Onu bu yaz tanıdım ve tanıştığım andan itibaren kahkahalarımın arkası hiç kesilmedi. Nasıl bir espri yeteneği, nasıl bir dinamizm, nasıl “her dem genç bir ruh”tur o... Karşılaşmadan önce “Çılgın Aysel” imajının biraz da kasıtlı olarak, özellikle yaratıldığını düşünürdüm ama hayır, inanın bana o gerçek bir çılgın... Yaratıcı yeteneğe sahip tüm sanatçılarda olduğu gibi farklı... Yalnız... Eğlenceli... Özgün... Kızları Müjde Ar ve Mehtap Ar’la, torunu Söz’le birlikte onunla epeyce vakit geçirdik. Biz otururken o genellikle kendi kendine dans ediyor, şarkı söylüyordu.
Uzun sarı saçları, çoğu kez elbise niyetine giydiği şile bezi gecelikleriyle veya absürd kıyafetleriyle, dansı sırasında görseniz genç bir kız sanabilirdiniz onu... Öylesine hafif, tutkulu, uçarı bir görüntü ki imrenmemek elde değil.
“İşte her sabah güne böyle şarkıyla, dansla başlarım, onun için de gün boyu hiç sıkılmam” dedi bir keresinde... Hayranlıkla bakarak “İnşallah ben de sizin yaşınızda böyle keyifli, mutlu olabilirim” diye cevap verdim. “Olursun, olursun” dedi, “Sende benden bir şeyler görüyorum.”
Bu cevap bile o anda kahkahalarla güldürmeye yetti beni... Sonra sabahın köründe uyanıp Beşiktaş pazarına nasıl koşturduğunu, mağazalardaki pahalı kıyafetleri oradan nasıl ucuza aldığını anlatmaya koyuldu. Yine bir genç kız gibi gözleri parlıyor, yanakları kızarıyordu anlatırken... Ama tabii her şey çılgınlık, eğlence, kahkaha demek değil Aysel Gürel için; Firuze, Sen Ağlama gibi şarkılarıyla 90’lı yıllara damgasını vuran ünlü bir “söz yazarı” o... Deniz Akkaya ile oynadığı Bonus Kart reklamında oyun gücünü, yeteneğini gördüysek de asıl üstün yetenek “söz” alanında...
“Sen Ağlama, dayanamam, ağlama gözbebeğim sana kıyamam” sözlerini Sezen Aksu’dan duyup da unutabilen kaç kişi var?
Gürel, MESAM’ın 2006 yılında en çok gelir getiren eserler listesinde “Ne Kavgam Bitti, Ne Sevdam” isimli şarkıyla Sezen Aksu’yu da 3. sırada bırakarak liste başında yer aldı. Şimdi de Boğaziçi Üniversitesi Türk Dili ve Edebiyatı Bölümü doktora öğrencisi Veysel Öztürk tarafından “tez” konusu yapılmış.
Öztürk onu anlatan yazısında (Sabahattin Eyüboğlu yarışmasında birincilik ödülü kazanmış) “Türk popüler müziğine damga vuran en önemli isimlerden biri” dediği Gürel’i ve eserlerini Turgut Uyar, Ahmet Muhip Dranas gibi tanınmış şairler ve eserleriyle kıyaslıyor.
Örneğin Gürel’in “Firuze”sinin, Dranas’ın “Fahriye Abla”sından ve Uyar’ın “Yalnız Dürdanecik”inden daha şiir yüklü olduğunu iddia ediyor. Bu iddiaya inanmıyor musunuz, koyun üçünü yanyana, inceleyin.
Sadece Firuze’yi hatırlatmakla yetineceğim:
“Kıskanır rengini baharda yeşiller
Sevda büyüsü gibisin sen Firuze
Sen nazlı bir çiçek, bir orman kuytusu
Üzüm buğusu gibisin sen Firuze
Duru bir su gibi, bazen volkan gibi
Bazen bir deli rüzgar gibi
Gözlerinde telaş, yıllar sence yavaş
Acelen ne bekle Firuze.”
Sen ise lütfen bekleme, bize böyle güzel şarkılar yazmaya devam et Aysel!
Grip aşısı gerçekten yararlı mı?
Pazar’a kadar Londra’dayım ya, burada olup bitenleri de dikkatle izliyorum. Örneğin “sağlık” konusundaki gelişmeleri... Bu günlerde grip aşısı gerçekten hastalığı önlüyor mu yoksa önlemediği gibi yan etkileri nedeniyle hiç uygulanmaması mı gerekir sorusu tartışılıyor.
Dün Daily Telegraph’ta çıkan bir habere göre, Cochraine Collaboration isimli bağımsız bir sağlık kuruluşunun yaptığı araştırmalar, grip aşısının yararından çok zararı olduğu sonucunu ortaya koymuş. Bu kuruluşun yöneticilerinden Dr. Tom Jefferson, her yıl milyonlarca pounda malolan aşı kampanyalarının (bu yıl 15,2 milyon doz aşı ayrılmış, 1,5 milyon pound’luk reklâm kampanyası yapılmış ve aşı programı 150 milyon pounda mal olacakmış) zannedildiği kadar yarar sağlamadığını açıklamış.
Kampanyaların “hastalık ve ölüm sayısını azaltmak” gibi bir temel amacı olması gerektiğini söyleyen doktor, grip virüsü sürekli değiştiği için grip konusunda bunun gerçekleşemediğini, 65 yaşın üstündeki insanlarda bağışıklığı azaltarak solunum yolu hastalıklarına yol açtığını, kronik rahatsızlığı olanlara ise zarar verdiğini söyleyerek sadece küçük bir kitlede yarar sağlandığını belirtmiş.
Türkiye’de yararına fazlasıyla inanılan grip aşısını yaptırmadan önce bir kez daha düşünmek iyi olur sanıyorum!

