kere başladınız mı bırakmanız mümkün olmayan dizilerden biri. En azından sanatçıların oyun kalitesini izlemek bile zevkli.
* Kadın İsterse... Bu dizi başlar başlamaz "bilindik bir konu, sonu belli" gibi eleştiriler aldı ama kim ne derse desin başarılı bir 'sit-com' olarak kalitesini bozmadan devam etti. Cihan Ünal, çoğu haksız ve yıpratıcı bulduğum eleştirilere rağmen kendisini zirveye taşıyan oyun gücünü, komedi tarzı oyunlarda da gayet iyi olduğunu, bu tür dizilere, oyunlara da uyum sağlayacağını Kadın İsterse de kanıtlıyor. Hülya Avşar, tutmayan film ve dizilerden sonra bu sit-com'da belli bir çizgiyi ve sürükleyici rolü yakalamış durumda. Derya Baykal, Kazım Aksar ve Zerrin Sümer'in olağanüstü rahat, sevimli ve başarılı oyunlarını (evin genç kızlarını ve diğer rolleri de unutmayalım) izlemeye doyum olmuyor...
Sayısız dizi arasında reytingi nedir bilemem ama bendeki reytingleri çok yüksek. "Comedy Max" kanalında veya yabancı kanallarda görebileceğiniz birçok sit-com'dan daha başarılı.
* Cennet Mahallesi... Çingenelerin yaşadığı bir mahalledeki komik olayları anlatan bu diziye de çok seviyorum. Müjdat Gezen, Zeki Alasya, Melek Baykal, Çağla Şikel, Alişan ve diğerleri... Nasıl başarılı, nasıl sempatik bir oyun sergiliyorlar bu kadar olur. "Dizi için bir süre çingenelerin arasında mı yaşadılar acaba" diye düşünüyor insan. Oyun, kostüm, aksesuar, dekor, her şeyiyle kusursuz.
İşte tekrarlarını bile aynı zevkle izlediğim 4 dizi... Bizde de istenirse bu kalitenin yakalanabileceğini görmek, sanatçılarımızın alkışa değer performansını izlemek bana gurur veriyor.
Demek ki şiddet, silah, küfür, rezalet olmadan da başarılı dizi yapılabiliyormuş. Hepsini kutluyorum.
Kuruçeşme Divan'ın ponçikleri!
"Ponçik" de nedir demeyin şimdi, benim çocukluğumdan beri bayıldığım marmelatlı poğaçaların adı... Şüphesiz, fark ederek ya da etmeyerek siz de hayatınızın bir döneminde tadına bakmışsınızdır. İçi marmelatlı, üstü pudra şekerli, yerken ağızda eriyen poğaçalar bunlar.
Nedense artık pastanelerde rastlayamıyorum. Geçen Pazar kahvaltı (daha doğrusu brunch) için Kuruçeşme Divan'a gittim. Son derece özenti hazırlanmış büfede gözüm önce ponçiklere takıldı, sonra da yanındaki kepekli kruvasanlara... Tadına bakmakla başladım ve başka bir şey yiyemedim. Böyle bir lezzet olamaz.
Ben evde "kendin pişir, kendin ye" usulü sevdiğim için fazla dışarı çıkmam ama çıktığımda, özellikle Pazar günleri veya "Anneler Günü" gibi özel günlerde Kuruçeşme Divan'ı tercih ederim.
Yemekleri lezzetli, servisi kusursuz, Boğaz manzarası olağanüstü... Bir de ponçikler olunca, daha ne ister insan.
İstanbul'daysanız, Pazar brunchlarına da meraklıysanız bir deneyin derim!
Benim dizilerim!
Televizyon programlarının çoğuna, ekranları kaplayan, gün ve gece boyu yayınlanan birçok dizideki özensizliğe, konuşma bozukluklarına, her fırsatta gösterilen şiddet içerikli davranışlara karşı çıkıyoruz, beğenmiyoruz
Haberin Devamı

