Arabanızı çalıştırırken doğaya ne yapıyorsunuz?

National Geographic dergisinin Şubat sayısında dünyanın geleceği o kadar muhteşem şekilde anlatılmış ki mutlaka hepimizin görmesi lâzım

Haberin Devamı

National Geographic dergisinin Şubat sayısında dünyanın geleceği o kadar muhteşem şekilde anlatılmış ki mutlaka hepimizin görmesi lâzım. Biz doğayla ilgili hiçbir olaya kafa yormadan günlük hayatımızı sürdürürken bilim adamları küresel ısınma ve doğadaki karbon döngüsünün bozulması gibi konuları aralıksız incelemeye devam ediyorlar.

National Geographic'teki bazı açıklamalar şöyle:

"Doğada su döngüsü hariç hiçbir mekanizma karbonun hava, toprak ve su arasındaki dolaşımı kadar yaşamsal önem taşımaz. İnsanlar, başta ormanların yakılması olmak üzere (orman, okyanus ve yeraltı kaynaklarında depolanan) karbonu zamanından önce açığa çıkaracak bir dizi eylemle döngünün dengesini bozuyor."

Bilim adamları fırtınaların artma nedeni okyanus ve ormanların şimdilik insanoğlunun her yıl atmosfere yüklediği 8 milyar ton karbonun yaklaşık yarısını emdiğine, ama kuraklık ve yangınların artması, küresel ısınmanın sürmesi halinde çok yakında bunu başaramayacaklarına dikkati çekiyorlar.

Hiç aklımıza gelmemiştir ama arabamızı çalıştırırken ya da sadece bir lamba yakarken yaptığımız her şeyle atmosfere karbon atığı yüklüyoruz. Gitgide sertleşen fırtınalar, kavurucu yazlar ve değişen yağışların ardında da karbon döngüsünün bozulması yatıyor.

Doğanın yardım elini bizden çekmesi halinde 2050 yılına dahi ulaşmadan, önlenemeyecek büyüklükte bir afetle karşı karşıya kalınabilir.

Anlatılanlar özetle böyle. İlkbaharda buzların 20 yıl öncesine kıyasla iki hafta erken eridiği, kutup ayılarının doğum oranlarının ısınmaya bağlı olarak yüzde 10 azaldığı da verilen bilgiler arasında.

Hayrettin Karaca bizi TEMA'daki çalışmalarıyla yıllardır uyarmaya gayret ediyor. ÇEKÜL bir yandan sürekli ağaçlandırma hizmeti veriyor.

Ama bu çabalar, bencilce kesilerek yerine siteler yapılan veya yakılarak yok edilen ormanları karşılamaya yeterli değil.

2050 yılı da çok uzak değil. Ne dersiniz?

DİĞER YENİ YAZILAR