Anayasa’ya aykırı veya siyasi bir karar mı?

Haberin Devamı

Anayasa Mahkemesi (AYM) AKP’nin üniversitelerde türbana izin verilmesini sağlayacak Anayasa değişikliğini iptal ettiğini açıkladıktan sonra TV kanallarındaki konuşmaları izledim.

Taha Akyol, Prof. Serap Yazıcı gibi isimler “bu kararın hukuka, Anayasa’ya aykırı olduğunu (veya siyasi olduğunu), Anayasa Mahkemesi’nin yapılan değişiklikleri esas bakımından değil ancak şekil bakımından inceleyebileceğini, Anayasa’nın 148. maddesinde hangi şartlarla inceleyebileceğinin” yazılı olduğunu söylediler.

Akyol aynı zamanda “cumhuriyetin temel niteliklerinin değiştirilemez olması bu kadar dolaylı yoldan ele alındığı takdirde parlamentonun yasama görevinin zorlaşacağını” da vurguladı ve “AYM 2’inci maddeyi dolaylı yorumlayarak parlamentonun yasama yetkisini gasp etmiştir” dedi.

Eski Adalet Bakanı Prof. Hikmet Sami Türk ise “Anayasa değişikliğinin sadece şekil bakımından incelendiğini, burada Anayasa’nın 148’inci maddesinde yazılı şekil koşuluna ek olarak böyle bir değişikliğin teklif edilip edilemeyeceğinin göz önüne alındığını” belirtti.

Bunları arka arkaya dinleyince insanın kafası karışıyor; doğru nedir, karar hukuka ve Anayasa’ya uygun mudur, siyasi midir anlaşılamıyor. Onun için ben Anayasa ve AYM kararlarını en iyi bilen hukukçulardan da görüş almaya ve anlamaya çalıştım. Sizinle de paylaşayım (paylaşmaz mıyım hiç, ben öğreniyorsam hepiniz öğrenmelisiniz).

Durum şöyle:

Anayasa Mahkemesi 1968 yılından bu yana 40 yıldır yapılan Anayasa değişikliklerini denetleyebiliyor. 1971 yılında AYM’nin yetkileri “Esas yönünden değişiklikleri denetleyemez” şeklinde daraltılmış, fakat mahkeme “yasa koyucu tarafından alanının daraltılmasına izin vermeyeceğini” açıklayarak 1974’ten sonra “Değişikliği teklif bile edilemez maddelerle ilgili düzenleme şekil unsurudur, bu yönde değişiklik yapılırsa şekil yönünden iptal ederim” demiş.

82 Anayasası’nda 71’de konulan “esas yönünden denetleyemez” kuralı tekrar getirilmiş.

Bununla birlikte Anayasa Mahkemesi “değiştirilemez, değişikliği teklif bile edilemez” denilen Anayasa maddeleri ile ilgili değişiklikler geldiğinde denetimi “Bunları teklif etmek de şekil şartıdır” ölçüsüne göre yapıyor. Yani “esas yönünden denetlemediği” için durumun hukuka, Anayasa’ya aykırı olduğu iddiaları da taraflı ve gerçek dışı yorumlar oluyormuş.

Anayasa hukukçularının hemen hepsi AKP’nin “üniversitelerde türbana izine yönelik” düzenlemeler yaptığını, oysa Anayasa Mahkemesi’nin bununla ilgili sürekli içtihatları olduğunu, 1972’den beri aynı kararları verdiğini ve her seferinde “devlette insanların dinleri yönünden kural konulmamasını gerektiren laiklik ilkesine aykırı bulduğunun” belirtildiğini ama bunu aşmak için yollar arandığını anlatıyorlar.

“Asıl çelişki, hem Anayasa’ya değişmez hükümler koyup rejimi korumayı düşünmek, hem de bunların içini boşaltıp yok etmeye çalışmaktır. Eğer bu hükümler oraya boşuna konmamışsa korumak için denetim de gereklidir” diyorlar.

Anlayacağınız, onlara göre bu yeni bir karar değil, AYM’nin bugüne kadarki kararlarına bakınca şaşırtıcı da değil...

Düşününce insan “Karar istenirse AİHM’ye götürülebilir” diyor ama Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi de AYM kararlarıyla çelişkili görünmüyor.

Biz izlemeye ve anlamaya çalışmaya devam edelim.

DİĞER YENİ YAZILAR