‘Ben değişmem’ diyen değişimci olabilir mi?

Haberin Devamı

Hükümet bir yandan kendisi, bir yandan “taraflı medyası”yla göstericileri “marjinal gruplar, dış güçler, başarımızı kösteklemek isteyenler” ve hatta “Ana Muhalefet Partisi” gibi göstermeye çalışsa da, gazete ve TV’lerin yüzde 90’ı yanlış yapıldığında bile “Hükümet yanlısı ve yalan haberle dolu” yayın yapsa da bugünün iletişim ortamında gerçekleri gizlemek imkansız artık.

‘CNN Int’ de marjinal listesinde..

Nitekim “CNN International” gibi dünyada haberlerine en çok güvenilen bir uluslar arası kanal Salı akşamı Taksim’den 2 gaz maskeli habercisiyle olayları tam 4 saat adım adım verdi. Hem de Türk kanallarının çoğu olayı yine marjinal gruplara filan mal ederken “tam doğru, eylemi ve yapanları en gerçek şekilde tarif ederek, polis şiddetini de aynı şekilde anlatarak”.. AA Genel Müdürü bu durma çok kızmış, “Londra’da bir protesto olursa biz de veririz, boynumuzun borcu olsun” demiş Twitter’dan.

Zaten vermeleri gerekir büyük çapta bir olayı, vazifeleridir ama “saptırmadan, mesela ‘İngiltere tarihinde bir polisin bir vatandaşı öldürmesi ilk kez görüldüğü için olaylar büyüdü’ diyerek”.. Ki 2 yıl önce Londra’daki olayın nedeni aynen buydu. İyi ki AA Genel Müdürü “CNN Int”i de Türkiye’de eylemlere destek veren binlerce vatandaşa yapıldığı gibi “marjinal, işbirlikçi, kötü niyetli” ilan etmemiş, bu da dünya televizyon tarihinde yapılmamıştır ama bizde herşey olabilir.

AB ‘Derin devlet’ diyor!

ABD Beyaz Saray’dan devamlı “Türk Hükümeti düşünce ve ifade özgürlüğüne, protesto özgürlüğüne saygı göstermeli, olayları kaygıyla izliyoruz” açıklaması yapıyor. Avrupa Parlamentosu “Türkiye Oturumu”nda Gezi eylemleri ve Hükümet’in müdahalesi konuşulurken Erdoğan’ın “Bu Tayyip Erdoğan değişmez” sözlerine tepki gösterilerek “Bunun bir tehdit olduğu, Türkiye’yi AB ‘den uzaklaştırmak istemiyorsa Erdoğan’ın değişmesi gerektiği” söyleniyor.

“Gösterilerde hem üniformalı, hem sivil polis olduğunun görüldüğü, bunun da ‘derin devlet hala burada’ demek olduğu, derin devleti Erdoğan’ın kendisinin de kullandığı” vurgulanıyor.

İstanbul isyanı!

AP toplantısında Türkiye için “demokraside asla yeri olamayacak şekilde dünyanın en büyük gazeteciler hapishanesi” olduğu söylenerek “Bu haliyle Avrupa’da yeri yok” deniyor. Onlar sadece gazetecilerin değil, iktidarla “farklı görüşte” olan veya “Cumhuriyetçi, Atatürkçü” olan rektörlerin, bilim adamlarının, sivil toplumcuların, düzmece CD’lerle yıllardır hapse tıkılmış olan ordu mensuplarının da aynı durumda olduğunu, tablonun daha da vahim olduğunu, hukukun ortadan kalktığını unutmuşlar.

Batı standardı değil!

Yeşiller Grubu da Pazartesi günü “İstanbul İsyanı” başlıklı, halka açık bir konferans düzenlemiş, orada da “Erdoğan’ın hala kendine muhatap aradığı, muhatabının artık halk olduğu ve bunu anlaması gerektiği” söylenmiş. Görülüyor ki Batı Hükümet’in bu olaylardaki antidemokratik tutumuna tepki içinde.. Oysa Cumhurbaşkanı Gül hala “Türkiye’nin demokrasi standardı Batı standardında, eksik yok” demeyi sürdürüyor. Başbakan Erdoğan hala “değişmediğini, değişmeyeceğini” söyleyerek “İçişleri Bakanıma söyledim bu iş 24 saat içinde bitecek” diyerek bunu da ispatlıyor.

Peki Başbakan iktidara geldiklerinde TV’lerden “Ben değiştim” dememiş ve büyük kitleleri “değiştiklerine ve değişimci olduklarına” inandırmamış mıydı, daha sonra da hep “değişim”den söz etmedi mi? Şimdi dünya “Ben değişmem” sözünü esas aldı, aksine onları nasıl inandıracak? Değişmeyeceğini söylerken ve “baskıların-dayatmaların süreceği” mesajları verilirken “demokratikleşme”den nasıl söz edecek?

Kendini köşeye kıstırmaya, Türkiye’ye de AB’yi kaybettirmeye çalışmıyorsa bu “çelişkili söylem ve eylemler”den ve “Bakanıma söyledim, bu iş bitecek” dayatmalarından vazgeçmeli artık. Ülke yeterince gerildi, fazlasını kaldırmaz!

Bir genç daha ölürken..

İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Kadir Topbaş dün gazetecilerin sorusu üzerine “Topçu Kışlası’nın yapılacağını ama içinde Kent Müzesi olacağını, maalesef ‘başka çevreler’ce ve ‘birtakım gruplar’ca olayın farklı yönlere çekilmesinden üzüntü duyduğunu” söyledi.

‘Şov bitti’..

Başbakan Erdoğan’ın Dışişleri Danışmanı İbrahim Kalın, yandaş kanallarda da tekrarlanan buna benzer sözleri Salı akşamı olaylar yayınlanırken CNN İnternational ’da Christiane Amanpour’a cevap verirken söylediğinde, “marjinal gruplar”dan filan söz ettiğinde deneyimli haberci Amanpour inandırıcı bulmadığı için“Şov bitti” diyerek konuşmayı kesmişti. Kadir Topbaş, Başbakan, Vali hala “başka çevreler, bir takım gruplar, marjinaller” söylemini sürdürüyor.

Mutlaka cezalandırılmalı!

Polis kurşunuyla başından vurulan, henüz 26 yaşındaki Ethem Sarısülük komadaydı, dün beyin ölümünün gerçekleştiği bildirildi. Bu da artık büyük ihtimalle diğer iki gencimiz gibi “devletin yanlışı, polis şiddeti nedeniyle” kaybedilecek anlamına geliyor. Yazık değil mi pırıl pırıl gençlerimize?

Kurşunu sıkan polis bu kez açıkça ortada ama ismi verilmiyor, yüzlerce kişinin suçsuz yere hapis tutulduğu ülkede dünyanın izlediği bir suçlu saklanamaz. O polisin cinayetten yargılanması sağlanmalıdır!

DİĞER YENİ YAZILAR