Atatürk'ün resmi

Vatan gazetesi, üniversite olaylarında adı geçen öğrenci kulüp ve dernekleriyle konuşarak döner bıçaklı sokak kavgalarının nedenini araştırıyor

Haberin Devamı

Vatan gazetesi, üniversite olaylarında adı geçen öğrenci kulüp ve dernekleriyle konuşarak döner bıçaklı sokak kavgalarının nedenini araştırıyor. Ve bizler de öğreniyoruz ki masum Atatürkçü (ya da devrimci, her neyse) gençlerin kulüp duvarlarında Atatürk'ün resmi Saddam'la yan yana asılmış.

Buna ben "Yok yaa, bu saçmalığa ne hakkınız var?" derim, bunu derken de ne Atatürkçü dinlerim, ne devrimci. Böyle bir sorumsuzluğu ve hatayı yapanlar, terör destekçisi, aklına estiğinde kendi insanlarına bile toplu katliam yapabilen bir diktatörle Atatürk gibi bir halk kahramanının resmini yan yana asanlar, bırakın Atatürkçülüğü bir yana onu asla anlayamamışlardır.

Bu dernekçi gençler, ideolojileri ne olursa olsun Atatürk'ü kendilerine malzeme yapmaktan, onun değerli adını sokaklara düşürmekten vazgeçmeliler. Atatürk'ün ismi ancak onun hayal ettiği, uğruna defalarca kez ölümü göze aldığı "medeni çözümleri benimsemiş" gençler tarafından ve en saygın şekilde anılmalıdır.

Ata'ya saygı ve sevgi budur. Yapılan çağ dışı kavgalar, döner bıçaklarıyla yaralamalar ise Holigan'lara yakışır, onun "gençliği" ne değil!

(Not: Tıp özetimizin devamını ilan nedeniyle yarın vereceğim.)


Aacayip güzel buluşlar (2)
Son günlerde yapılan diğer başarılı çalışmalan da unutmayalım;

Ogilvy Türkiye Plânlama Grubu, Türkiye'deki tüm gelir gruplarını inceleyerek, 2001 krizinden, depremler ve Irak Savaşı'nın ekonomik etkilerine, gruplar arası gelir dağılımının ne hale geldiğinden harcama eğilimlerinin değişimine kadar çok geniş kapsamlı güzel bir çalışma yapmış. Ayrı bir yazıda size anlatacağım.

Frîto Lay bir "Çocuk Okuma Odaları" projesi hazırlamış ve ilk aşamada Adıyaman, Batman, ve Mardin'deki okuma odalarının açılışlarını gerçekleştirmeye çalışıyor. GAP bölgesi çocukları için harika bir buluş.

Bodrum-Asarlık'ta bulunan FUGA tatil köyünün tamamen doğal taş, tahta ve camlardan yapılmış ürünleri de takdire değer. Kaya jakuzilerini, sağlıklı sularla hazırlanmış "SPA"larını fotoğraflarda hayranlıkla izliyorum ama bu yaz galiba gidip görmek lâzım. Resme bakmakla olacak gibi değil.

Caroline Koç'un da yönetim kurulunda bulunduğu TAP (Türkiye Aile Sağlığı ve Plânlaması Vakfı) aile plânlaması ve bu konuyla ilgili eğitim, sağlık çalışmalarıyla ülkeye çok önemli bir katkı sağlıyor.

Grand Cevahir Otel'de tüm geliri TAP'a harcanacak olan, Gürer Aykal yönetimindeki Borusan İstanbul Filarmoni Orkestrası ve dünyaca ünlü viyolonsel Alexander Rudin konseri de harikaydı. Konser sonrasında Gürer Aykal gibi uluslararası bir orkestra şefinin 61 yaşında emekli edilmek istenmesinin mikrofondan açıklanması gecenin esprisiydi. Salon gülmekten kırıldı, TÜSİAD tarafından çıkarılan, değerli profesörlerin yeni bakış açılanyla hazırladığı "Felsefe 2002 ve "Tarih 2002" kitaplannı yine mutlaka size bir başka yazıda anlatmalıyım. Her ailenin birer tane alması gereken olağanüstü güzellikte kitaplar.

Bu kuruluşların hepsini parlak buluşlarından dolayı gönülden kutluyorum.

DİĞER YENİ YAZILAR