Bakalım BM'ye yutturabilecek misiniz?

Dün "TÜRKLER-Bin Yılın Yolculuğu 600-1600" sergisi için Londra'ya geldim. Heatrow'a iner inmez, burada yaşayan ve bizi karşılamaya gelen arkadaşlarımız heyecanla "Türk sergisinin Londra'da büyük yankı uyandırdığını, İngiliz medyasının çok geniş yer verdiğini ve insanların izlemek için sıraya girdiğini" nefes nefese anlattılar

Haberin Devamı

Dün "TÜRKLER-Bin Yılın Yolculuğu 600-1600" sergisi için Londra'ya geldim. Heatrow'a iner inmez, burada yaşayan ve bizi karşılamaya gelen arkadaşlarımız heyecanla "Türk sergisinin Londra'da büyük yankı uyandırdığını, İngiliz medyasının çok geniş yer verdiğini ve insanların izlemek için sıraya girdiğini" nefes nefese anlattılar. Aman ne hoş, biraz da tarihimizle, kültürümüzle kendimizden söz ettirelim. Biraz da Türkiye'nin köklerini, zengin tarihini hatırlatalım...

Ama bugün konumuz bu değil. Türk toplumunun, özellikle Türk kadınının geleceği... CEDAW Sivil Toplum Forumu, TCK Kadın Platformu, Kadının İnsan Hakları Yeni Çözümler Vakfı, Uçan Süpürge Derneği başta olmak üzere 300'den fazla kadın kuruluşu tarafından hazırlanan 3. rapor ve buna cevap niteliğindeki devlet raporu Birleşmiş Milletler'e sunuldu.

Bundan önce yasalarda eksik bırakılan maddelerle, kadınlara karşı sürdürülen ayrımcılıkla, önlenemeyen şiddetle ilgili olarak defalarca "imza attığımız uluslararası anlaşmalara uyulmuyor, bunları yutturamazsınız" sözlerini tekrarladığımızda bu uyarıları umursamayanlar, şimdi uyarı yaptığımız her konuda, her yasada hesabı ya BM'ye veya AB'ye verecekler. Zira Avrupa, kadının insan haklarının yerleşmesine büyük önem veriyor ve bu nedenle Türkiye'den önce, Türk kadın örgütlerini AB'ye aldı ve onları Avrupa Kadın Lobisi'ne üye yaptı.

Bundan sonra, imzalanan sözleşmelere, verilen sözlere ne kadar uyulduğunu "onların ağzından" dinleyecekler. Yapılacak toplantılar sonunda CEDAW (BM Kadına Karşı Ayrımcılığın Önlenmesi) komitesi tarafından hazırlanacak "Kadın hakları karnesi" uluslararası ilişkilerde, kararlarda son derece etkili olacak.

Mal rejimi büyük sorun!
Siyasette kadının geri bırakılması, bununla ilgili olarak siyasi kota, Türkiye'de işsiz kadın sayısındaki artış, kadınların eğitimi, önlenemeyen şiddet, yasalardaki eksikler, evlenme yaşı ve yöntemleri gibi birçok önemli sorunumuz bir haftadır New York'ta yapılan toplantılarda CEDAW tarafından incelendi. Yani mesele, dikkatlerin israrla çekildiği gibi sadece kadına karşı şiddet değil... Yelpaze oldukça geniş.

"Kadın ve Aileden Sorumlu" Devlet Bakan'ı Güldal Akşit yaptığı konuşmada; rapordaki iddialara karşılık Medeni Kanun ve yeni Türk Ceza Kanunu ile olumlu düzenlemelerin de yapıldığını, töre cinayetlerinin ise Türkiye'nin bir gerçeği olduğunu ama üzerinde çalışıldığını anlatmış. (Yalnız Türkiye'nin değil, bağnazlık sorunu olan bütün ülkelerin gerçeği.)

Evet, değişen bu yasalarla olumlu gelişmeler oldu ama örneğin; Medeni Kanun'un Mal Rejimi Yürürlük Maddesi'ndeki önemli eksiklik kadınların yarısının yasadan yararlanmasını engelliyor. Raporda mal rejimi maddesinin (diğer ülkelerde olduğu gibi) geriye doğru işlemesinin sağlanması üzerinde de israrla durulmuş. Bunun en önemli nedeni, boşandığı takdirde yeni yasa öncesindeki uygulamaya tabi olacağını (kısacası sokakta kalacağını) bilen kadının her türlü aile içi şiddete de katlanmak zorunda kalması.

TCK'da ise, aylarca tekrarlayıp durduğumuz ve itiraz ettiğimiz gibi "töre cinayetleri" ne ağır ceza getirilirken "namus cinayetleri"nin (kimselerin anlamayacağı şekilde) bu maddenin dışında bırakılması cinayetlerin asla önlenememesine neden olacak. Kadın kuruluşlarının ve CEDAW'ın tekrar TCK'ya dönüş nedeni de bu...

Ensest
Tabiî geri dönüldüğünde, "Türkiye'nin en yaygın ve önemli sorunlarından biri olan ensest ilişki'ye ceza verilmemesinden, "gençlerin karşılıklı rızaya dayalı ilişkilerine hapis cezası verilmesi" ne kadar bir çok madde de tekrar incelenecek.

Siyasette 'kota'ya gelince: Neden %30'da İsrar edildiğini anlamak da mümkün değil. Söz konusu eşitlik ise, ayrımcılığın bitmesi ise, kota niçin Fransa'da, İtalya'daki gibi %50 olmasın ki?

Neyse, şimdi hiç değilse kadın örgütlerinin bu konuların tümünü düzeltmeyi başaracağına eminiz. Türkiye için harika bir gelişme!

DİĞER YENİ YAZILAR