Anayasa Mahkemesi’nden doğru kararın çıkacağına inanıyorum, neden?

Haberin Devamı

Şimdiden söylüyorum, kapatma davası kabul edilsin ya da edilmesin, parti (veya partiler) kapatılsın ya da kapatılmasın ben Anayasa Mahkemesi’nden çıkacak kararın doğru olacağına inanıyorum.
Birileri istediği kadar daha şimdiden, kararın ne olacağını bilmeden Anayasa Mahkemesi’ne verip veriştirsinler, karar en uygun, en doğru şekilde çıkacaktır.
Nereden mi biliyorum ve nasıl mı emin olabiliyorum, hemen anlatayım.
Efendim Anayasa Mahkemesi Başkanı Haşim Kılıç ve 3 üye daha “Aile içi şiddet suçlarında mağdurun şikayeti olmaksızın -üçüncü şahısların ihbarı ile- soruşturma ve dava açılmasını düzenleyen TCK maddesinin iptalini istemişler. Bu 4 üye şöyle diyorlar: “Aile içi şiddetin önlenmesinin, ailenin korunması, refah ve huzurunun sağlanması olgularından bağımsız düşünülebilmesi mümkün değildir. Aile içinde baskı olmaksızın birbirini affetmenin olamayacağı varsayılarak bu varsayıma hukuki sonuçlar yüklenmesi Anayasa’ya aykırıdır.”
Gerçek anlamı ise şu: “Ailenin yerine ‘erkeğin’i koyarsanız (o kastediliyor çünkü), erkeğin korunması, refah ve huzurunun sağlanması... Aile içinde ceza alma korkusu olmadan dayak atan, hakaret eden, her tür şiddeti uygulayan kocanın affedilmesini ortadan kaldıracak hukuki sonuçlar...”
Biz bu dil oyunlarını daha önce Medeni Kanun ve Ceza Kanunu değişiklikleri sırasında çok gördük. Yıllarca mahkemelere taşındık. Kadın örgütleri, hukukçular nefes almadan mücadelesini verdi.
Şimdi benzeri tekrarlanıyor. Aynı anlayışın devamı, bu kez de koca şiddetine uğrayan kadınların (ve tabii o şiddeti yaşayan çocukların) susmasını ve “affetme” adı altında sonsuza kadar şiddete katlanmasını istiyor.
Bunun adına da “ailenin refah ve huzuru” diyorlar.
Ailenin huzuru neden erkeğin insan gibi, saygılı davranmasına değil de, kadının şiddete, barbarlığa susmasına ve sineye çekmesine bağlı olacakmış, kadın neden 2. sınıf vatandaş görülecekmiş, Haşim Kılıç ve 3 üye bunları bize açıklayabilir mi bir zahmet?

ŞİDDETE HOŞGÖRÜ

Hukukçular “Aile hukuku düzeninden dolayı kadına karşı şiddet ‘kamu düzenini bozan bir suç’tur. Toplumun temel örgütlenmesini şiddete hoşgörü ve affı üzerine kuramazsınız. Şiddet bir kişiyi değil tüm toplumu ilgilendirir, dünyada da böyledir” diyor.
Neyse ki bu 4 üyenin iptal isteğine Anayasa Mahkemesi’nin 7 üyesi karşı çıkmışlar. Şunu söyleyerek: “Meclis, aile içi şiddet suçlarının azaltılması ve aile içinde işlenen suçların örtbas edilmemesi için, birbirlerine şefkatle davranmak konusunda en fazla yükümlülüğe sahip olan aile bireylerinin birbirlerini kasten yaralamaları halinde (bence “yaralama” bile fazla, dövme yeterli olmalı, R.M.) sanıklar hakkında şikayet aranmaksızın doğrudan takip getirilmesini öngörebilir.”
Ve böylece Ceza Kanunu’nun ilgili maddesinin iptali reddedilmiş.
Yarın devam edeceğiz.

*****


Oya Başar nihayet ekranda!


Belki onun canlandırdığı tüm karakterleri çok sevdiğim, ona çok güldüğüm, oyununu çok özlediğim için ekrandan uzak kaldığı süre bana asırlar gibi geldi.
Arada kısa süre rol aldığı diziler oldu ama hayır, komedi olmalıydı, güldürmeliydi... Yanlış anlaşılmasın Oya Başar komedi dışında da sıra dışı yeteneği ve yılların deneyimiyle her rolün altından başarıyla kalkabilen, Türk Tiyatrosu’nun gururu isimlerden biridir ama benim tercihim komedi.
İşte şimdi o komedi nihayet geliyor. Bu akşam başlayacak olan “Benim Annem Bir Melek” isimli dizinin birkaç gündür yayınlanan tanıtımlarını sanıyorum izlemişsinizdir... Ben ilk bölümün tamamını izledim ve sadece kaliteli oyun ve senaryoyla, güzel esprilerle ne kadar eğlenceli bir dizi yapılabileceğini gördüm.
Oya Başar da bizim onu beklediğimiz ve özlediğimiz gibi “gönlünce, özgürce oynamayı” özlediği için rolünün hakkını yüzde yüz veriyor. Konu hemen her Türk evinde yaşanan kaynana müdahaleleri, gelin-kaynana çekişmeleri üzerine kurulu olduğu için kendi yaşamınızda da karşılaştığınız olaylar daha fazla güldürüyor.
Başar’ın dışındaki ekip de başta Ali Sunal olmak üzere çok başarılı.
Bence “Benim Annem Bir Melek”i çok sevecek, hem de gülmeye gerçekten ihtiyacımız olduğu şu günlerde kaçırmak istemeyeceksiniz.
Sevgili Oya Başar’a ve dizisine ‘ekrana hoşgeldiniz’ diyor ve başarı diliyorum.

DİĞER YENİ YAZILAR