Size Kurban Bayramı’nda şöyle en neşeli, en keyifli tarafından bayram yazıları ve programı, güzel iç açıcı haberler hazırlayıp sunmak, ciddi sorunları bir yana bırakıp eğlenceli saatler yaşamak beni de nasıl mutlu ederdi ama... Maalesef “ama” da arkadan geliyor... “Bıçak sırtı” diyebileceğimiz öyle zor ve tehlikeli bir süreçten geçiyoruz ki hiçbir soruna bir gün bile arkamızı dönemeyiz.
Tatile giden arkadaşlarımız Bayram için aradıklarında hayretle: “Bari Bayram’da birkaç gün dinlenseydiniz, hiç mi tatil yapmazsınız siz” diye soruyorlar. Onlara ‘Herkes aynı anda tatil yapamaz, siz tatildeyken birilerinin de memleketi gözden kaçırmadan izlemesi gerekiyor’ diyorum.
“Nöbet tutmak” da hep biz gazetecilere düşüyor işte!
Son bir hafta, geçen haftalarda iyice artan toplumsal gerginliğin “patlama noktası”na ulaştığı hafta oldu. İzmir’de halkın, PKK bayrakları açan DTP konvoyuna taşlarla tepki göstermesine sanki “İzmir’in özel bir durumu varmış” havasında mazeret veya suçlama arayanlar, hemen arkasından Bayramiç’te ortaya çıkan Türk-Kürt gerginliği ile durumun ciddiyetinin ancak farkına vardılar.
Bugüne kadar, yapılan kamuoyu araştırmalarının ortaya koyduğu sonuçların tam aksine “DTP ve birlikte hareket ettiği terör örgütü”nün Kürt kökenli vatandaşları temsil ediyormuş gibi gösterilmesinin yanlışlığı ortaya çıktı ama hâlâ gazete manşetlerinden, köşelerinden “Kürtler”le teröristleri, “dindarlar”la din devleti isteyen “İslamcı”ları ve din tacirlerini/yobazlarını (her biri kim bilir hangi çıkar uğruna) kasten özdeşleştirenler ülkeyi fokur fokur kaynar hale getirmek için bıkmadan usanmadan çalışıyorlar.
İnsanları cumhuriyete “karşı”, “tepkili” hale getirmek için “cumhuriyet döneminde dindarlara ‘yobaz’ gözüyle bakıldığı” yalanından, Kürtlerin “terörist sayıldığı” yalanına kadar ne ararsanız hepsi mevcut. Hatta artık atmada sınır tanımadıkları ve ne söylerlerse inanılacağını zannettikleri için PKK teröristlerini de dağa devletin sürdüğünü, terör örgütünün bu şekilde ortaya çıktığını bile yüzleri kızarmadan, en ufak vicdan rahatsızlığı duymadan yazıp söyleyebiliyorlar.
40 kez, 100 kez, 1000 kez tekrarlaya tekrarlaya da maalesef çok sayıda vatandaşı çok sayıda yalana inandırıyorlar.
DÜNYANIN TEK DEMOKRATİK VE MÜSLÜMAN ÜLKESİ
Aynen ülkenin, demokratik sistemin can damarı olan, Türkiye’yi “din diktatörlüğü ile yönetilen diğer İslâm ülkelerinden” ayıran ve dünyanın tek “Müslüman çoğunluklu ama demokratik rejime sahip ülkesi” yapan laikliğin güvencesi kurumlarına; yargısına, medyasına ve diğerlerine aralıksız saldırdıkları gibi...
Özgür medyası olmayan demokrasi olamaz, yargısı (hele de yüksek yargısı) bağımsızlığını yitirmiş demokrasi olamaz, üniversitelerinden sivil toplum kuruluşlarına kadar susturulmuş, sindirilmiş bir demokrasi olamaz. Herkesin bunları iyice kafasına yerleştirmesi ve yalanlara karşı bilinçlenmesi gerekiyor, zira zaman giderek azalıyor.
Bugün artık toplumu mezhep çatışmalarına sürükleyecek veya şehirlerin semtlerine “bunlar manevi değerlerine bağlı, şunlar değil” gibi ayırımlar yapabilecek noktaya gelindi.
Neredeyse “yüksek mahkemeler kapatılsın”, “ordu lağvedilsin” önerilerinin yapıldığı noktaya gelindi. Bundan sonra neler duyacağımızı bilmiyoruz.
KILIÇDAROĞLU VE CİNDORUK
Ve bu gelişmeler yaşanır, toplumun dikkati “açılım”dan “Dersim”e, oradan “darbe belgeleri”ne, arkası kesilmeyen lider polemiklerine çekilirken millet “ekonomik kriz ve işsizlik” sorunlarıyla iyice ezilmeye başladı ve bir büyük öfke ve tepki de bu sıkıntılarla ortaya çıktı.
Bu hafta, Bayram’ın 3’üncü gününe rastlayan Her Açıdan’da; Danıştay’ın “imam hatiplerle ilgili kararı”nı da unutmadan yine hepinizin en çok merak ettiği sorulara cevap arayacağız.
Programın konukları; ‘Dersim’le ilgili tartışmalardan sonra ilk kez bir haber-tartışma programına katılacak olan CHP Grup Başkanvekili Kemal Kılıçdaroğlu, DP Genel Başkanı Hüsamettin Cindoruk, Bahçeşehir Üniv. Sosyoloji Bölüm Bşk. Prof. Dr. Nilüfer Narlı ve Marmara Üniv. İşletme Bölüm Bşk. Prof. Dr. Osman Altuğ olacak.
Kaçırılmayacak bir program, hepinizi bekliyoruz!
Bayram’da “nöbetçi gazeteci”
Haberin Devamı

