AKP'li Başkan'ın önemli hatası!

Dünkü Hürriyet'te Erzincan'ın Üzümlü ilçesinde AKP'li Belediye Başkanı'nın "işçilerin namazı" konusundaki sözlerini okuyorum

Haberin Devamı

Dünkü Hürriyet'te Erzincan'ın Üzümlü ilçesinde AKP'li Belediye Başkanı'nın "işçilerin namazı" konusundaki sözlerini okuyorum.

Başkan Ensari Sürücü iş ve inancın karıştırılmamasını isterken iş ve inancı kendisi karıştırarak şöyle demiş:

"Yaratanın karşısına kul hakkı ile çıkmayacaksın, öbür dünyada bunun hesabını sorarlar." Ve devam etmiş. "Arkadaşları acilen kanal kazmaya gönderiyorum. Ne zaman gitsem onlar namazdalar. Bunu, kaytarmak için yaptıklarını bilmeyen yok."

Her denetime gittiği yerde namaz kılan işçilerle karşılaştığını, vatandaşa hizmet için gönderilen para ile çalışan elemanların ibadet bahanesiyle hizmetten kaçmasını kabullenemediğini söyleyen Başkan Sürücü bir sonraki cümlesinde ise çok önemli bir hataya imza atmış;

"Başka partiden olsam 'adam namaza karşı' diyebilirler. Ama AKP'liyim, halk bizi sorunları çözmek, hizmet için seçti."

Halkın onları sorunları çözmek için seçtiği çok doğru ama sadece bu cümle başlıbaşına, sorun yaratmak için birebir.

AKP'nin sahip olduğu yönetim anlayışı öyle garip ki sanki özel bir "yap-boz" formülü gibi. Bir yandan olumlu faaliyet içinde görünecek, bir yandan yaratılan yapay gündemler, çözüm yerine yeni sorunlar getirecek projeler dayatacaksın. Muhalefette olsan ayrı bir problem olacaksın, iktidarda olsan ayrı. İnsanlar tam "Aferin, iyi gidiyorlar, galiba gerçekten değiştiler" derken sağ gösterip sol vuran diğer iktidarlardan farksız olaylarla karşılaşıyorlar.

Daha önceki hükümetler döneminde işçiler namaz kılmıyor muydu, kılıyordu. Ama dinin, inancın şovunu yapmıyorlardı, onun için de böyle bir sorun yoktu. İşte Başkan'ın kendisi de söylüyor ki şimdi şov yapıyorlar.

Peki bu cümlenin anlamı nedir;

"Başka partiden olsam 'adam namaza karşı' diyebilirler. Ama AKP'liyim."

Belki de kendisi açısından iyi niyetle söylenmiş bir söz ama yine de anlamak imkânsız, çünkü anlamı yok.

Neden diğer partilerden olsa böyle denecekmiş? Din, inanç, namaz AKP için çıkarılmış, onlara özgü olgular mıdır? Bir belediye başkanı insanları nasıl "o parti namaza karşı, bu değil" diye bölebilir (veya bölüneceğini düşünebilir), bu hakkı kendinde görebilir?

Aslında güzel bir örnek... Ağızdan kaçıveren ve toplumun nasıl kutuplara bölündüğünü, ortaya nasıl nifak tohumlan saçıldığını gösteriveren bir örnek.

"Namaza karşı olanlarla, olmayanlara" birileri tarafından karar verildiği gibi laik insanların aynı zamanda dindar olup olamayacağına, dindarların bile dindarlık ölçülerinin faniler tarafından değerlendirilebileceğine de yine birileri karar veriyor.

Sayın Başkan şunu bilmeli ki o söz gibi ülkeye zarar veren, bölücü cümleler sarfettikçe iş saati içinde namaza izin verse de vermese de bu halka yararlı olamaz.

Başladığımız noktaya tekrar döneriz, o kadar!

ÇESAV Tıp Merkezi
İmren Aykut tanıdığım en çalışkan, en yararlı insanlardan biridir. Bakanlık yaparken de öyleydi, milletvekili iken de, sade vatandaş olarak da öyle.

ÇESAV'ı kurarak SHÇEK yurtlarından ayrılan kimsesiz genç kızlara ev ve iş imkânı sağladı. Türkiye'nin tanıtımı için tek başına Turizm Bakanlığı gibi görev yaptı.

Türk dostu olan ve 10 yıl Türkiye'de yaşayan Papa Roncalli ile ilgili film yaptırıp, kitaplar bastırarak, onun aziz ilan edilmesine karar veren Vatikan'ın törenine davet edildi. Bu filmle insan hakları ödülü kazandı, kitapların tüm dünya üniversitelerinin kütüphanelerine verilmesini sağladı. Türkiye'nin görülecek yerlerini broşürlerde toplayarak, Sinop Müzesi'ndeki ikonlarda bulunan melek resimleri baskılı ipek eşarplar, içinde Meryem Ana'nın evindeki kutsal su bulunan kristal şişeler yaptırarak bunların dağıtımını yaptırdı.

Çevre, kültür ve tanıtım konularında o kadar bilgili ve yetenekli ki hangi hükümet gelirse gelsin ilgili bakanlıklar için bulunmaz bir danışmandır bence İmren Aykut. Ama bizde herkes diğerlerinden "daha bilgili ve yetenekli" olduğu(!) için kimse kimsenin bilgisine gerek duymuyor. Onun için de İmren Hanım tek başına bakanlık gibi çalışmayı sürdürüyor.

Bundan önce Salihli Hastanesi'ni kuran Aykut son olarak İçişleri Bakanı Abdülkadir Aksu'nun da katıldığı bir törenle İzmir'de ÇESAV Karşıyaka Tıp Merkezi'ni açtı. Emekli ve memurlara ücretsiz hizmet verecek olan merkez kısa süre sonra sigortalılara da hizmet vermeye başlayacak.

Bu hastaneleri yaygınlaştırmayı amaçlayan İmren Aykut gelirin tümünün kimsesiz veya terk edilmiş genç kızlara destek olarak kullanılacağını söylüyor.

Zamanını ve emeğini tek kişilik bir toplum örgütü gibi çalışmaya ayıran Sayın Aykut'u kutluyor, yeni hastanenin de ülkeye hayırlı olmasını diliyorum.

DİĞER YENİ YAZILAR