Batman'da kimlik bunalımı!

Öyle çok olay, öyle aralıksız sürüyor ki insanın başladığı bir yazıyı bitirmesi bile çok zor...

Haberin Devamı

Öyle çok olay, öyle aralıksız sürüyor ki insanın başladığı bir yazıyı bitirmesi bile çok zor... Son iki günün sadece birkaç olayına bakın:

Başbakan Tayyip Erdoğan ve AKP bütün şu son haftalardaki gelişmelere rağmen hâlâ din istismarını sürdürmekte ısrar ediyor. Berlin'de halkın önünde Büyükelçi Mehmet Ali İrtemçelik'i azarlaması, böylece yanlış yönlendirmeyle salondakilerin yuhalamasını sağlaması (yoksa yuhalayanlar özellikle mi getirilmişti? O da mümkün), bunu yaparken örneğin ABD konsolosluklarının -kimliğin tam olarak anlaşılması için- asla saçı, kulakları görünmeyen fotoğraftan kabul etmediğini "bilmiyormuş gibi" davranması (üstelik bunu en saygı dışı şekilde ve Konsolos'a değil Büyükelçi'ye söyleme hatasını yapması,) ilkokul öğrencilerinden sonra liseli öğrencilerin de AKP toplantılarına katılmaya (hem de formalarıyla) zorlanması, bu gençlerin kimlik bilgileri alınarak parti gençlik gruplarına kaydedilmesi, Vakit gazetesi ile Ülker gibi bir firmanın ilişkisi (gazetenin Ülker'e ait bir şirketten internet yayını yapması), AKP'li belediye başkan eşlerinin İstanbul Belediyesi tarafından (pardon iki hayırsever miş, herhalde başkan eşlerinin kendi imkânlarıyla İstanbul'u görecek kadar zengin olmadığına karar vermişler ki, yoksullara yapılması gereken 'hayır' onlara yapılıyor) en lüks otellerde tatil imkânı sağlanması kolay kolay inanılacak olaylar değil.

Bir yandan "Ülkeyi germeyelim, biz 73 milyonun partisiyiz" deyip bir yandan bunları yapmak hangi anlayışa sığar belli değil. Yazının başlığında yer alan kimlik bunalımı aslında herkesten -kesinlikle Batman'dan- önce AKP'de var. Ve anlaşılan o ki bu bunalımı halka da enjekte etmekten hiç vazgeçmeyecekler.

İşte bu nedenle olaylardan sonra çıkıp "Suikastçi -veya bombacı- bizden değil" demeleri sorumluluğu üstlerinden atmalarına yetmiyor.

Dönelim Batman gezimize... Süleyman Demirel'in Vali'den sonra sorularını yönelttiği DTP'li Belediye Başkanı Hüseyin Kalkan; önce yatırım gerektiğini ama güvenlik olmadığı için kimsenin bölgeye gelmek istemediğini söyledi.

Geç kalınırsa...
"Burada iş imkânı olsa insanlarımız Batı'ya göç zorunda kalmayacaktır. Fazla sanayi olmadan turizme de açılsa yine çare bulunabilir" dedikten ve aile baskısı ile intiharlara da değindikten sonra beklenen konuya geçti ve;

"Bölge insanı ülkesiyle barışıktır ama kimlik sorunu vardır. 'Yeni bir sayfa' açılması gerekiyor., bu kan davasıyla olmuyor. Devletimiz büyüktür, ordumuzun biraz daha esnek olması gerekiyor. Kimsenin ülkeyi bölme arzusu yoktur. Ama erken tedbir alınmazsa olayların farklı bir mecraya girme tehlikesi vardır. Geç kalınırsa önünün alınması zordur" sözlerini nefes almadan söyledi.

Bu konuşmanın arkasından "Daha fazla açmak istemiyorum" demesi dikkat çekiciydi.

Aslında son derece iyi niyetle yapıldığı görülen konuşmanın bu bölümü sanki zoraki olarak ilâve edilmiş duygusu uyandırıyordu insanda... "Kimlik sorunu" ile başlamış ama DTP'nin tekrarlayıp durduğu "af isteğine" varmıştı.

Belediye Başkanı konuşurken yan gözle Demirel'in yüzüne baktım; hiçbir ifade değişikliği olmamıştı, sakin sakin dinliyordu. Sonra da aynı sükûnetle:

"Sözlerinizden çıkardığım anlam huzur ve sükûndur. "Onlar ve biz' yok, hepimiz varız. Siz kendiniz söylediniz; İzmir ve İstanbul'da Batmanlı da görürsün, Karslı da, bu ülke hepimizin, herkes istediği yerde yaşar" diye söze başladı... Sonra Batman daki hızlı gelişmeyi de her konuda olduğu gibi Cumhuriyet'in kazanımlarına borçlu olduğumuzu halkın kışkırtmalara kapılmaması gerektiğini, herkes iyi niyetle gayret ederse zorluklan aşacağımızı söyledi.Konuşmasının içeriği kadar önemli bir şey vardı gözle görülen...

Odadaki kalabalık onun konuşmasını nefesini tutarak, büyük bir ilgi ve hayranlıkla izliyordu.

Bu çok ilgi çekici gezi notlarına devam edeceğim.

Mehmet Ağar ve Kenan Doğulu!
Bu Pazar "Her Açıdan" programının 13'üncü ve sezonun sonuncu programını bitirmiş olacağım. Sayenizde ve tüm televizyon izleyicisinin sayesinde başarıyla kapatıyoruz sezonu...

Gelen yoğun istek üzerine son programda DYP Genel Başkanı Mehmet Ağar benim ve değerli meslektaşım; Hürriyet gazetesi yazan Cüneyt Olsever'in; derin devlet, Danıştay suikastı, Susurluk ve Şemdinli olayları, türban sorununun çözümü ve lâiklik gibi konulardaki sorularımızı cevaplayacak.

Her Açıdan'in ikinci bölümünde ise aylardır hiçbir televizyon kanalına çıkmayan Kenan Doğulu var. Sakın kaçırmayın, yine güzel bir program olacak!

(Not: Her Açıdan, Pazar günü STAR'da, öğleyin 12'de...)

DİĞER YENİ YAZILAR