Atatürk takıntılı bir yalancı!

Haberin Devamı

Sabancı Üniversitesi’nden tarihçi Cemil Koçak daha kısa süre önce bir konferansta Atatürk için hakaret denebilecek konuşmalar yapmış, salondaki öğrenci ailelerinin ve daha sonra da medyanın tepkileri üzerine “Söz bana ait değil, Enver Paşa’ya ait” gibi anlamsız, kıvırtmaca bir cevap vermiş, tekzipler filan göndermişti.

Besbelli ki adeta “bu konuda görevli gibi”, bir misyonu varmış gibi Atatürk’e ve Türk tarihine dil uzatmaya, hatta Sabancı Üniversitesi’nden bir başka tarihçinin de daha önce yaptığı gibi “yazılı tarihi değiştirerek kendi kafasından tekrar yazmaya” kararlı. Çanakkale Savaşı’nda kahramanlıkları yabancı komutanlar tarafından anlatılan Atatürk’ü o savaşla ilgili ‘kötüleme operasyonu’na gerekli desteği geçen konuşmasında verdi, bu kez TRT’d e bir programda işi büyüterek Kurtuluş Savaşı’na atlamış.

İNSAFIN DAMLASI YOK

Mustafa Kemal’in önderliğinde; tamamen düşman işgalinde bir ülkeden özgür bir devlet yaratan dev bir kurtuluş mücadelesinin “din temelli” bir savaş olduğunu, özetle “Atatürk’ün dini siyasete alet ettiğini, Meclis’in Cuma günü ve dini törenle açılmasının da bu nedenle olduğunu, İzmir’in kurtuluşundan sonra buna ihtiyacı kalmadığı için Hacı Bayram’a gidip dua etmediğini” kısacası yalanın her türlüsünü “tarihçi kisvesi altında” sıralıyor..

Bunu canla başla yapmasının iki nedeni var; birincisi herkesin anladığı gibi ülkede Cumhuriyet’in, rejimin güvencesi tüm kurumlardan sonra sıra o devletin, rejimin kurucusuna, topluma hala “ilkeleriyle yol gösteren” önderine gelmiştir. Ona güven tümüyle yok edilmelidir.

İkincisi; Atatürk’ün dine önem verdiği “Meclis’i dini törenle, dualarla açmasından” da, din ve inançla ilgili sözlerinden de bellidir. İsteyenler için ‘topluma onu ve Cumhuriyeti kötüleme’ ortamı yaratmak üzere bu imajın da yok edilmesi gerekmektedir.

Plan o kadar çirkin ki konuşmak, yazmak bile zor aslında. Türk halkı bu çirkinlikleri yutmayacaktır ama okurlarımızın bir sorusu var; “Bu anlayıştaki adamlar neden hep aynı üniversiteden çıkıyor? ‘Bu üniversitede Atatürk bile eleştirilebilir’ demek Atatürk’e hakaret edilebilir anlamına mı geliyor?”. Elçiye zeval olmazmış, ileteyim!

***


“Usame” mi, o da nesi?

Duyulmadık bir gariplik, bir ucube haber kaldı mı hala, kalmış demek ki.. Manisa’da Nefel Tek isminde bir vatandaş CHP’ye katılmış. Lakabı “Usame Bin Ladin” imiş, bu nedenle “Usame Bin Ladin CHP’de” afişleri yaptırıp etrafa asmış.

En azından haberde bu fotoğraf vardı. Dünyanın en azılı terör örgütünün liderinin adı ile “Bu lakabı bana RP’de siyaset yaparken, sert konuşmalarımdan dolayı verdiler” diye gurur duyan vatandaşa yorum bile yapılamaz ama “CHP bu reklama nasıl izin verdi” sorulmaz mı? Özellikle, sabote etmek için mi alındı partiye acaba?

***


Taksim tacizcilerine örnek ceza!

Bu “Taksim yılbaşı tacizcileri” son yıllarda türediler, daha önce bu işin böyle toplu eylem haline dönüştürüldüğünü görmemiştik. Son birkaç yıldır nedense mininin minisi etekli kadınlarla, özel olarak onları taciz etmeye gelmiş görüntüde erkek grupları “Taksim tacizleri”nin simgesi oldular.

Sırf bu tacizciler yüzünden yılbaşı kutlamaları “Diyanet hutbesi”nde bile “cinsel taşkınlıklarla” özdeşleştirilir oldu. ‘Turist kadınlar seçilerek’ öyle fotoğraflar yayımlandı ki neredeyse; Taksim kutlamalarına bütün kadınlar çıplak katılıyormuş ve erkekler de onları taciz ediyormuş, karşılıklı bir taşkınlık söz konusuymuş gibi bir imaj çıktı ortaya.. Tacizciler hafif cezalarla kurtuldukça da artan bir taciz olayı..

Nihayet bu yıl tacizcilerin eylemleri ‘7 yıla kadar hapis cezasını öngören 102. Maddedeki vücut dokunulmazlığına saldırı’ suçuna alınınca 13 tacizci tutuklandı ve hapis istemiyle dava açıldı. Şimdi Türkiye’nin gerçekten medeni bir ülke olup olamayacağı görülecek.

Bu tacizcileri de hafif cezalarla salıverirlerse medeniyet rüyadır, o bir yana bu takdirde ‘tacizin sürmesini istediklerini’ de düşüneceğim ben.. Tabii bu tacizciler nedeniyle yılbaşı kutlayanlara yapılan “cinsel taşkınlık” yakıştırmalarını da hatırlayarak!

DİĞER YENİ YAZILAR