Kalıplaşmış cümleler vardır, her hükümet döneminde başbakanların, bakanların ağzından sık sık duyarsınız. Bunların en "favori" olanlarının başında "yolsuzluklara damardan gireceğiz", "yolsuzlukla mücadeleye kararlıyız" cümleleri gelir. Ama her nedense bu damar bir türlü bulunamaz, ülkenin kaynaklan birilerinin cebine akar durur.
AKP Hükümeti'nin iktidara gelme nedenlerinin başında halkın dürüst, inandıncı ve denenmemiş bir yönetime olan ihtiyacı geliyordu. Daha önce de aynı ümitle başka partilere sarılmış ve ortada kalmış olan halk "Bir de bunu deneyeyim, dini, inancı dillerinden düşürmediklerine göre belki daha dürüst çalışırlar" demişti. Peki şu ana kadar yolsuzluğun önlenmesi konusunda daha öncekilerden iyi bir noktaya gelindiğini gösteren bir bulgu var mı? Hayır. Aynı hızla, sadece yapanların partisi değişmiş olarak sürüyor.
AKP'li bakanlar kendi ağızlarıyla rüşvetin her alanda devam ettiğini, bunun kanıtlarının da ortada olduğunu söylüyorlar.
Enerjisinden ilacına, hastanesinden belediyesine, kaçak yapılaşmaya kadar nereye baksanız yolsuzluk almış başını gidiyor. Partililere, siyasetçilerin eşine dostuna dağıtılan ihaleler belediye başkanlarının ağzından anlatılıyor. Bakanlıklardaki yolsuzlukların arkasından AKP milletvekillerinin akrabaları çıkıyor.
Kısacası, "AKP yolsuzluğu önleyebildi mi, önleyemedi mi" sorusunun cevabı; "kesinlikle önleyemedi..." Her ne kadar "bunun bir sistem sorunu olduğuna veya yolsuzlukların uluslararası boyutu olduğuna" filân milleti inandırmaya çalışsalar da yiyecek ekmeği için mücadele eden, maddi sıkıntı içindeki bir halkı buna inandıramazlar.
Bir yandan eski başbakan ve bakanları Yüce Divan'a gönderirken, bakanlığında yolsuzluk olduğu ortaya çıkan kendi bakanlarını bugüne kadar inatla koruyan AKR bu tutumla kimseyi samimiyetine inandıramaz.
İktidara geldiği günden bu yana kendisine binlerce kez hatırlatılan "dokunulmazlıkların kaldırılması"nı. böylelikle kendi siyasetçilerinin de yargı karşısına çıkmasını kabul etmeyen, onların yolsuzluk dosyalarını unutturmaya çalışan bir AKP de kimseyi samimiyetine inandıramaz.
Sonuç olarak; bu "yolsuzlukla mücadele edeceğiz, kesinlikle izin verilmeyecektir" laflarını öyle çok duyduk ki hiçbir anlam ifade etmiyor artık, önleyemediklerine ve çaresine de yanaşmadıklarına göre susmayı deneseler nasıl olur?
Eurovision'u neden kaybederiz?
Bu yıl Eurovision'a katılacak şarkı belirlendiğinden beri tek bîr kişi de çıkıp "İyi bîr şarkı seçildi, kazanma ihtimalimiz var" demedi. Dinleyen herkes, en iyi anlayan müzisyenler dahil "Kesinlikle varlık gösterecek bir parça olmadığını ve hatta sonunculuğa aday olduğunu" söylüyor.
Ben parçayı finale kalan diğer şarkılarla birlikte, seçildiği akşam TV'de dinledim ve aynı tepkiyi verdim. Sadece o değil, şarkıların hiç biri Eurovision'a gidecek kalitede değildi.
Yanıldığımız nokta şu ki süslü püslü giyinmiş bir grup ve solist, oryantal temalı bir müzik ve göbek danslarıyla varlık göstereceğimizi sanıyoruz. Sadece müzikte değil, Avrupa'ya gönderdiğimiz şov gruplarında da aynı yanılgı var. "Göbek varsa, davul varsa, ney varsa iş tamam" anlayışı.
İngiltere'de izlediğim bir gösteride göbek atanların, sahne kenarına gelip alkışla tempo tutarak izleyiciden alkış istediğini bile gördüm. Utanılacak bîr tabloydu.
Oysa göbek dansı bizden çok Araplara özgü bir dans. Kalabalık bir grubu çıkarıp yarı çıplak kıyafetlerle dans ettirerek sonsuza kadar göz boyayamayız. Kısacası, yutturamayız.
Öte yanda, İngilizce parçalarla katıldığımızda daha iyi sonuç alındığını bile bile yeniden Türkçe şarkıya dönmek, bunda İsrar etmek hangi akla hizmettir? Madem ki birçok ülke İngilizce ile katılıyor, bizim katılmamızda ne mahzur var? Haydi bunu da bir yana bırakalım, seçilen parça silik, solistin sesi yetersiz, yaptığı danslar modası geçmiş ve kötü iken neden göndermekte İsrar ediyoruz?
Katılıp da iki yıl başarılı olduktan sonra alt sıralara düşeceğimize hiç katılmamak daha akıllıca değil mi?
AKP'nin yolsuzluk sorunu!
Kalıplaşmış cümleler vardır, her hükümet döneminde başbakanların, bakanların ağzından sık sık duyarsınız. Bunların en "favori" olanlarının başında "yolsuzluklara damardan gireceğiz", "yolsuzlukla mücadeleye kararlıyız" cümleleri gelir
Haberin Devamı

