Annesi meşhur Semranım'ın "Hiç üzgün değilim, bir şehit de ben verdim, ATA şehit oldu" sözlerini duyduğum anda, cenaze töreninden önce yazmış olacaktım bu yazıyı ama elde olmayan teknik nedenlerle dün buluşamadık.
Bu sözlere benimle aynı anda başlayan tepkiler öylesine büyüdü ki giderek,tartışmadan, hem de esaslı şekilde tartışmadan geçmek imkânsız. Semranım'ın lâfları da yeterdi aslında, gerçekleşeceğini, gerçek bir şehit cenazesine yapılacak bir törenin olacağını hiç düşünmemiştim, o da oldu...
Son günlerde bize bir haller oldu aslına bakarsanız, ya arka arkaya gelen garip olaylarla yine toptan kafayı üşüttük veya ben bu âlemde yine yabancı kaldım.
Bildiğimiz kadarıyla, bugün toplumu suçlayan ve oğlunu toplum kurbanı ilân eden anne "Gelinim olur musun" programına kendi isteğiyle katılmış ve maşallah şöhret olmak için hiçbir fırsatı kaçırmamış, Ata'ya da anne kuzusu muamelesi yapıp, bir dövmediği eksik kalarak onu milyonların önünde defalarca küçük düşürmüştü.
"Aşık olduğun zaman ben sana söylerim" lâfı bile onun ağzından ülke çapında bir espriye dönüşmüştü, hatırlayacaksınız.
Sonra tabii, program bitip de plânlar tutmayınca, rüzgâr gibi gelen şöhret, rüzgâr gibi geçince kalan kırıntılar Semra Hanım'a yetti ama genç Ata'ya yetmedi, insan her ölüme üzülür, hele de bildiği, gördüğü bir gencin ölümüne mutlaka üzülür. Allah rahmet eylesin ama vefatından sonra yapılan tahlil sonuçları ve anlatılanlar "sigaradan başka şey içmez" diyen annesinin aksine onun bol miktarda uyuşturucu ve alkol aldığını ortaya çıkardı.
Yani, açık seçik ortada ki Ata uyuşturucu kurbanı... Onun yanında bir de şöhret merakının kurbanı... Ama asla şehit değil!
Şehit ne demek?
Şehit yalnızca bir ülke uğruna ölenlere verilen addır. Bir mertebedir ve oraya vatan sevgisiyle,cesaretle,asil ruhlarla çıkılır.
Yere düşmesi, yakılması, hakkında olumsuz konuşulmasına ceza verilen bayrak ise sadece belirlenmiş devlet görevlilerinin ve şehitlerin tabutuna sarılır.
Ki burada milletvekilleri için kullanılması bile artık tartışılmalıdır. Sık sık erken seçim yapılan, 550'lerin gelip gelip gittiği, bazılarının Meclis'e bile uğramadığı, bazılarının yolsuzluk dosyalarının rafa kaldırıldığı, milletvekili olmanın parti genel başkanlarının keyfine bağlı olduğu bugünün Türkiye'sinde milletvekillerinin neden bayrağa sararak uğurlandığı da tartışma gerektirir.
Şehitlerimizin cenazelerine gösterilmeyen ilgiyi binlerce kişinin ve medyanın Ata'nın cenazesine göstermesi de sağduyu sahibi vatandaşların büyük tepkisini çekti.
Bakın askerliğini kısa süre önce Şırnak'ta yapmış bir genç, Turgut Ünlü ne diyor:
"Şehitler Türk bayrağına sarılır, tören düzenlenir ki bu bizim ülkemizde şehitlerimizin sadece çok azı için, orada televizyonlar varsa yapılmaktadır. Bugün Extacy kullanırken ölen genç bayrağa sarılmış ve şehit gibi omuzlarda uğurlanmıştır.
Doğu'da askerliğini yapmış ve orada yaşananları görmüş bir insan olarak utandım, şehitlerimizin ruhu şad olsun!"
Ve bir başka genç, Amaç Bükmen; "Sinirlerim bozuldu. İlk mailimi Genel Kurmay Başkanlığı'na gönderdim. 25 yaşındayım, okuyorum ve bu nedenle askere gitmeyeceğim. Şehit olsam Ata'dan ne farkım olacak? (....) Ata bunu hak edecek ne yaptı? Uyuşturucu komasından ölen birisine sarılan bir bayrak uğruna ölünmez! Saygılarımla."
Bunlardan öyle çok var ki... Ve hepsi de öyle haklı ki!
ATA şehit değil, uyuşturucu kurbanı!
Annesi meşhur Semranım'ın "Hiç üzgün değilim, bir şehit de ben verdim, ATA şehit oldu" sözlerini duyduğum anda, cenaze töreninden önce yazmış olacaktım bu yazıyı ama elde olmayan teknik nedenlerle dün buluşamadık
Haberin Devamı

