Başbakan’ın “bıyıklı kadın”a itirazı!

KA-DER’in başka çare bulamayarak kadınlara bıyık taktığı “kota” kampanyasına Başbakan Erdoğan kızmış. Daha doğrusu “mal mı ki bu, kota koyacağız, böyle saçmalık olmaz” diyerek hafiften dalga geçmiş

Haberin Devamı

KA-DER’in başka çare bulamayarak kadınlara bıyık taktığı “kota” kampanyasına Başbakan Erdoğan kızmış. Daha doğrusu “mal mı ki bu, kota koyacağız, böyle saçmalık olmaz” diyerek hafiften dalga geçmiş.

Sonra da “Biz hanım kardeşlerimizi erkeklerin ianesine mi teslim edeceğiz” demiş... Ne derse desin söyledikleri, Türkiye’nin Meclis’indeki kadın milletvekili sayısının en geri kalmış ülkelerin gerisinde olduğu gerçeğini değiştirmez.

Bugüne kadar hanım kardeşlerin (yani Türk kadını) siyasete girmeleri erkeklerin ianesine teslim edilmemiş miydi?

550 milletvekili arasında kadın sayısının 30 bile olmadığını görmedik mi?

“Yüzde 4” oranını hiç değilse “yüzde 30”a çıkarmayı zorunlu kılacak bir kota Tayyip Erdoğan’ı neden bu kadar rahatsız ediyor?

Türk kadını asıl o zaman erkeklerin ianesine muhtaç olmayacak.

Kotaya karşı iseler o zaman tüm partilerin genel başkanları Atatürk’ü örnek alsınlar ve “Meclis’e şu kadar sayıda kadın mutlaka girecek” desinler... O, kadınlara bu saygıyı 1920’li yıllarda göstermişti, 2007’de çok mu zor?

Yarışa kadınlar ve erkekler aynı noktadan başlasalardı bu itirazın bir anlamı olabilirdi ama şimdi bırakın anlamı, komik oluyor.

Hiç zaman kaybetmesinler ve kotayı bir an önce kabul etsinler yoksa kadınların bıyıktan sonra ne takmaları gerektiğini düşünemiyorum!

***

Kesici’nin dönüşü
İlhan Kesici hem siyasetteki duruşunu, hem de olaylara evrensel bakışını takdir ettiğim, dünya politikaları hakkında da bilgi sahibi olan akıllı bir siyasetçidir.

Sık sık görüşüne başvurduğum bir dosttur aynı zamanda... Onu iyi tanıyanlar dostluğuna güvenilebileceğini de bilirler.

Tayyip Erdoğan’ın İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı olduğu seçimlere ANAP’ın adayı olarak o da katılmıştı biliyorsunuz. Son dakikalara kadar Kesici’nin oyları hep öndeydi. Bir ara telefon açıp onu tebrik ettiğimi bile hatırlıyorum.

Sabahın beşi sıralarında bütün sandıklarda Kesici öndeydi. Sonra sabah bir baktık seçimi kaybetmiş.

Ve daha sonra İlhan Kesici için kullanılan bir miktar oy çöpler arasında bulundu. Çeşitli ilçelerde ve Büyükşehir’de Seçim Kurulu’na yapılan çok sayıda itirazdan da bir sonuç alınamadı. Onun yüzde 23,5 oyuna karşılık yüzde 25 ile Erdoğan belediye başkanı oldu.

O günlerde halkın sokakta Kesici’ye gösterdiği ilgiye, sevgiye bir kez şahit olmuş ve gözlerime inanamamıştım.

Onların içinden gelen, samimi, dürüst, doğal tavırlı bir siyasetçiydi ve çok seviliyordu.

Belediye seçimini o kazanmış olsaydı kimbilir belki bugünkü siyasi tablo bile çok farklı olabilirdi.

ANAP içerisinde güçlenip Mesut Yılmaz’la anlaşmazlığa düşmesi onun için ikinci şanssızlık oldu ve Kesici uzun süre aktif siyasetten uzak kaldı.

Hem kendisi, hem Türkiye için kayıptı bence... Bu nedenle siyasete dönüş sinyalleri verdiği toplantısı önemliydi.

Kendisine ait bir internet sitesi açtığını duyurmak için yaptığı toplantıda gündemdeki siyasi olaylarla ilgili değerlendirmeleri büyük ilgiyle dinlendi.

Kesici merkez sağ partilerin birleşmesi için de çalışacağını açıkladı ama aktif siyasete dönüş yaptığı mesajı da hissediliyordu.

Umarım öyledir. Ve umarım İlhan Kesici olması gereken, barajı da geçebilecek bir partide yerini alır.

Bu kendisi kadar, söz konusu partinin de yararına olacaktır hiç şüphesiz!

(Merak edenler için web sitesinin adresi: www.ilhankesici.org)

***

Ayıp oluyor arkadaşlar!
Pazartesiden beri yazacağım, bir türlü sıra gelmedi. Ama yine de yazılmalı.

“Her Açıdan”a haksızlık ettiklerini meslektaşlarıma anlatmalıyım. Daha önce de birkaç kez oldu, programdan gazetelere alıntı yapılıyor, konuşmalar etraflı şekilde veriliyor ama programın adı yok... Nereden alınmış belli değil.

Örneğin; DTP Genel Başkanı Ahmet Türk’ün de katıldığı programda Prof. Süheyl Batum’un konuşması Milliyet’te uzun uzun verilmişti ama sanki yazıyı hazırlayan kişiye özel röportaj vermiş gibi, nereden alındığı hiç belirtilmemişti.

Bu hafta iyice üzücü bir durum mevcuttu; Deniz Baykal’ın Her Açıdan’daki konuşması Hürriyet, Milliyet, Cumhuriyet, Birgün, Vatan (bunlar benim bakabildiklerim) gibi gazetelerde yer almıştı ama “hangi programda, kimin sorularına cevap verildiğini” sadece Vatan belirtmişti.

Konuşma Cumhuriyet’te “Ampul patlayacak” başlığıyla manşetten verilmişti ve bütün haber “bir soruya verilen cevapta” şeklinde başlayıp bitiyordu.

O soruları herkes soramıyor, o programları o düzeyde hazırlamak da gazete hazırlamak kadar zor. Bu nedenle hiç değilse programın adını verecek saygının gösterilmesi gerektiğine inanıyorum.

Ne dersiniz arkadaşlar?

DİĞER YENİ YAZILAR