Kağıt üzerinden okurken insanın anlatılan şartları gözünde canlandırması kolay olmuyor. Hatay’a bağlı Altınözü ilçesinin Yiğityolu beldesinde, tam Suriye sınırında bir okulu anlatıyor öğretmeni...
“Gazete ve internetin olmadığı, unutulmuş, köyden bozma bir kasaba”yı okuyunca kovboy filmlerindeki terkedilmiş, toz toprak içindeki kasabalar geldi gözümün önüne. Bu devirde “gazetenin bile olmadığı” kasabayı düşünemedim birden...
Böyle bir kasabada, taşımalı eğitim yapılan Yiğityolu İlköğretim Okulu’nda Teknoloji ve Tasarım dersi öğretmeni olan Arda Vicdani Ilgaz kelimenin tam anlamıyla “bomboş” atölyeleri için yardım istiyor. Yazarken gözlerimin yaşarmasına engel olamıyorum (son günlerde zaten sık sık yaşarıyor) tek nolojik malzeme bile değil istediği; çocukların yaptıkları ürünleri koyabilecekleri bir dolap, yerlere halıfleks (yerler berbat durumdaymış, halıfleksle kapatmak istiyor), sıra masa yerine atölye masa ve sandalyeler, bir de sınıf kitaplığı (ve tabii kitapları da göndermeliyiz...)
Eminim aranızda bunları “sekreterine vereceği tek bir emirle” gönderebilecek okurlarımız da vardır, istenenlerin her birini tek tek gönderme imkânı olanlar da.
Lütfen yardımınızı esirgemeyin. Bunu yapmak için kendinizi o öğretmenin yerine koymanız yetecek.
(NOT1: Haberleşmek isteyenler için mail adresi: arda_vicdani@hotmail.com (NOT2:
Türkiye’deki okullar ve eğitimi ABD ile karşılaştıran M.E. Bakanı Hüseyin Çelik bir zahmet Hatay’a gidip bu okulu mutlaka görmeli!)
Laura Bush’u da örttüler!
Suudi Arabistan’da gözüne kadar kara çarşafını örtmüş kadınlarla fotoğraf çektiren Laura Bush’a da bir kara örtü hediye etmişler.
Israr üzerine o da örtüyü kafasına koyup fotoğraf çektirmiş. Ne garip bir ısrar...
Müslüman bir lider eşine Hıristiyan bir ülkede “haç” hediye edip illaki boynunuza takın veya “fotoğraf için lütfen bir istavroz çıkarın” demek gibi bir şey.
Evet, Hıristiyanlar da bazen kiliselerde başörtüsü takıyorlar ama burada söz konusu olan Arabistan türü bir baş bağlama ısrarı ki, o da öyle yapmış zaten.
Bırakın Kur’an’daki örtünmenin 1400 yıl öncesi Arabistan’ının şartlarına, cariyelerle aile kadınlarının ayrılması veya “kaybolan gerdanlık” olayına, o dönemde bugünün kıyafetleri yerine çarşaf benzeri örtüler kullanılmasına bağlı oluşunu, sanki Müslüman kadın için en önemli ibadet, en önemli konu başörtüsü veya çarşafmış gibi, örtü olmayınca Müslüman olunmuyormuş gibi hemen o öne sürülüyor.
Suudi Arabistanlı kadınlar Laura Bush’un örtünmesini isteyeceklerine erkekler gibi vatandaş haklarına sahip olmak, sözlerinin kabul edilmesi, yanlarında bir erkek olmadan da insan değeri görmek, zorla bir hareme sokulmamak, erkek “boş ol” deyince boşanmış sayılmamak, “çarşafınız ayak bileğinin üstünde” diye polis baskısıyla karşılaşmamak gibi konularda yardım isteselerdi.
Üstüne vazife olan olmayan her konuya el atan ABD bakarsınız onlara haklarının verilmesi için de bir şeyler yapardı.

