Başbakan'ın cezası!

"Belli yerlerden noktaya basılmak suretiyle bir şeyler yapılmak isteniyor. Hortumlar kesildiği için şu anda çılgına döndüler" demiş son olarak Tayyip Bey... Öznesi belirsiz görünüyor cümlelerin ama belirli aslında... Çok genel bir özne; "basın"

Haberin Devamı

"Belli yerlerden noktaya basılmak suretiyle bir şeyler yapılmak isteniyor. Hortumlar kesildiği için şu anda çılgına döndüler" demiş son olarak Tayyip Bey... Öznesi belirsiz görünüyor cümlelerin ama belirli aslında... Çok genel bir özne; "basın".

"Basın" ve "basmak" bir arada... Basın, bugüne kadar her hükümeti, her başbakanı sırası gelince eleştirmiş olan basın düğmeye basıyor (noktaya değil) ve bir anda herkes aleyhine dönüyor. Sebep de "hortumların kesilmesi"...

Son cümlesini de alalım: "Ve biz 'tüyü bitmemiş yetimin hakkını yemeyecek ve yedirmeyeceğiz dedik." Bu "tüyü bitmemiş yetim"e oldum olası acırım ben, bugüne kadar her gelen hükümet ondan sık sık bahsetmiştir, sonra da hepsi "o yetim"in hakkını başkalarına yedirmeme iddiasıyla kendi yiyerek, yalayıp yutarak çekip gitmiştir.

Hiçbirinin de bugüne kadar "yetim hakkı yemekten" ceza aldığı görülmedi. Dokunulmazlıkları kaldırıp yargı önünde hesap vermeyi kabul etmedikleri için "yetim hakkını yeme hesapları" hep zaman aşımına uğradı, unutulmadı ama Allah'a havale edildi.

AKP Hükümeti bu konuda "farklı" olduğunu iddia ediyorsa bir tek yolu vardı: diğerlerinin yapmadığını yapmak, milletvekili dokunulmazlığını sınırlandırarak önce yargı önünde "eski dosyaların hesabını vermek". Sonra Belediye Başkanlarının da açıkladığı, AKP'li siyasetçilerin yakınlarına verilen ihalelerin, işlerin hesabını sormak... AKP'li milletvekilleri arasında, bakanlıklardan, devlet kuruluşlarından aile şirketlerine haksız kazanç sağlayanlara da hesabını sormak... Millete sonuçları açıklamak.

Benim bildiğime göre: bunları yapmadan "yetim hakkını yedirmeyeceğiz" diyenler kimseyi inandıramadılar bugüne kadar.

***

Başa dönelim; Basını yargısız infaz yapmakla suçlayan, TCK'ya basın için ağır cezalar getirilmesini sağlayan Hükümet'in başı, basına toptan yargısız infaz yapıyor.

Tek cümleyle: "Hortumlar kesildiği için çılgına döndüler."

Kim? Hangi basın kuruluşundan söz ediyor. İsim yok ama suçlama tam...

Peki aynı şeyi yapan basın kuruluşuna, gazeteciye ne ceza verilecekmiş; hapis... Hakaret eden, kişilik haklarına saldıran, yalan haber yapan, ispatlayamayacağı iddialarda bulunanlar cezaevini boylayacak.

Başbakanın söylediği tek cümlede ise bunların hepsi mevcut.

Bu hakareti, suçlamayı kabul etmeyen basın kuruluşları, gazeteciler dava açsalar yeni TCK onların hakkını da savunacak ve Başbakanı cezalandıracak mı?

Yok canıım, olur mu öyle şey, onun dokunulmazlığı var.

Böyle enteresan adalet anlayışı gördünüz mü hiç? Tek ayağı çukurda, terazisinin dengesi bozuk bir adalet?

Rezil ve de kepaze!
Amerika'dan "araxes@wanadoo.fr" adresinden bana gönderilen (belki başkalarına da) pek telaşlı mail şöyle diyor: Minnesota Üniversitesi'nden Sayın Prof. Dr. Taner Akçam (bundan önceki son incilerinde kendisini Dr. Taner Akçam olarak izlemiştik, birden bire Prof. da olmuş) Türkiye'yi büyük bir endişeyle uyarıyor:

"Aman ha. Sakın ola ki Türkiye Cumhuriyeti hükümeti ve devleti, İngiliz Parlamentosu'na Mavi Kitabı şikâyet etmeye kalkmasın. Yoksa rezil ve kepaze olacağımızın günüdür. Uyarıyorum."

"Profesör"ün uyarısındaki bilimsel(!) lisana dikkatinizi çekerim:

Aman ha...
Sakın ola ki...
Rezil ve kepaze...
Bu ne telaş Taner Akçam?

Sayfayı çevirince ise "Prof. Dr"un bu üniversitede "ziyaretçi Prof" olduğunu öğreniyoruz. Kepazeliğin nedeni eski Büyükelçi Şükrü Elekdağ'ın Mavi Kitap hakkındaki "uyduruk" görüşleri imiş.

"Uyduruk" kelimesini de yukarıdaki incilerin yanına dizebilirsiniz.

Gönderdiği, içinde daha önceden bilinmeyen, duyulmayan hiçbir bilginin olmadığı ama Ara Sarafian (Ermeni galiba, değil mi Dr. Akçam?) ile Arnold Toynbee'nin yazdığı Mavi Kitap'ın göklere çıkarıldığı bir açıklama... Bu açıklama(!) bana bir şey açıklamadı çünkü Toynbee'nin kendisi kitabın taraflı ve abartılı yazıldığını itiraf etmişti zaten.

Dr. Akçam kitabı, yazarından iyi biliyor doğrusu... Boşuna Prof. olmamış. Belki size yararlı olur diye bu mektuba devam edeceğiz.

DİĞER YENİ YAZILAR