Belçika da yasa için sıraya girdi...

Daha iki gün önce yazmıştım Fransa'da çıkacak olan soykırımı inkâr edene ceza" yasasının diğer ülkeler açısından da önemli olacağını...

Haberin Devamı

Daha iki gün önce yazmıştım Fransa'da çıkacak olan soykırımı inkâr edene ceza" yasasının diğer ülkeler açısından da önemli olacağını... Ve Ermeni diasporasının bir ülkedeki görevlerini tamamlayınca hemen diğerine adadığını. Son hızla faaliyeti sürdürüyorlar.

Fransa'dan sonra Belçika'da da Senato'ya "Ermeni soykırımını inkâr edenlere ceza verilmesini öngören" bir yasa tasarısı sunulmuş. Yıllardır tekrarlayıp durduğumuz uyarılar aynen çıkıyor ve iddialarına göre "1915'te Ermenilere yönelik yapılmış olan soykırımı hemen "Yahudi soykırımı yoktur" demeyi suç sayan yasanın tanımı içine alıyorlar.

Yani düşünün; sayısız dünya tarihçisinin aksini ispatladığı, Rusya, Fransa, İngiltere, Almanya gibi ülkelerin arşivlerinde de belgeleri bulunan ve "Soykırım değil, mukatele olduğu"nu tarihin yazdığı bir olayı tartışmadan ve bir mahkemede sonuçlandırmadan "soykırım" ilân ederek Türkiye'yi tarih kitaplarına Hitler'in gerçek soykırımının yanına, "20. yüzyılın ilk soykırımcı ülkesi" olarak yazıyorlar. Ve utanmadan bunu bir de "AB'ye giriş için Türkiye kabul etmeli" durumuna sokuyorlar.

Dün yarım kalan yazımın sonu; bizde "soykırım olmuştur" iddiasında bulunan yazar-akademisyen grubunun da aynı şeyi yaptığı, Türkiye'ye "inkarcı" derken ve "1915'te soykırım olmadığını kimse söyleyemez" iddiasında bulunurken bu iddiayı ispatlamaya ve hatta "iddialarının aksinin doğru olduğunu" savunanlarla masaya oturmaya razı olmadıklarını hatırlatarak bitiyordu.

Avrupa'daki gelişmelerde "Açıklama yapmadan sadece suçlamalarıyla" ortaya çıkanların katkısı tartışılmaz doğrusu...

Ama bu toplum Avrupa ülkelerine "Hiçbir mahkeme kararı olmaksızın, tarihe ve tarihçilerin ifadelerine (Mavi Kitap'ın yazıldığı İngiltere'nin parlamento kararına) bakılmaksızın, sadece siyasi olarak verilen" bu kararların hesabını sorarken, sanıyorum onların değerlendirmesini yapmayı da unutmayacaktır.

Eğer olmamış bir şeyi, hele de sonsuza kadar haksızca bize yapıştırılacak "soykırımcı" etiketini kabullenmek şart olacaksa, AB'ye girişimiz de uzun uzadıya tartışılmalıdır.

Biraz da biz AB'ye hesap soralım lütfen!

Dikkat, işletir!
Cem Ceminay'ın "N 101" deki programına ben de katıldım bir sabah... Zeki insanlarla sohbet zevklidir, her anı sürprizlerle doludur, Cem'le de böyle oluyor ve zamanın nasıl geçtiğini anlamıyorsunuz.

Ama Cem Ceminay'ın bir de "işletme" merakı var, zaman zaman birilerine telefon açıp onunla "başka bir kimlikle" konuşuyor ve komik cevapları yayınlıyor.

Son günlerde internette dolaşan bir konuşması herkesin dilinde... Maçları kaçırmayan ama kızdığı zaman fena halde küfreden ve bu nedenle stadlarda uyarı alan bir fanatik Fenerbahçe taraftarını Fenerbahçe-Galatasaray maçından önce aramış. Adama "Aziz Bey küfüre karşı olduğu için senin kombine biletini Fenerbahçe Kulübü alıyor ve Galatasaray taraftarlarına veriyor. Seni de maçta Galatasaraylılarla oturtacaklar" demiş.

Daha lâfını bitirmeden nasıl bir küfür yağmuru gelmiş karşıdan, öyle böyle değil.

"Dur, şaka yaptık... Radyo programı, ben Cem Ceminay" demekle de kurtulamamış; "Şakana da... Radyona da... Cem'ine de..." diye tutturmuş, gitmiş adam. Boğazına kadar küfüre batan Cem Ceminay bu konuşmayı sansürlü olarak "Back up Morning Show" programında yayınlamış. Ne kadar komik olduğunu farkeden birileri de alıp internete koymuşlar.

Şimdi kime rastlasam kahkahalarla "Cem Ceminay'ın şakası"ndan söz etmekte... "Küfürün böylesi duyulmamıştır" diyorlar. Böyle taraftarları, Cem'in şakasını gerçek yaparak cezalandırmak bir çözüm olabilir mi acaba?

DİĞER YENİ YAZILAR