Siyasi partilerin durumuyla ilgili anketler bizde sık sık yayınlanıyor, Çarşamba günü VATAN da önemli bir anketin sonuçlarını verecek.
Diğer ülkelerde genellikle hükümetin grafiği, yaptığı ve yapamadığı işler yayınlanır ve halka duyurulur, biz ise "gelecek seçimde ne olacağı" ile "bugün ne olduğu" ndan daha fazla ilgileniriz nedense... Bugün ne olduğu tam olarak bilinemediği için de bugün başarısız olanların yarın tekrar seçildiği ve sırf seçmenin "takım tutar gibi parti tutma"sı nedeniyle seçildiği görülmüştür.
Partilerin kendi yaptırdığı anketlerin açıklanmasının doğru olmadığı kesin, zira sonucun doğruluğundan emin olmak da mümkün değil ama güvenilir bir araştırma şirketinin sonuçlarının yayınlanmasının yarar sağlayacağına şüphe yok.
Konsensüs şirketinin yaptığı anketin sonuçlarını şu anda bilmiyoruz, bununla birlikte sonuç ne olursa olsun "merkez sağ" ve "sol" partilerin seçime birleşerek, ortaya güçlü alternatif bir seçenek koyarak girmesi gerektiğini biliyoruz.
Nereden biliyoruz; bazı partiler her türlü hatayı ve hatta sorumlu mercilerin istifasını gerektirecek büyüklükte hataları bile örtbas ederek, kendi içindeki muhalif sesleri disiplin cezasıyla susturarak herşeye rağmen bütünlük içinde ilerlerken diğerleri müthiş bir bölünmüşlük tablosu sergilemekteler.
Ve aynen geçen seçimde olduğu gibi birleşme yönünde adım atmamakta direniyorlar. Oysa bir rejim sorununun yakın gelecekte iyice açığa çıkacağı görülen, "laik-demokratik rejim"den rahatsızlık duyan iktidarın bunu açıkça belirtmekten çekinmediği ve neredeyse tek denetleyici durumundaki "cumhurbaşkanlığı"nın da bu konumunu yitirme ihtimaliyle karşı karşıya olduğu bir ülkede alternatif oluşturmak seçenek değil, zorunluluktur.
Akıl, mantık bunu gerektirir.
Aralarındaki görüş ayrılıklarını, çıkar çatışmalarını bir kenara bırakarak birleşme yollarını aramak hepsi için milletleri adına bir görev... Bunu defalarca tekrarladık, geçen seçimdeki hataya düşmemelerini söyledik. Değişen bir şey yok.
Bilmem ki hâlâ farkında mı değiller?
Yoksa "genel başkan" rolünden vazgeçmek ülkenin geleceğinden daha mı önemli?
Özür ketçap değildir!
Bu başlığı çok sık kullanıyorum farkındayım ama burası Türkiye, onun için de sık sık yeri geliyor.
En değerli tarih hazinelerimiz çalınıyor; Müzeler Genel Müdürü ve onun bağlı olduğu bakan sorumluluğu üstlenmiyor, aksine Bakan çıkıp "Başka müzelerde de hırsızlık var" diyor.
Hastanelerde bir seferde 4 bebek ölüyor, ilgili bakan onunla uğraşıp açıklama yapacağına ve hijyenin olmadığı hastaneye hesap sorulmasını sağlayacağına "Doğurun, nüfus azalmasın" buyuruyor.
Çocuk Esirgeme Kurumu yuvalarından bir defada 25-30 (genelde yüzlerce) çocuk kayboluyor, ilgili bakan "Onların çoğu zaten fuhuş yapan kızlar" açıklamasıyla işin içinden sıyrılıveriyor.
Kapkaç, okullarda şiddet ayyuka çıkıyor, ilgili bakandan çıt yok. Olmaz ya, eğer olsa, bir Avrupa ülkesinde bunların her biri sorumlularının mutlaka istifası ile sonuçlanırdı. Türkiye gibi sessiz çoğunluğun tümüyle sessizliğe gömüldüğü, sivil toplum kuruluşlarının bile sesinin çıkmadığı bir ülkede ise yerlerinden kıpırdamıyorlar.
THY Genel Müdürü Temel Kotil Cuma ve Cumartesi günleri yaşanan uçak rötarları ile iptalleri için özür dilemiş. Özür ketçap değildir, her hatayı örtemez ve binlerce personeli olan, bu kadar önemli bir devlet kurumunda mazeret kabul edilemez.
Genel Müdür bu olaylara "hostes yetersizliğinin neden olduğunu belirterek "yedek mürettabatımız bitti" demiş. Turizm sezonunun başladığı, okulların kapandığı bir dönemde böyle bir mazeret olabilir mi, nerede görülmüştür onu da açıklaması gerekirdi.
Hostesleri yetmiyorsa gencecik yaşlarında emekliye ayırmaktan vazgeçsinler veya yenilerini alsınlar.
Gerekli sayıda personel almak için bir engelleri mi var?
Bıktık artik en ciddi olaylan bile özürle geçiştirmelerinden veya ona bile gerek duymamalarından!
(Not 1: Hosteslerin ingilizce bilmeyenlerden seçildiği konusuna hâlâ THY'den cevap bekliyorum, şikayetler sürüyor.)
Not 2: Sevgili okurlarım, bir gün yazmasam "Ne oldu" diye soranlarınız var. Eksik olmayın, ilginize teşekkürler ama yakında tatile çıkacağım, haberiniz olsun. Tatilde de "benim de canım var, ben de insanım" şarkısını söyleyeceğim.)
Anket yayınlamak iyi mi, kötü mü?
Siyasi partilerin durumuyla ilgili anketler bizde sık sık yayınlanıyor, Çarşamba günü VATAN da önemli bir anketin sonuçlarını verecek...
Haberin Devamı

