Anketler ne diyor?

Salı günü Habertürk'ün "Haberler"inde Gülgün Feyman'ın sorularını cevaplarken benimle aynı anda canlı yayına bağlanmış olan Yeni Şafak'tan bir meslektaşımın iddialarını da cevaplamak zorunda kaldım

Haberin Devamı

Salı günü Habertürk'ün "Haberler"inde Gülgün Feyman'ın sorularını cevaplarken benimle aynı anda canlı yayına bağlanmış olan Yeni Şafak'tan bir meslektaşımın iddialarını da cevaplamak zorunda kaldım.

Örneğin "Bütün anketler halkın AKP'den memnun olduğunu gösteriyor" iddiasını... Bu birçok gazetecinin, yazarın bilerek veya bilmeyerek ileri sürdüğü bir iddiadan başka bir şey değil. Zira son günlerde ülke çapında yapılmış güvenilir bir anket yok, olmadığı gibi bir süre önce AKP milletvekillerine ait araştırma ve anketlerden de AKP'nin önemli bir oy kaybına uğradığı basında yer aldı.

Durum böyle iken, elde ülke genelinde sonuçlar mevcut değilken "Erken seçim yapılsa AKP'nin geçen seçimden de yüksek oy oranıyla iktidara geleceği" benzeri iddialarda bulunmak partiler arasında bile bile haksız rekabete neden olmak anlamına geldiği gibi, seçmene psikolojik baskı yapmaktır.

Milletin alım gücünün sıfırlanmasının da rol oynadığı düşük enflasyon veya IMF şartlarına uymayı sürdürerek makro ekonomide gelişme sağlamak bir iktidarın beğenilmesi için tek neden olamaz. İktidarlar toplumun, ülkenin iş, aş, eğitim, sağlık, sosyal huzur ve gelişim, demokratikleşme (en başta dokunulmazlık, Seçim ve Partiler Yasası değişiklikleri), can ve mal güvenliği gibi sorunlarını da aynı zamanda çözmekle, kavgalar, anlamsız konuşmalar ve yapay gündemle millete zaman kaybettirmemekle, halkın güvenini kazanmakla yükümlüdürler.

Bunların hepsi birlikte seçim sonucunu etkiler.

Bir de ortaya atılan "erken seçim" konusu var. Bu ayrı bir baskı konusu. Cumhurbaşkanı seçiminin, diğer partilerin de Meclis'e gireceği yeni bir tabloyla yapılması dışında, ortada henüz toparlanmış bir muhalefet, kararsız seçmen için yeni bir alternatif yokken seçime gitmenin toplum adına ne yararı olacak?

Zaman içinde ortaya yeni oluşumlar çıkabilir, partiler seçim için birleşmeyi düşünebilir (önceki seçimde yaptıktan 'az olsun, benim olsun' bencilliğinin benzerini yapmaz veya boş hayallere kapılmazlarsa) ya da Meclis seçim sistemini
değiştirmeye mecbur olduğunu takdir edebilir ki etmek zorundadır. Bu olasılıklara, demokrasi adına şans vermeyi reddetmek Meclis'e ait ağır bir sorumluluk olacaktır.

Muhalefet Partisi'nin erken seçim ısrarını da ben "yeni bir alternatif ortaya çıkmadan fırsatı değerlendirme" çabası olarak görüyorum.

"Hep erken seçim yapıldı, yine yapılsın" diyerek bunu alışkanlık haline getirmeye çalışmak anlaşılır bir gayret değil...

Zamanı gelince millet değerlendirmesini nasıl olsa yapacaktır, vazgeçelim artık demokrasiyi her fırsatta eğip bükmekten!

Utanca bak!
Dün VATAN'ın ilk sayfasındaydı haber:

"Maganda liginde Türkiye birinci"... Nihayet birinci olmuşuz işte. ABD'nin araştırmasına göre dünyada serseri kurşuna en çok kurban veren ülke Türkiye.

Yılda 700 kişinin maganda kurşunuyla can verdiği Türkiye'yi Porto Riko ve Dominik Cumhuriyeti izliyormuş.

Bundan daha utanç verici bir haber olabilir mi?

Bir çok açıdan bizden çok daha geri kalmış onlarca üçüncü dünya ülkesi varken, medeni olduğunu, Avrupa ülkeleri düzeyinde olduğunu iddia eden Türkiye caniler yarışmasında birinci...

Ve bu ülke neyle meşgul, hep birlikte söyleyelim; ağız dalaşmasıyla, iktidar kavgalarıyla...

Ve bu ülkeyi yönetenler neye inanıyor, hep birlikte söyleyelim; başanlı olduklarına...

Şimdi de hep birlikte el çırpalım ve bağıralım:

"En büyük biziz, başka büyük yok!"

DİĞER YENİ YAZILAR