Asker teklifini biraz abartmıyor muyuz?

Muz ağaçlan arasında ciddi siyasi konuları düşünmek biraz zor aslında... Ben de bu durumdayım ayıptır söylemesi

Haberin Devamı

Muz ağaçlan arasında ciddi siyasi konuları düşünmek biraz zor aslında... Ben de bu durumdayım ayıptır söylemesi. Ayıptır diyorum çünkü muz ağaçlarını göremeyenler kızacaklar şimdi biliyorum, iyi de iki gün öncesine, Antalya'ya gelinceye kadar ben de onlarla aynı durumdaydım. Ayrıca kızmalarına da gerek yok, dediğim gibi kısa bir turizm gözlemesi, pardon gözlemlemesi yapıyorum. Vazife yani anlayacağınız. Bırakın da vazifenin zevkli kısmını da biraz tadalım. Masa başında 12 ay kök salıyoruz nasılsa (Bu arada ıspanaklı, patatesli gözlemeler bir harika...)

Gelelim ıspanağın faydalarına. Zihni açıyor, olayları doğru görmenize yarıyor. Tavsiye ederim. Özellikle Abdullah Gül ve Tayyip Bey'e önereceğim, biraz uçtular gibi geliyor da muz ağaçlarının altından bakınca... TV'de yan gözle Abdullah Gül'ün CNN'deki konuşmasını izliyorum. Her zamanki sakin haliyle ballandıra ballandıra, gururla anlatıyor:

"Geniş bir işbirliğine hazır gördüm ABD'yi. Gerçekten arzu ediyorlar bizimle işbirliği yapmayı."

Programı sunanların "asker gönderme" konusundaki ısrarlı sorularına cevap yetiştiriyor:

"Hep soruyorlardı 'masaya oturmayacak mıyız, Irak'taki olayın dışında mı kalacağız' diye. İşte davet edildik (daha ne istiyonuuuz? Bunu ben ilâve ettim. R.M.) Şimdi de emin değiliz."

Gül burada tatiı tatiı konuşuyor, Amerika'ya gidip Türk halkını, orduyu ve CHP'yi onlara şikâyet ediyor yazılanlardan, haberlerden anladığımız kadanyla.

"Bu Türk halkında bir ABD düşmanlığı gözlemliyorum. Fena bir şey bu. Nasyonal sosyalizm gibimsi bir şey. Oysa biz AKP olarak sizi seviyoruz. Hele bu CHP ve ordu yok mu? Asıl tehlike onlar..." Ben mi konuşmaları böyle anlıyorum, gerçekten bunu mu diyor? Neyse en azından yakın bir şeyler..

Başbakan Tayyip Erdoğan da "Bizden asker istediler. Demek ki yönetimimiz başarılı" demişti birkaç gün önce. O da şunu demek istiyor: "Tezkere olayında bizi suçladılar ama bakın doğru politika izledik ve nerelere geldik."

Bu söylenenlerin hiçbiri doğru değil. (Ispanağın faydaları...) Önce Türk halkının Amerika düşmanlığına bakalım. ABD'nin izlediği dünya, özellikle Ortadoğu politikası sadece Türk halkında değil, Avrupa'nın ve dünya ülkelerinin, üstelik kendi halkının çoğunluğunda öfke yarattı. Bunun milliyetçilik tehlikesiyle ne ilgisi var? Amerikan halkının tepkilerini yakından izlediğinizde onların ABD yönetimine bizden çok daha kızgın olduklarını görüyorsunuz.

Bush'un "kitle imha silâhları" konusunda delil gösteremeyişi onu o kadar berbat bir duruma getirdi ki ABD'li senatörler bunun başkanlıktan indirilmesi için yeterli bir neden olduğunu yüzüne söylemekteler.

Beyaz Saray'da panik!
Başkan'in "Irak'ta doğru politika izlediğine ve duruma hakim olabileceğine dair inanç"

hızla inişe geçerken halk arasında bu başansızlık diğer politikalarına da, hatta tümüyle başkanlığına da güvensizlik olarak değerlendirilmeye başlandı.

Güvenenlerin oranı yüzde 47'ye inerken şüphesi olanlar yüzde 41'e çıkti.

En önemlisi ise Bush yönetiminin toplumu "kasten" Irak'ta nükleer silâh olduğu yönünde yanılttığına inanılmasıydı. Halkın yüzde 41'i bu soruya "Evet kasten yanılttılar" cevabını verdi. Bunun yanında bir de Amerikan toplumunun yüzde 42'sinin Irak'ta ABD askerlerine saldırıların devam edeceğine inanması. (Bir süre sonra biteceğine inananlar sadece yüzde 27)

Ve Bush, halkını susturabilecek, tekrar güven yaratabilecek tek bir çözüm bulunduğunu biliyor. Bu çözüm Irak'a başka ülkelerin de asker göndermesi ve ABD'li askerlerin hayatının korunması. (Bu istek de anketlere verilen cevaplarla ortaya çıkıyor.)

Yani burada asıl sorun Irak'ta düzenin sağlanması değil Bush'un ve Amerikan askerinin paçayı kurtarması...

N'oldu küstahlığa?
Sanıyorum bunun da Türk yönetiminin başarılı olmasıyla filan bir ilgisi yoktur, varsa bilmem. Sonuç olarak bizim de gerçekleri görmemiz, Türk askerinin en tehlikeli bölgeye gideceğini bilmemiz, bizim de askerlerimizin güvenliğini azami derecede düşünmemiz lâzım.

Savaş sonrası kasılmaya başlayan ve Türkiye'ye küstahlığa başlayan ABD'nin, hiç istemese de Türk askerine ihtiyaç duyacak duruma gelmesi iyi. Bu fırsat akıllıca değerlendirilir ve Türk askeri "Müslüman bir komşu ülkenin, barışın sağlanması için orada bulunan askeri" imajı ile gönderilirse belki o zaman gelecekteki ilişkiler ve çıkarlarımız açısından yararlı olabilir.

Ama bunu yaparken yine de bizim başlatmadığımız, başlama nedeni şiddetle tartışılan ve hâlâ devam etmekte olan bir savaşa asker gönderdiğimiz unutulmamalı.

Bu bir gurur meselesi değil, aksine maddi ve manevi zararları ince hesapla düşünülmesi gereken bir mesele.

Biraz ıspanak almaz mıydınız?




Bale festivali
Geçenlerde Bodrum Antik Tiyatrosu restorasyonunun tamamlanıp etkinliklere açıldığını yazmıştım. Bugün Bodrum Kalesi'ndeki bir faaliyeti duyurmak istiyorum sanatsever okurlara. Ağustos'ta Bodrum'da tatil geçirecek olup da gündüz deniz, gece yemek ve eğlence dışında bir sosyal ve sanatsal aktiviteye katılmak isteyenler Kale'de bale izleyebilirler.

17-31 Ağustos tarihleri arasında Bodrum Uluslararası Bale Festivali'nin birincisi Bodrum Kalesi'nde başlıyor. Türkiye uluslararası sanat ve kültür festivallerinde son yıllarda büyük başarı kazanıyor ve ön plâna çıkıyor.

Turizm açısından da çok önemli bir katkı.

İmkânınız varsa kaçırmayın bence.

DİĞER YENİ YAZILAR