Amerika intikam mı alıyor?

Birkaç gün önce "Çırağan Palace Hotel Kempinsky nin genel müdürü Richard Bayard'la kısa bir süre Irak Savaşı'nın Türk turizmini nasıl etkilediği üzerine konuştuk

Haberin Devamı

Birkaç gün önce "Çırağan Palace Hotel Kempinsky'nin genel müdürü Richard Bayard'la kısa bir süre Irak Savaşı'nın Türk turizmini nasıl etkilediği üzerine konuştuk.

İki buçuk yıldır Otel'in genel müdürlüğü görevinde bulunan Bayard'a önce Türkiye'deki yaşamından memnun olup olmadığını ve ülkesine geri dönmeyi isteyip istemediğini sordum. Gözleri parlayan İsviçreli genel müdür "Türkiye'yi çok seviyorum, İsviçre'ye geri döneceğimi de sanmıyorum" dedi. Biraz sonra bu kez ben bir jest yapmak istedim ve gerçekten de beğendiğim Zürih'teki ünlü otelden söz ederken 'Gördüğüm en güzel otellerden biri' dedim. Hemen atıldı "O da güzeldir ama Çırağan kadar değil..." Bunları duymak muhteşem bir mutluluk hissi vermiyor mu insana? Biz her şeyimizi acımasızca eleştiririz 'daha da iyi olmalı' deriz ama dünyanın en güzel, en yeşil, en medeni ülkelerinden biri olan İsviçre'yi, bir İsviçreli bile Türkiye ile kıyaslamaya değer bulmuyor. Allah nazardan korusun cennet vatanımızı, biz de korumak için elimizden geleni yapalım.

Turizm konusunda ise Richard Bayard "Türkiye'nin savaştan çok etkilendiğini" ve bununla mücadele ettiklerini söylüyor. Bunun üzerine bir de Amerika'nın kendi vatandaşlarına verdiği "tehlike görülen ülkeler" listesine Türkiye'yi eklemesi onu kızdırmış.

"Ne gerek vardı?" diyor. Gerçekten de ne gerek vardı? Zaten sınır komşumuz olduğu için ve kendi Başkan'larının inadı yüzünden tam turizm sezonunda bu işten yeterince etkilendik. Ama Türkiye savaşa aktif olarak katılmış filân değil.

Üstelik Türk vatandaşları öyle ABD'ye kızıp turistlere saldıracak insanlar da değil. Burada yaşayan Amerikan vatandaşlarına en ufak bir zarar verilmedi.

Peki Amerika ne yapmak istiyor? Yoksa bu bir tür intikam mı? Çok sinir bir durum doğrusu!

Yaşamın durduğu an!
Sadece bu savaşı değil HER SAVAŞI hangi aklı başında, yüreği ve beyni olan insan ister ve destekler?

Bıçak kemiğe dayanmadıkça hangi normal insan 'Yaradan'ın verdiği canı alma' hakkını kendinde görebilir?

Irak Savaşı'nı durdurma gücümüz olsaydı hangimiz bunun yapılmasını istemezdik? Kanlı bir diktatörden kurtarılma nedeniyle bile olsa masum sivil insanların, çocukların, ailelerin ölmesine kim razı gelebilirdi? Hiç kimse... Hiç kimse bunu bile bile huzur duyamaz, nitekim o savaş görüntüleri her an, her gün zihnimize kazınıyor, rüyâlarımıza giriyor.

Babası ile esir kampında bulunan, kafasına torba geçirilmiş babasının yanında toz toprak içinde oturan 4 yaşındaki çocuğun fotoğrafı hepimizin aklını başından aldı. Ya bugünkü fotoğraf? Çocuklarını korumak için göğsüne bastıran ananın korkusunu, acısını, dehşetini en iyi analar anlar. O duygu, "bir ananın, babanın evlâdını tehlikeden koruma içgüdüsü, isteği" insanın sahip olabileceği, karşılaşabileceği en şiddetli, en yakıcı arzudur. Bunu yapmayı başaramama korkusu en dehşetli korku, başarısız olacağın an ise "hayatın durduğu an"dır. Evlâdına birşey olduğu an, hele sen yanındaysan ve koruyamamışsan senin de onunla öldüğün andır. Bunu bildiğimiz, bilmeyenler ise hissettiği içindir ki o fotoğraflar bizi de alev alev yakıyor, kavuruyor.

İnsan yüreği bir aslanın, kaplanın ceylan yavrusunu kapmasını izlemeye bile dayanamazken buna nasıl dayansın?

Okurlarımdan Doç. Dr. Erol Avşar (Marmara Üniversitesi Tıp Fakültesi) babası ile esir olan 4 yaşındaki çocuk için "Beni çok sarstı. Biz komşu ve savaşa karşı toplum olarak hiçbir günahı olmayan bu çocuklar için birşeyler yapmalıyız diye düşünüyorum" diyor. Önerisi "çok zor olduğunu bilmekle ve potansiyel sakıncalarını göz önüne almakla birlikte" bu çocuklara evlerimizi açmamız. "Savaş bitince ailelerine iade ederiz" diyor. Keşke savaş başlamadan önce aklına gelseydi. O zaman belki gerçekten bir kampanya başlatmak mümkün olabilirdi.

Avrupa ülkelerinin vatandaşları (tanıdığım aynı durumda birçok aile var) diğer ülkelerin ihtiyaç içindeki çocuklarını evlât ediniyorlar. Bizde bu alışkanlık neden gelişmedi anlamıyorum.

Savaş sonrasında en azından bu yapılabilir. Hükümet girişimde bulunsa insanlar da düşünebilir. Bunu tartışmalıyız bence!

DİĞER YENİ YAZILAR