Baykal’a ‘genel başkan’ olmadığını kim hatırlatacak?

Haberin Devamı

Deniz Baykal’ın bugüne kadar “bir daha genel başkan adayı olmayacağına” dair bir açıklama yapmaması, tam aksine ilk fırsatta tekrar ortaya atlayacakmış gibi davranması yüzünden bazı gazetelerin bu durumu istismar ederek ve Baykal’ın sözlerini kullanarak “Kemal Kılıçdaroğlu ile seçime kadar” benzeri başlıklar attığını yazmış, Baykal’ın bir daha genel başkanlığa aday olmayacağını açıklaması gerektiğini söylemiştim. Bu Baykal veya aynı şartları yaşamış, toplum değerlerine aykırı bir ilişkisi ortaya çıkmış herhangi bir parti başkanı için hele de iktidar tercihi olabilecek bir ana muhalefet partisi başkanı için bir tercih değil zorunluluktur. (Özel yaşam kişilere aittir ama böyle önemli bir görevde iseniz dünyanın her yerinde durum farklıdır.)

Oysa görüyoruz ki o böyle davranmıyor, hiçbir şekilde tekrar genel başkanlığa aday olmaması gerektiğini siyaset bilimciler ve deneyimli siyasetçiler söylerken kendisi yeniden ortaya çıkabileceği duygusunu ortadan tümüyle kaldırarak ortamın gereken huzura kavuşmasını sağlamıyor, hele de böylesine zorlu bir dönemde partisini rahatlatmıyor. Son olarak TBMM’deki odasında “kendisine yakın milletvekilleriyle görüşerek hala kurultay zorlaması yaptığı” haberi duyuldu. CHP yönetimi “seçimli bir kurultaya gerek duyulmadığını, bunun seçim sonrası olabileceğini” açıkladıktan birkaç gün sonra Baykal’ın “seçimli kurultaya giderek Parti Meclisi’ni değiştirmek gerekir. Aksi takdirde CHP seçim öncesi büyük sıkıntı yaşar” şeklindeki sözlerinin yayınlanması eğer partinin istikrarlı bir havaya dönmesini ve bu iç tartışmalar yerine “ülkenin çok önemli sorunlarına yoğunlaşmasını” önleme gayreti değilse nedir?

ÖNDER SAV GİBİ...

Eski Genel Sekreter Önder Sav partide ikinci bir genel başkan gibi engellemeler yapıyor, milletvekillerini bölüyor, huzursuzluk yaratıyordu. Tam o gitti, ortam durulmuş gibi görünürken bu kez kendisi ortaya çıktı.

Baykal artık genel başkan değildir, bu konularda kararı kendisi veremeyeceği gibi milletvekillerini bölüp kışkırtması da olacak şey değildir. O zaman parti yönetiminin verdiği kararları tartışmalı hale getirmek kendisine ne kazandıracak?

Evet şu anda CHP Parti Meclisi’nde çok sayıda “Önder Sav’a yakın isim” bulunuyor ama Genel Başkan’ları bundan rahatsızlık duymuyor ve “konu şimdilik kapanmıştır” diyorsa, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı “MYK değişikliği ile gereken yapılmıştır” açıklaması yapmışsa Baykal’ın tam aksi yönde bir taleple ortaya çıkmasının nedeni nedir? Yeni bir kurultayla kendi adamlarını PM’ye doldurmak ve “gölge başkan” olmak mı?

Parti içi demokrasi varsa milletvekilleri elbette görüşlerini açıklar ama böyle bir durumda Baykal’ın yaptığı bununla açıklanacak gibi değildir, asıl yapması gereken “bir daha genel başkanlığa aday olmayacağını” açıklayarak birilerinin kendisini “ortalığı bulandırmak için” koz olarak kullanmasını artık önlemektir. Bakalım ne zaman yapacak!

Küçük boyacı okuyacak!

Dün VATAN’da “Atatürk için saygı duruşunda bulunurken fotoğrafı çıkan”, küçük yaşında bir hayat dramı sayılacak olaylarla karşılaşmış, bu nedenle eğitimini de yarıda kesmek zorunda kalmış olan boyacı Aykut Keskin’in “eğitimini üstlenmek istediğimi” yazmıştım. Bazı okurlarımız yorumlarında “Ruhat Hanım o size ulaşamaz, lütfen siz arayın” dediler, tabii ki bu gibi haberlerde kendim de hemen arıyorum, gazeteci maaşımdan ayırarak çok şükür bugüne kadar imkansızlık içindeki çok sayıda öğrencinin eğitimini sağladım, halen bir öğrencim “doktor olmak üzere” eğitimini tamamlama safhasında. Hemen hiçbiri bu yardımı kendisine benim yaptığımı öğrenmeden eğitimlerini tamamladılar. Aykut Keskin’in durumunda öğrenmemesi mümkün değildi, dün onunla konuştum, Zonguldak Valisi Erdal Ata’nın ve Milli Eğitim Müdürü Harun Girgin’in aynı gün onunla ilgilenip görüştükleri ve kendisine valilik tarafından her ay periyodik olarak yardım yapılacağı, eğitiminin sağlanacağı haberi de çıktı biliyorsunuz...

Yarıda bıraktığı Endüstri Meslek Lisesi Müdürü de eğitimini tamamlayabileceğini söylemiş, bunlar çok sevindirici gelişmeler. Ben de yardımcı olacağımı ve bu yardımların kesilmesi halinde beni aramasını söyleyerek ona telefonumu verdim. Kısacası; günde 5-10 TL kazancıyla dedesine yardımcı olmaya çalışan Aykut artık sıkıntı çekmeden yaşayacak ve okuyacak. Ama Aykut bu durumdaki tek çocuk mu?

DİĞER YOKSUL ÖĞRENCİLER VE UNICEF

Tabii ki değil, Türkiye’de eğitimini farklı nedenlerle yarıda kesmek zorunda kalmış veya hiç okula başlayamamış on binlerce çocuk var. Birkaç gün önce UNICEF Türkiye Milli Komitesi Yönetim Kurulu Üyesi ve Hürriyet gazetesi yazarı Sedat Ergin’den gelen mektup UNICEF’in son zamanlarda bu çocuklara eğitim kazandırmak için yoğunlaştığı “telafi eğitimi”ni ve sadece gönüllü katkılarla çalışan bu kuruluşa yardım ederek bizim de onlara destek verebileceğimizi anlatıyordu. Her ay sadece 25 TL vererek bile onlara çok büyük katkı sağlayabiliriz. Ben hemen bir form doldurdum ve bunu hayatım boyunca sürdüreceğim. Siz de 81 ilde okul dışı kalmış çocuklarımıza yardım etmek isterseniz (bu devletin görevi değil mi diye düşünmekte haklısınız ama devlet maalesef onları göremeyecek kadar siyasi kavgalara boğulmuş durumda, israfın sınırı yok ama bu eksikler sürüyor):

Bilkent Üniversitesi 0312 290 3390-91 nolu telefonlardan bilgi alabilirsiniz.

(NOT: Okurlarımız arasında da Aykut’a yardım etmek isteyenler var. Aykut Keskin’e ulaşabileceğiniz telefon numarası: 0372 253 74 09)

DİĞER YENİ YAZILAR