Başbakan neşeli, kadınlar değil!

Haberin Devamı

Perşembe günü Başbakan Erdoğan’ın gayet keyifli bir şekilde 60. Hükümetin Eylem Planı’nı açıkladığı basın toplantısı yayını biter bitmez telefonlar gelmeye başladı.

Önce kadınlar aradı... “Başbakan eylem planını açıklarken ‘yaşlılar, engelliler ve kadınları destekleyeceğiz’ dedi. Acaba yeni Anayasa taslağında kadınların yaşlı ve engellilerle birlikte ‘korunmaya muhtaç vatandaşlar’ sınıfına alınmasına gösterdiği tepkiyi umursamadığını mı göstermek istiyor” sorusunu sordular. Hatta “Başbakan ‘aile kadınlarına destek’ten söz etti, evli olmayan kadınlar yok mu sayılıyor” diye soranlar oldu.

Başbakan’ın danışmanı filan olmadığım için bu soruların cevabını bilmiyorum ama kadınların ısrarla “engelliler, yaşlılar, korunmaya muhtaçlar” kategorisinde sayıldığını görmemek mümkün değil.

Sonra medyadan bazı arkadaşlar aradı ve Başbakan’ın “eylem planı” konuşmasında “İşleyen bir demokrasi, açık ve şeffaf bir toplum için mutlaka çok sesli bir medyaya ihtiyaç olduğunu ve kendisinin de tekelci medyaya karşı olduğunu” söylediğine değindiler.

Genel olarak hepsini rahatsız eden nokta “tekelci medyaya karşı” olan bir iktidarın, mevcut durumda çok geniş bir “iktidar taraftarı, destekçisi medya” varken ATV ve SABAH’ın da iktidara çok yakın (ve Başbakan’ın damadının üst düzey yönetici olduğu) bir grup tarafından alınması idi.

“Ortada geniş bir tekel durumu varken bundan rahatsızlık nasıl oluyor” diye soruyorlardı.

Yine, Başbakan danışmanı olsam hemen sorar ve cevabını alırdım ama maalesef bu sorunun cevabını da sanırım ne ben, ne de soranlar öğrenebileceğiz.

“Kadınlar” konusuna dönecek olursak: bir yanda Anayasa’dan kaldırılacağı açıklanan “kadın-erkek eşitliği” ile ilgili madde... Öte yanda kadınları “korunmaya muhtaç vatandaşlar” sınıfına sokacak madde... Ve medyada “çalışan kadın aldatır, eşini çalıştıran erkek günah işlemiş sayılır” sözlerine vaazda yer verdiği için görevden alınan imama “sosyolojik veriler var”, “yabancılar da bunu savunuyor” diyerek destek veren bazı yazarlar kadın kuruluşlarının yeterince tepkisini çekmiş bulunuyor. Ama hepsi bu kadarla bile bitmiyor ne yazık ki...

Yarın devam ederiz.

*****


Şaklaban kültürü

AKP’nin Aleviler için düzenlediği “Muharrem Orucu İftarı”nı organize eden AKP Milletvekili Reha Çamuroğlu iftara katılmak istemeyen Alevi kesimi için “Şaklabanlık etmesinler” demiş.

Partisinin Genel Başkanı “konuşan kişilerin saygılı olması” konusunda sık sık açıklama yaptığına göre herhalde Reha Çamuroğlu’na da çok kızmıştır.

Her ne kadar muhalefetten medyaya “beğenilmeyen konuşmalar yapan” herkes bu ülkede artık ağzının payını alıyorsa da koskoca bir cemaate “şaklaban” hakareti de kabul edilir şey değil...

Bu nasıl demokrasi kültürüdür, anlayan beri gelsin!

*****


Bilmediklerinizi duyacaksınız!

Bu hafta Her Açıdan’da “Türkiye’de etkili muhalefetin kaybolması, siyasetteki alternatifsizlik nasıl bir sonuç doğuracak” başlığı altında birçok soruya cevap arayacağız.

Muhalefet yokluğu iktidar için de tehlikeli olabilir mi?

Deniz Baykal’ın genel başkanlık ısrarının siyasete etkisi ne olacak?

DP Tansu Çiller’i mi bekliyor?

“Muhalefet yokluğunda kadınların verilmiş hakları geri mi alınıyor” bu sorulardan bazıları...

Birinci bölümün konukları: Hüsamettin Cindoruk, Altan Öymen, Hülya Gülbahar ve bu haftanın sanatçı konuşmacısı Ali Poyrazoğlu olacak.

Programın ikinci kısmında ise Cem Vakfı Başkanı İzzettin Doğan “Alevilerin AKP’nin düzenlediği iftara katılması neden olay oldu” sorusunun cevabını verecek.

Her Açıdan Pazar günü öğleyin 12.10’da STAR TV’de. Kaçırmak istemeyenlere duyurmuş olayım.

DİĞER YENİ YAZILAR