Çok enteresan bir durum var ortada; her konuda farklı düşünen iktidar ve ana muhalefet partileri cumhurbaşkanını halkın seçmesi daha doğrusu “seçmemesi” konusunda aynı şekilde düşünüyorlar. Ve hatta ana muhalefetin savunmasını Bülent Arınç yapıyor ve;
“CHP üzerinde sine-i millet baskısı kurulmasını onaylamadığını” söylüyor.
Gerçekten ilginç geliyor insana... CHP Genel Başkanı Deniz Baykal genel seçimlerin cumhurbaşkanı seçiminden önce yapılmasını istiyor. Yani bu meclisin cumhurbaşkanı seçmesine razı değil.
Başbakan Erdoğan’ın seçilmesine ve Çankaya’ya çıkmasına da razı değil çünkü “Çıkarsa hakkındaki dosyaları işleme koyarız, orada kalamaz” gibi ifadeleri var.
Peki o zaman ne öneriyor?
Hem “bu meclis seçemez”, hem “halkın seçmesine karşıyız, sine-i millete gitmeyiz” bu durumda AKP’de erken seçime kesinlikle karşı çıktığına göre kim seçecek?
Nasıl seçecek?
Ana Muhalefetin her şeye itirazıyla nereye varılacak? Deniz Baykal eşref saati gelince AKP’nin birden değişip onun teklifini kabul edeceğine ve uzlaşacağına mı inanıyor? Yoksa baskıların bir ekonomik veya siyasi kriz başlatma noktasına gelmesini, hükümeti zorlamasını mı umuyor?
İyi ama Tayyip Bey yerine AKP’den bir başkasının cumhurbaşkanı olması CHP’ye göre neyi değiştirecek?
Sadece Erdoğan’la ilgili bir sorunları mı var?
Anlayan varsa bize de anlatsın lüften!
Bu arada... Deniz Baykal cumhurbaşkanını halkın seçmesine neden “AKP kadar” itiraz ettiklerini de açıklarsa tabii çok daha iyi olur!
Özal’ın doktoru Demirel’i onaylıyor!
Dün Süleyman Demirel ‘Her Açıdan’da “Turgut Özal cumhurbaşkanlığının meşru olmadığının farkındaydı, eğer ölmeseydi görevi bırakacaktı” dedi.
Tayyip Erdoğan’ın benzer şartlar altında cumhurbaşkanlığına talip olması halinde ortaya çıkacak meşru olmayan tabloyu anlatmak için yaptığı bu açıklamanın benzerini Turgut Özal’ın doktoru Cengiz Aslan yaptı.
Demirel’in konuşmasını dinleyen Cengiz Aslan “Turgut Bey ölmeden iki gün önce beni arayarak ‘Eşyalarını topla yola çıkıyoruz, Anadolu’yu il, il dolaşacağım’ dedi. Vefat etmeseydi cumhurbaşkanlığını bırakarak siyasete dönmeyi düşünüyordu” şeklinde konuştu.
Demek ki Cumhuriyet tarihinin meşru sayılmayacak şekilde Çankaya’ya çıkan tek örneği rahmetli Turgut Özal da sonradan durumu içine sindirememiş ve istifayı düşünmüş.
Bakalım Erdoğan bunu önceden kabullenecek mi?

