Zeytinburnu'nda, masum insanları acımasızca yok etmek üzere bomba imal ederken kendisi patlayan iki terörist haberini duyunca üzülen olduğunu sanmıyorum... Masumları katlederek kendinden söz ettirmek isteyen terör örgütleri acıma duygusunu hak etmiyorlar.
Dün televizyonlar İngiltere'de terörü önlemek için geniş kapsamlı çalışmalar yapıldığı, özel güvenlik soruşturmalarından geçen avukatların, yargıçların görev yapacağı, gizli sorgulamalar yapılacak özel terör mahkemeleri kurulacağı haberini vermekteydiler.
İngiltere karşılaştığı olaylardan anında ders çıkararak gerekeni yapmak için uğraş verirken biz aynı konuya yoğunlaşacağımıza halâ "dağdaki adamı nasıl topluma kazandırabiliriz" konusuna kafa yormaktayız. Belki onlardan bir kısmını gerçekten geri çevirmek mümkündür ama bu, sık sık çıkarılan aflarla cezaevlerinden salıverilen tecavüzcülerin, katillerin, cezasını çekmeden, hatasını anlamadan, işlediği suçların bedelini ödeyip adalete hesabını vermeden topluma kazandırılabileceğine inanmaktan farklı bir ümit değil.
Adalet, kanunlar bunun için var, suç işleyen insanlar önce bedelini ödeyecek. Yakalanırsa ağır bir yaptırımı olduğunu bilecek.
Türkiye'de öyle sınırsız bir özgürlük var ki, terör örgütünün başı Apo'nun avukatları rahatça örgütle lideri arasında "posta güvercinliği" yapabiliyorlar. Şimdi İngiltere bu yeni, gizli mahkemelerle, kimsenin gözünün yaşına bakmayacağı sıkı önlemlerle terör tehlikesini minimuma indirip ülkeyi kontrol altına alacak ve halâ "demokrasinin beşiği" olarak anılmaya devam edecek. Türkiye ise AB'nin baskılarıyla sindirildiği, devamlı bir demokrasi kompleksi içinde bulunduğu için PKK terörünü önleyici sıkı yaptırımlar uygulayamayacak.
Demokrasi kompleksi
Buna rağmen aynı AB Türkiye'ye demokrasi şamarlarını birbiri ardına indirmeye, temsilcileri PKK işbirlikçilerini desteklemeye devam edecek.
Bu kadarı fazla... Artık bu Avrupa korkusundan kurtulmak ve İngiltere nasıl kimseye sormadan, hesap vermeden başının çaresine bakıyorsa biz de bakmak zorundayız.
Türkiye'yi yönetenler artık tatillerini bitirerek Apo'nun avukatları aracılığıyla gönderdiği mesajlarla yoluna rahatça devam eden, ABD ve AB'nin de eylemlerini önleme konusunda en ufak bir yardımda bulunmadığı terör örgütü ve diğerleri için gereken kararlan almak zorundalar.
Ülke bunu bekliyor. Okul tatilinden beter 3 ay tatil yapan bir meclisle ve sadece kınama mesajı yayınlayarak terör önlenmez!
Haftalık ve Memnun Süzgeç!
Güzel bir röportaj yayınlamış Haftalık, malûm "yazar skandalı" ile ilgili olarak... Medyaya sorulması gereken önemli soruları ve internet sitelerinden bazı okuyucu mektuplarını görebiliyorsunuz. Bu güne kadar bana (ve hiç şüphesiz karşı tarafa) gelen mektupların bir kaç tanesine bakınca hepsindeki genel hava anlaşılıyor zaten...
Bu röportajı okuyanlar bir fotoğraf altındaki hatayı farketmişlerdir; "Ruhat Mengi, Fatih Altaylı'ya Basın Konseyi olarak 100 milyarlık dava açtığını söylüyor" yazılmış.
Dergi baskıya girmeden son dakika haberi olarak yapılan röportajda acele ile yapılan yanlış bir sonraki sayfada düzeltilmiş aslında:
"Basın Konseyi'ne müracaat ettim, ayrıca 100 milyarlık dava açıldı."
Bildiğiniz gibi Basın Konseyi hata yaptığı görülen gazetecilere "uyarma veya kınama" gönderiyor, bu basın kuruluşuna dava açmak mümkün değil.
Ayrıca aynı röportajda "Eşimin bu saygısızlık karşısında ne yaptığı" sorusuna cevabım;
"Biz bu tür olayları aşmış insanlarız. Yazdığımız yazılara gelecek her cevaba hazırlıklı olmasak o yazıları da yazamayız. O güldü ve espri yaptı" şeklinde...
Eşimin elbette büyük bir öfke duyduğunu, insani ve mesleki saygı sınırlarına böylesi bir tecavüze sessiz kalamadığını tahmin etmek zor değil. Ama son derece medeni bir insan olarak ve benim tepkimi hafifletmek için "Söylediği doğru olsa tüm başyazar eşlerinin senin kadar iyi yazar olmaları gerekirdi" benzeri espriler yaptı.
Bir yanlış anlamaya neden olmamak için bu notları bilgilerinize sunuyorum.
Haftalık'ı okuyun, özellikle Memnun Süzgeç'in yazısını kaçırmayın. Tek kelimeyle müthiş.. Kendisine biraz sinir oluyorum ama esprilerine diyecek yok!
Apo'nun posta güvercinleri
Zeytinburnu'nda, masum insanları acımasızca yok etmek üzere bomba imal ederken kendisi patlayan iki terörist haberini duyunca üzülen olduğunu sanmıyorum...
Haberin Devamı

