Angelina Jolie ve başkaları... Nasıl uyutuyorlar?

İnsanlar aklanabilirler, bu bir gerçek. Ama bazı insanların, bazı toplumların diğerlerine göre çok daha kolay aldandıkları da bir gerçek

Haberin Devamı

İnsanlar aklanabilirler, bu bir gerçek. Ama bazı insanların, bazı toplumların diğerlerine göre çok daha kolay aldandıkları da bir gerçek. Bazen öyle uyutuluyor, öyle "sürü yerine" konuyoruz ki isyan ediyorum kendi adıma...

Örneğin; merak etmeme ve olanca sinema aşkıma rağmen Brad Pitt'le Angelina Jolie'nin "Mr. and Mrs. Smith" filmine gitmemeyi düşünüyorum artık. Gitmek istememin nedenlerinden biri iki oyuncunun gizli ajan yetiştiren kuruluşlarda bu film için aylarca eğitim görmeleriydi. Böylesi çalışmaların sonucunu görmek ilginç geliyor bana. Ayrıca Brad Pitt'in yeni ve iddialı bir filmini kaçırmak istemem. Eh, Angelina Jolie'nin de... Ama ne zaman ki aşk yaşadıkları bilinen bu ikilinin, sevişme sahnelerinde çok ateşli oynadıkları, iç çamaşırı giymedikleri basına sızdırıldı(!) ve hatta Jolie "atlama sahnelerinde de iç çamaşırı giymeyi unuttuğunu ve bunun setteki herkes tarafından farkedildiğini, kendisinin (bile) utandığını" söyledi, bende istek kalmadı. Aksine şimdiden filmin yeterince iyi olmadığı önyargısına sahibim.

Çünkü bu yapılanın, sinemacıların sık sık başvurduğu bariz bir istismar olduğunu biliyorum.

Düşünebiliyor musunuz şimdi dünyada kimbilir kaç saf erkek "acaba Angelina ne kadar çıplak, ne görebilirim" diye filme koşacak...

işte aynı aldatmaca siyasetçiler, bazen basın, bazen akademisyenler tarafından da yapılıyor. "Saflara özel çalışmalar! Bu arada kurunun yanında yaş da yanıyor, o apayrı bir konu.

"Saf"lar özel aldatmacalar
Bakın şimdi...

Bir akademisyen çıkıyor, kendisiyle aynı görüşte olmayanlan Amerika'da zencileri işkenceyle öldüren Ku Klux Klan a benzetecek cesareti buluyor. Meydan açık... Kimseden ses yok, herkes kabulleniyor.

Ama başkalan çıkıp "kendi vatanınıza zarar veriyorsunuz, bu ihanettir" dediğinde aynı şahıs ve destekçileri koro halinde "bize vatan haini dediler, susturuluyoruz" yaygarası koparıyor.

Bu, toplumu şirretlikle ALDATMAKTIR.

Başbakan Erdoğan'ın bulunduğu yerlerde bal gibi "içkiye gizli yasak" getirilmiş olduğu bilinirken "içki serbest ama kimse içmiyor" demek, hele de Başbakan çıktığı dakikada millet içkiye sanlıyorsa ALDATMAKTIR. İslamî rejimle yönetilen ülkelerdeki yasaklar yavaş yavaş (pek yavaş da sayılmaz) Türkiye'ye getirilmektedir. Bunlan neyin takip edeceği de açıktır.

Kur'an kurslarına izin verecek şekilde ceza indirimi yaparak cezayı "para cezası" sınırına indirmek, sonra da "yasalarda hâlâ yasak" masalını anlatmak toplumu ALDATMAKTIR.

Türk kadını küçük düşürülüyor
Emine Erdoğan, Suriye'de "Uluslararası İş Kadınları Forumu"nda Türk kadınının cumhuriyet, demokrasi sayesinde ne kazanımlar elde ettiğim ve diğer İslâm ülkelerine göre ne kadar ilerde olduğunu, yeni TCK'da da "birey" haklarının (neredeyse) tümüyle verildiğini anlatmak yerine "Hz. Ayşe'lerin, Hz. Fatma'ların üstlendiği role ulaşamadığını" söylemesine, tüm konuşmasında kadının "özgür birey" değil anne ve es rolü üzerinde durmasına rağmen medyanın bunu "Kadın-erkek eşitliğini anlattı" şeklinde yansıtması ALDATMACADIR.

Laura Bush "Çalışma ziyaretine gelindi, görüşmemiz gerekmiyor" derken hâlâ Amerika'ya ve siyasi-ekonomik görüşmeler için gidilen her ülkeye, o ülkenin lider eşi kabul etmese bile Başbakan ve bakan eşlerinin gezmeye götürülmesi ve bunun alışılmış bir durum gibi gösterilmesi ALDATMACADIR. Bu son ikisi yalnız o hanımları değil Türk kadınını, Türk toplumunu toptan küçük düşüren, protokolü de hiçe sayan davranışlardır.

Başbakan'ın ABD'de, dış ilişkilerdeki sorumluluk üçte iki Meclis çoğunluğuyla kendisinde değilmiş gibi "CHP Amerika'ya karşı" demesi bir ALDATMACADIR. Böylelikle koskoca bir ülkenin başbakanı sözüm ona hem suçlamadan kurtulmuş, hem de ABD'nin kendisini desteklemeye devam etmesi mesajını vermiş oluyor.

Ve tabii yine Başbakan'ın ABD medyasına yaptığı türban şikâyeti. Türkiye ile ABD'deki kurallar ve ülkelerin konumu dolayısıyla tehlikeler arasındaki farkı bilmesine rağmen yaptığı şikâyet ülkesini küçük düşüren ama oy avcılığı için iyi bir fırsatı değerlendiren bir ALDATMACADIR.

Kızlarını İslâm ülkelerindeki Amerikan okulları yerine neden ABD'ye gönderdiğini de açıklasaydı keşke!

DİĞER YENİ YAZILAR