Avrupa artık bize demokrasi öâretemez!

Artık onlara bunu sık sık hatırlatmalıyız: Türkiye Avrupa'dan daha demokrat!..

Haberin Devamı

Artık onlara bunu sık sık hatırlatmalıyız: Türkiye Avrupa'dan daha demokrat!.. Demokrasiye ve ikide bir kafamıza kakıp durdukları insan haklarına onlardan çok değer veriyor. Aslında İsviçre'nin "soykırım iddiası" nı Zürih'te bilimsel bazda tartıştığı için TTK Başkanı Yusuf Halaçoğlu hakkında tutuklama kararı çıkartması hiç şaşırtıcı değil, tam aksine yakında birçok Avrupa ülkesinde benzerleri görülebilecek bir uygulama. Ayrıca eski Bern Büyükelçimiz Kaya Toperi'nin belirttiği gibi "dünyada örneği görülmemiş" bir karar da değil bildiğim kadarıyla...

Prof. Bernard Lewis, Le Monde'da yayımlanan bir yazısında "Türkler soykırım yapmamıştır" dediği için Fransa'da mahkemeye verilip mahkûm edilmemiş miydi?

İsviçre'de bazı Türk dernekleri, (bunun aksini yapanlara hiçbir itirazda bulunulmadığı halde) soykırım olmadığı konusunda imza toplayarak parlamentoya sundukları için "soykırımı inkâr" suçundan mahkemeye verilmemiş miydi?

Bugün Fransa'da, İsviçre'de insanlar "bir Ermeni soykırımı söz konusu mudur?"u özgürce tartışma hakkına sahip değiller.

Avrupa ülkelerinin "Henüz tarihi belgeler karşılaştırılmadan, konu uluslararası zeminde özgür bir şekilde tartışılıp sonuç alınmadan" siyasi kararlarına hukuku alet edebileceklerini Türkiye şimdi anlıyor ve buna çok şaşırıyor.

Abdullah Gül'ün "Bu ka ran nasıl aldınız? Hangi hukuki zemine dayandırdınız" sorusu çok doğru ama çok geç sorulmuş bir soruydu. Bu sorunun Türkiye tarafından daha önceki kararlarda ve Fransa Ermeni iddiasını yasalarına "kanıtlanmış bir olay gibi", ikisi arasında bir benzerlik varmış gibi Nazilerin "Yahudi soykırımı" nın yanına koyduğu zaman sorulması gerekiyordu. (Devam edecek...)

Arınç kararlı, yanılmamışım!
Dünkü yazımda Bülent Arınç'ın yine inadına bir faaliyet içinde olduğunu ve aslında tribünlere değil Tayyip Erdoğan'ın koltuğuna oynadığını yazmıştım. Anayasa Mahkemesi'ne saldırıdan sonra yine türbanı gündeme getirmesi, hem de Kavakçı örneğiyle getirmesi tahminimi kesinlikle doğruluyor.

Tesadüfen MecÜs'te bir sergide "Kavakçı'nın fotoğrafını gördüğü için" aklına gelivermiş gibi söylediği söz türbanın yalnız üniversitelerde değil, özellikle Meclis'te serbest bırakılmasını istediğini anlatıyor, üstelik bunu kendi görüşü olarak değil AKP'nin görüşü olarak söylemiş havasını veriyor ve laik rejim konusundaki hassasiyetini ortaya koyan yargı ile devletin diğer kurumlarına meydan okuma içeriyor.

Türban meselesi zaman içinde din adamlarının açıklamalarıyla, toplumun uzlaşmasıyla bir şekilde çözülecektir. Ama Medis Başkanı'nın her fırsatta ortamı germesinin buna hiçbir yaran olmayacaktır. Yararı olmayacağı gibi milletin huzurunun bozulmasına, devletin (Başbakan Erdoğan'ın da dediği gibi) yapay gündemlerle zaman kaybetmesine büyük katkısı olacaktır.

Doğru konuşmuyor!
O da bunu biliyor aslında. Ama gözü koltuğa dikili olduğu için umursamıyor. Ne o, ne de kasıtlı olarak huzur bozan diğerleri umursuyorlar.

AKP milletvekilleri ve seçmeninin, Arınç'ın yapmakta olduğu işin basit bir nabza göre şerbet politikası olduğunu fark etmeleri lâzım. Meclis Başkanı, Erkan Mumcu'nun partiden ayrılırken söylediği şeylerin aynen tekrarını yapmakta...

Partide bu konuda zayıf bir nokta keşfetti, Tayyip Erdoğan'ın eski partilerin hatasına düşmemek için önemli iç ve dış sorunlara öncelik vermesini fırsat bildi, o noktadan vuruyor.

Hep aynı tuzaklar tekrarlandı bu ülkede ve hep bu tuzaklara düşüldü ne yazık ki... İnsanlar artık birilerinin kendilerini "saf' yerine koymasına izin vermemeli.

Ayrıca, Arınç hiç de doğruyu söylemiyor. Seçimde sadece Merve Kavakçı'ya "dışarı" diyenler dışarda kalmadı, demeyenler de kaldı.

Ve hatta, onu koluna takıp "yol göstericiliğini yapan"lar, Meclis'e birlikte giren ve itiraz edenlere saldıranlar da kaldı.

Öyle değil mi Bay Arınç?

Bir soru daha: Türkiye politikacının oyuncağı mı Bay Arınç?

DİĞER YENİ YAZILAR