Amerikalı Prof. da Ergenekoncu mu?

Haberin Devamı

Cuma günü yazmıştım NewYork’taki New School üniversitesinde “Anayasa değişiklikleri ve Anayasa mahkemeleri” konularında ders veren Prof. Dr. Andrew Arato’nun bazı açıklamalarını... (Dün Her Açıdan’da da kısaca değindik)...

“Demokratlar muhtemel ki yarının tehlikelerini görmeyip, hâlâ dünün kavgasını yapıyorlar. Hiçbir hükümet sınırsız güce sahip olmamalı, bence Türkiye’de bu olmakta” diyordu.

Analizlerini hukuk kurallarına dayanarak yapmasına rağmen birileri ona fena öfkelendiler ama ben yine de çok gerekli bazı açıklamalarını duymanızı istiyorum (Milliyet’ten geçen Salı okumadıysanız...)

Devrim Sevimay sormuş; Bir meclisin ve cumhurbaşkanının onayladığı ve halkın seçimine sunmaya hazırladığı anayasa değişikliği paketini Anayasa Mahkemesi’nin reddetmesini istemek antidemokratik değil mi?

Prof. Arato şöyle diyor:

“Türkiye’deki demokrasi anayasal demokrasi modelidir, sadece meclis egemenliğine dayalı bir model değildir. Anayasal düzenin çoğunluklara karşı bile korunması gerekir. Kuvvetler ayrılığına dair bir mesele olan ‘Anayasa Mahkemesi’nin kanunların Anayasa’ya uygunluğunu denetleme yetkisi’nin anlamı tam da budur.”

ÇOĞUNLUK BASKISI

Yani ne diyor; Anayasa Mahkemesi denetlemezse “çoğunluk
bana yetki verdi, istediğimi yaparım” diyenler öyle şeyler yapabilir ki ortada anayasa filan da kalmaz. Oysa “anayasal demokrasi”lerde meclis çoğunluğu dediğiniz şeyin sınırsız özgürlüğü yoktur, anayasaya (ve tabii ona uygunluğu denetleyen Anayasa Mahkemesi kararlarına) uyma mecburiyeti vardır diyor. Ki bu da bugün bazılarının neden Anayasa’ya ve Anayasa Mahkemesi’ne takıntılı olduğunu açıklıyor.

Devam edelim, bir başka bölüm:

“Dolayısıyla bu anayasanın anayasal niteliği, şu anda çoğunlukçu dayatmaya karşı savunulur bir nitelik taşıyor. Özellikle de bu kadar dışlayıcı bir seçim kuralıyla oluşmuş bir meclise karşı savunulması gerekiyor bu anayasanın.”

Yani yüzde 10 barajıyla seçmenin oylarının büyük bir kısmının çöpe gitmesine sebep olan ve böylece hileyle hak etmediği kadar çok koltuğu ele geçiren bir iktidara ve meclise karşı...

AYM ORTADAN KALKARSA...

Çok önemli bir vurgusu daha var:

“Açık olan şu ki” diyor, “AKP tıpkı dünyanın başka yerlerindeki diğer popülist, özellikle de otoriter liderlerin ve hükümetlerin, yollarına çıkan yüksek mahkemelere saldırılarındaki gibi bir kalıbı takip ediyor. Demokratik cenahtan akla gelen örnekler Franklin Roosevelt ve İndira Gandhi, demokratik olmayanlardan ise Peron, Fıyimori ve Chavez. Demokratik olsun veya olmasın bunlar hep Anayasa Mahkemesi’nin frenleme gücüne katlanamayan örneklerdir. Bu gücü ortadan kaldırmanın temel mantığı, aslında hiçbir hükümetin elinde bulundurmaması gereken monolitik bir gücü tesis etmek amacını taşıyor”...

“Dünyanın en özgürlükçü ve saygın üniversitelerinden biri” olduğu söylenen üniversitenin en deneyimli profesörlerinden biri söylüyor bunları...

Hüseyin Çelik’in ve Ufuk Uras’ın konuşmalarına bakılırsa; sakın o da “Ergenekoncu” olmasın?



GDO’lu ürünlere ithalat izni

Anadolu Ajansı “Yürürlüğe giren değişiklik ile ‘İnsan ve hayvan tedavisinde kullanılan antibiyotiklere karşı direnç genleri içeren GDO ve ürünlerinin ithalatı ve piyasaya sunulması yasaktır’ hükmü düzenlemeden çıkarıldı” haberini vermiş.

Şimdi bu ürünler zaten yasak bile dinlemeyenler tarafından hemen satışa sürülecektir. Bu durumda “milletin sağlığı bu kadar mı önemsiz, ne hakla böyle bir karar veriliyor” demez misiniz?

Sağlık Bakanlığı ile

yönetmelikte değişikliği

yapan Tarım ve Köyişleri

Bakanlığı’ndan topluma açıklama bekliyoruz.

DİĞER YENİ YAZILAR