Alt Komisyon TCK'yı tamamlamış. Ama...

Çalışmaları dikkatle izleyen hukukçulardan aldığım ha-herlere göre Ceza Kanunu değişiklikleri Alt Komisyon'da görüşülmüş, kararlar sonuçlanmış...

Haberin Devamı

Çalışmaları dikkatle izleyen hukukçulardan aldığım ha-herlere göre Ceza Kanunu değişiklikleri Alt Komisyon'da görüşülmüş, kararlar sonuçlanmış... Henüz bir basın açıklaması görmedim ama öğrendiklerime göre namus nedeniyle işlenen cinayetler yine "kan davası nedeniyle" işlenenlerle aynı maddeye alınmamış.

Her cinayet işleyenin kendine göre yalanlar uydurmasına izin verilmeyecek şekilde, kan davası gibi "ağırlaştırılmış müebbet hapis" cezası getirilmemiş. "Ağır tahrik" nedenleri böyle geniş ve yoruma açık şekilde hakim kararına bırakıldığı zaman görüldü ki cinayetler durdurulamadığı gibi bu tür davalar hakimlerin de kendini baskı altında hissetmesine neden oluyor. Bunun sayısız örnekleri görülmesine ve her cinayetten sonra toplumla medyanın kıyameti koparmasına rağmen Alt Komisyon nedense "çoğu töre bahanesiyle" işlenen namus cinayetlerine yeterince ağır ceza getirmeye bir türlü yanaşmadı. Cezalar yine "aldatan eşi öldürene indirim", "şu tahrike indirim, bu tahrike indirim" şeklinde kaldı.

Yani anlayacağınız yasa değişiklikleri yine, Medeni Kanun da olduğu gibi birkaç milletvekilinin İsrarına bağlı kaldı. Bunu bekleyenler için sürpriz değil.

Köksal Toptan'ın sözü!
TCK tartışmaları sürer ve benim hakkımda bu nedenle arka arkaya davalar açılırken her iki partinin milletvekilleri -eksik olmasınlar- ilgilerini göstermiş, beni telefonla arayarak kendilerinin de kadın ve çocukların öldürülmesine neden olan haksız, adaletsiz ceza indirimlerine karşı olduklarını belirtmişlerdi. Sonuç olarak tecavüzle ilgili maddeler insan haklarını gözetir, ayrımcılığa izin vermez nitelikte çıkarıldı. Ama töre cinayetlerini önleyecek yasalar halen Tasarı'da da mevcut değil.

Anayasa'nın 10. maddesine istenen ilâve yapılmış olsaydı Hükümet töre cinayetleri için de çağdaş standartları gözetmek zorunda kalacaktı. Yapılmadı. Sık sık hatırlatacağım; AKP'li kadın milletvekillerinin ve Bakan Güldal Akşit'in de büyük katkısı var bu eksikte.

Ama Avrupa Birliği anında fark etti ve hem 10. madde hem de töre cinayetleri konusunda uyarısını yaptı. Kısacası kadın ve çocuk cinayetlerini işleyenlere de en ağır ceza getirilmeden AB yok, bu kadar basit. O nedenle bir hatırlatma daha yapmak istiyorum, bu cinayetleri önlemek şimdi TCK Komisyonu'nun görevi. Ve bu konuda, Komisyon Başkanı Sayın Koksal Toptan'ın verdiği bir söz de var.

İstenen kanunların en kısa zamanda -masa üzerinde uyumak pahasına da olsa- çıkarıldığını göz önünde tutarak zaman kaybetmeden sonucu açıklamaları ve Tasarı'yı Meclis'e göndermeleri gerekiyor. Birkaç cinayet daha izlemeden!

Kaç tane kapalı müze var?
Meslektaşım Murat Yürekli Salı günü gönderdiği "mail"de Truva Müzesi'nin kapalı tutulan tek müze olmadığını, birçok tarihi ve turistik ilimizde müzelerin "tadilat" gibi bahanelerle kapalı tutulduğunu anlatıyor.

Örnek olarak; Kültür Bakanlığı ile Roma Üniversitesi'nin kontrolünde olan Aslantepe Höyüğü'nden çıkarılan önemli eserlerin de bulunduğu Malatya Müzesi'ni vermiş.

Türkiye, içinde binlerce yıllık medeniyetleri barındıran bir ülke. Bu kültür zenginliğinden yeterince yararlanmadığımız gibi sadece müzeleri açmak için bile o bölgelerle ya da medeniyetlerle ilgili büyük prodüksiyonların yapılmasını bekliyoruz.

Sonra da konuyla ilgili bakanlarımız ya "Bu sorun önümüze gelmedi" veya "Zaten bu bakanlıklar gerekli değil" gibi konuşmalar yapıyorlar. Sonuçta oturup sadece "deniz, kum, güneş" üçlüsü ile turizm umuyoruz. Bu üçlü yerinde duruyor zaten, ekstra ilgiye gerek yok.

Tarih ve kültür zenginliklerimizi kullanmadığımız takdirde gerçekten de Bakan haklı; Kültür ve Turizm Bakanlığı olmasa da olur. Kaç tane müzemizin kapak tutulduğunun Bakanlık tarafından açıklanmasını bekliyoruz. Böylece "sorun önlerine gelmiş" olacak!

(NOT: Tarihi kalıntılar olan bölgelerimizde yabancılar çalıştığı zaman çoğu kez kalıntıları sonradan geri almak için yalvarıyoruz. Acaba sıkı şekilde denetleniyorlar mı?)

DİĞER YENİ YAZILAR