'Baykal’ı aday yapacak'mış.. İşte Sav’ın parti sevgisi!

Haberin Devamı

Adana milletvekili ve daha sonra senatörü olan babamın 25 yıl neredeyse kesintisiz şekilde “lider tarafından değil halkın oylarıyla seçilerek” TBMM çatısı altında bulunması, benim siyasetin içine doğmuş olmam, devlet adamı ile politikacı arasındaki farkları yakından izleyerek yetişmem gazetecilik yaşamım boyunca ve özellikle de son yıllarda Türkiye siyasetinde oynanan oyunları çabuk fark etmemi sağladığı gibi maalesef daha tahammülsüz olmama da neden oldu. Çünkü o yıllarda ve daha sonrasında da siyasi hatalar ‘hiç olmuyor’ değildi ama partilerde bugünkü kadar gözü kara bir gidiş, kendi çıkarı için her şeyi yok etmeye varacak bir çirkinlik yoktu. Ayrıca hep ‘nasılsa düzelir’ diye bekleyip hiçbir şeyin düzelmediğini, tam aksine daha da kötüye gittiğini görmek insanda sabır diye bir şey bırakmadı.

Seçim sürecine girildiği sırada, ülkede üstü örtülen ve sorgulanması gereken birçok gelişme olurken Önder Sav ve ekibi ile ‘şimdilik Kılıçdaroğlu’nun yanında’ görünen ama bence koltuğu tekrar kapacak bir fırsat çıksa asla kaçırmayacak olan Deniz Baykal’ın tavırları inanılır gibi değil.. Aslında perde arkası oyunlarda sınır tanımadığı baştan beri bilinen Önder Sav’ın sonsuza kadar koltuğu bırakmayacağı, partiyi yok etmeye mal olsa da “Hakkı Süha Okay’ı veya ortam müsaitse kendisini” genel başkan yapmak üzere her şeyi göze alacağı gizli saklı bir durum değildi, son haftalarda adamlarının yaptığı “Kılıçdaroğlu’nun açıklamalarıyla çelişki yaratan” konuşmalar da bunu ortaya koyuyordu. Geçen Pazar yazımda sorduğum ‘Muharrem İnce ne yapmaya çalışıyor’ sorusunda da haklı olduğumu şimdi daha iyi görüyorum.

BİTMEYEN İHTİRAS

Son durumda ise Önder Sav’ın koltuğu kaptırmamak için artık açıkça “genel başkan seçimli olağanüstü kurultay” planı peşinde olduğu anlaşıldı, şimdi bunun cevabını bekliyorlar.

Bu arada Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı CHP Genel Başkanı’nın yaptığı değişikliğin doğru olduğunu bildirdi, umarız “olağanüstü kurultay” konusunda da sırf bitmeyen ihtirasları uğruna kendi partilerine zarar vermeyi göze alanlara bu fırsatı vermeyecek bir karar çıkar. Öte yanda Önder Sav’ın; açığa çıkan ilişkisi nedeniyle istifası sonrasında “Kılıçdaroğlu’nun başkan seçileceği günlerde sırt çevirip desteğini çektiği” Deniz Baykal’ı yeniden aday yapmak istediği de haberler arasında. Baykal’ın dün CHP’deki olaylı saatlerde yaptığı “olan biteni büyük bir üzüntüyle izliyorum, derin bir acı duyuyorum” açıklamasının son derece yetersiz, “parti içinde ‘koltuk elden gidiyor’ diye Genel Başkan’ın isteğine aykırı olarak Parti Meclisi’ni toplamanın, sonrasında da ona savaş açmanın yanlışlığını anlatan” ifadeler kullanmak yerine yangına körükle gittiği konuşmasını da bu bağlamda değerlendirmek mümkün. Yüzde yüz emin olunamasa da her zaman için “istemem, yan cebime koy” anlayışı geçerlidir böyle durumlarda.

Bırakın “rejim ve bölünme tehlikesi taşıyan” böyle önemli bir süreçte CHP’nin üzerinde bulunan sorumluluğu, bu nedenle asla genel başkan tartışması yaratılamayacak olmasını, yine bu nedenle Önder Sav ekibine geçit verilmemesi gerektiğini... Baykal’ın böyle bir umudu tekrar taşıması halinde seçimde ve her zaman; genel başkanının özel durumu nedeniyle CHP’nin “aile yaşamına önem vermeyen, evlilik dışı ilişkiyi benimseyen bir parti” antipropagandasıyla karşılaşacağına şüphe yoktur ve bu antipropaganda referandum döneminde bile, genel başkan değilken bile rakip lider tarafından yapılmıştır. Eğer sorumluluk diye bir duyguları varsa Baykal’ın uzun genel başkanlık süreci yeterli sayılmalı ve bir daha genel başkanlığı kesinlikle gündeme gelmemelidir.

Ama “intihar” etmek ve ülkeyi de peşlerinden sürüklemek niyetinde iseler onu bilemeyiz.

“Tek doğrucu” Ahmet Bey!

Günlerdir susayım diyorum ama o susmuyor. Oktay Ekşi’nin “yarım yüzyıllık gazetecilik hayatında ilk kez” bir hataya düşmesi sonunda istifa ettiği günden bu yana vuruyor da vuruyor. Haydi buna susalım, çünkü kendisi her ne kadar orduya, yargıya ve başkalarına en ağır hakaretler edildiğinde böyle israrlı bir tepki ortaya koymamış ise de herkese aynı şeyi yapacağını her gün kafamıza kakarak tekrarlamakta. Tekrarlasın ona da peki, ama başka yazarların “kardeşim iyi hoş da bugüne kadar vatandaşa, gazetecilere, yargıya, orduya, ‘Ergenekoncu, terörist’ etiketi yapıştırılarak cezaevine tıkılan insanlara ve dahi hayatını ‘teröristle mücadeleye adamış olanlara’ en ağır hakaretler yapılırken kimsenin sesi çıkmamıştı” hatırlatması yapmasını neden diline doluyor?

Kendisi farklı düşünüyorsa herkes onun görüşünü paylaşmak zorunda mı? Tek doğrucu olarak tescil filan mı edildi?

Evet, ciddi bir hata yapılmıştır, “anasını satmak” deyimini Türkçe’ye kazandıran o değilse de, deyimi kullananlar gerçek anlamda “ana satmak”tan söz ediyor değillerse de yapılan yanlıştır ve bedeli ödenmiştir. Ama eğer eşitlik varsa hakaret eden diğer gazeteciler de, karikatüristler de, siyasetçiler de aynı bedeli ödemelidir. Ahmet Hakan karşı çıksa da!

Sav’ın ‘laiklik’ savı!

Bugüne kadar genel sekreter olarak üstün yetkilerle donatıldığı için “ikinci genel başkan” rolü oynayan Önder Sav yetkilerini azaltacak tüzük değişikliğine uzun süre direnmiş, partinin Yargıtay Başsavcısı’ndan iki kez uyarı almasında önemli, rol oynamıştı. Kılıçdaroğlu kontrolü eline alıp Sav’ın parti içindeki gücünü kaybetme durumu ortaya çıkınca bu kez “CHP içinde laikliği tartıştırmayız, sağa yanaşarak, CHP’ye hayatında oy vermemişlere şirin görünerek partinin mayasını bozamazlar” benzeri söylemlere sarılmaya başladı. Türkiye’de yalan, iftira artık siyasette yer bulur ve insanlardan da tepki görmez hale geldi, doğrudur ama buna rağmen Sav’ın bu fırsatçı ve garip savına inanacak kimse çıkmaz. Çünkü kendisinin yerine Genel Sekreter olan Süheyl Batum gibi isimler de, Kılıçdaroğlu’nun kendisi de laiklik çizgisinden sapmayı düşünemezler. Ama bunun yanında “CHP’ye hayatında oy vermemiş seçmen” diyerek bugüne kadar birçok kesime sırtını dönmüş kadroların gidip yerine “her kesime ulaşmak” amacında olanların gelmesi olumsuz değil tam aksine olumlu bir değişikliktir, Sav’ın da çıkarlarını unutup ülkeyi düşünmesi gerekir!

DİĞER YENİ YAZILAR