Orhan Pamuk’un Avrupa basınına soykırım masalını rakamlarla “Kimse söylemedi ben söyledim” diyerek anlatması gerçeği yansıtmıyordu ama aynı cümleyi ben gerçek anlamıyla kullanacağım.
Televizyonlarda hiçbir ciddi programın ve tabii ciddi kaliteli tartışma programlarının da “iyi izlenmeyeceği” iddiası son yıllara kadar yaygındı, oysa artık bunun doğru olmadığı anlaşıldı. Maalesef istisnai bir iki televizyon sayfası dışında TV yazarlarının da çoğu kez -gözle görülür şekilde- tanıtmadığı ve aralarında benim hazırladığım Her Açıdan’ın da bulunduğu tartışma programları -ki izleyiciyi de düşünerek anlaşılır şekilde gündemin önemli olaylarını tartışabilenler tek elin parmaklarıyla sayılacak kadar az- giderek daha büyük bir ilgiyle izlenir oldu.
Aydınların bile konuşmalarıyla kavram kargaşası yarattığı, gerçekte hiç varolmayan olayları varmış gibi göstererek kafaları daha da çok karıştırdığı bir ülkede toplumun “gerçeği arama, doğru bilgilenme” çabasının bunda önemli bir rolü olduğu yadsınamaz.
Bu ortadayken televizyon yazarlarının büyük çoğunluğunun hâlâ yalnızca magazin sohbetlerinin ve sansasyonel olayların yer aldığı programları tanıtması, diğerlerine hiç mi hiç değinmemesi (başarısından söz etmesi demiyorum, en azından duyurması, haber vermesi beklenir) son derece üzücü tabii... Durum böyle olunca ben de “kimse söylemedi, ben söyledim” demek zorunda kalıyor ve hazırladığım programın konu ve konuklarını Cumartesi günleri okuyucuma duyuruyorum.
Yaklaşık iki yıldır yayınlanmakta olan Her Açıdan bütün bu tanıtım eksikliğine rağmen ilk günden itibaren ilgiyle izlendi, geçen yıl bana “yılın en iyi kadın televizyon programcısı”, “en iyi kadın gazetecisi” gibi ödüller kazandırdı ve halen her hafta “tüm kanallarda günün en çok izlenen programları” arasında çoğu kez üst sıralarda yerini alıyor. Bir başka programda bugüne kadar denenmemiş kadar çok sayıdaki görüntü ve alt yazısıyla, dinamik tartışmaları, eksiksiz “haber takibi” ile zor bir program olmakla beraber bugüne kadar yaygın olan “dizi, magazin, sansasyon dışındaki programların fazla izlenmeyeceği” kanısını değiştirmiş olması inanın bütün zorluklara, uykusuz gecelere değiyor.
MEĞER DOĞRUYMUŞ
Elbette burada büyük başarı; o kanıyı değiştiren, hayatını ilgilendiren konuları doğru yansıtan programlar istediğini gösteren izleyiciye ait... Yıllarca bize “Lütfen yazın, artık birbirine benzer görüntülerle dolu programlardan bıktığımızı anlatın” diyen izleyici artık bunu kendisi anlatıyor.
Üstelik program sonrası gelen mektuplarda öğrencinin de, emeklinin de 7’den 77’ye herkesin ilgisini görüyoruz. Bunun için bilinçli izleyici kesimine de ciddi bir teşekkür borçluyuz.
Şimdi gelelim bu haftaki Her Açıdan’a... Pazar günü STAR’da 12.10’da başlayacak olan programda “Türkiye’de kutuplaşma ve şiddet neden hızla artıyor, neden iletişim bozukluğu içindeyiz ve birbirimizi anlayamıyoruz, aydınların ve ünlü isimlerin açıklamaları toplumu daha mı çok geriyor, ‘onlar ve biz’ ayırımından nasıl kurtulacağız, 2008’de PKK terörünün yanına bir de ‘toplum içi terör’ mü eklenecek” gibi sorulara cevap arayacağız.
Konuklar; Ünlü Psikiyatri Uzmanı Prof. Dr. Yankı Yazgan, Şiddet ve Terör Uzmanı Ercan Çitlioğlu, Halkla İlişkiler ve İletişim Uzmanı Deniz Adanalı ile Modacı Cemil İpekçi olacak. Reha Muhtar da programa telefonla katılacak.
Her zamanki gibi sizleri de bekliyorum.
İmama cevap
“Çalışan kadın aldatır” diyen imam için kadın/erkek çok kişiden öfkeli tepki mektupları geldi. Biri çok ilginçti, İsa Kosovalı isimli okurumuz şöyle diyor:
“Bu yobaz düşünceye göre kadınların 9, erkeklerin de 1 nefsi varmış, bu mantıktan yola çıkarak türbanı erkeklere takmak gerekmez mi?”..

