AKP Demokrat Parti'nin devamı mı?

Türkiye'nin 3. Cumhurbaşkanı Celâl Bayar'ın kızı Nilüfer Gürsoy ile eşi Ahmet İhsan Gürsoy Demokrat Parti dönemini, 27 Mayıs'ı ve sonrasını Bayar'la birlikte yaşayan bir çift

Haberin Devamı

Türkiye'nin 3. Cumhurbaşkanı Celâl Bayar'ın kızı Nilüfer Gürsoy ile eşi Ahmet İhsan Gürsoy Demokrat Parti dönemini, 27 Mayıs'ı ve sonrasını Bayar'la birlikte yaşayan bir çift.

A. İhsan Gürsoy aynı zamanda Demokrat Parti Meclisi'nin hayatta kalan son üyesi... 1946 dönemi milletvekili. DP döneminin iki önemli ismi AKP'nin vurguladığı "muhafazakâr demokrat" anlayışı ile DP'nin "demokrat" olmaktan ne anladığı ve arada bir benzerlik olup olmadığını Çiftehavuzlar'da, Celâl Bayar'ın da yaşamının son yıllarını geçirdiği bahçe içindeki mütevazı evde tüm açıklığıyla anlattılar.

- AKP'nin Demokrat Parti'nin devamı olduğunu iddia etme nedeni DP'nin de muhafazakâr bir çizgide oluşu muydu?

-(Nilüfer Gürsoy) Ne gerekçeyle söylendiğini kendilerine sormak lâzım çünkü arada hiçbir benzerlik yok. Biz bir anlam veremiyoruz. Ne kuruluşu, ne felsefeleri, ilkeleri, hiçbirinde benzerlik yok. Önce DP'nin tüzüğüne ve programına bakmaları lâzım. Bir kere Milli Mücadele'ye üstün değer veren bir partiydi. Tüzüğünde "Milli Mücadele'ye karşı gelen DP'ye giremez" diye kayıt var. Laikliğin açık tarifi var.

- Aynı soruya Ahmet İhsan Gürsoy şöyle cevap veriyor:

-Atatürk hayata gözlerini kapatır kapatmaz onun programı yok edildi. Atatürk'ün hazırlattığı tarih kitapları değiştirildi, onun yazdığı önsöz kaldırıldı. Atatürk felsefesi sanki unutturulmaya çalışıldı. Demokrat Parti'nin kuruluş nedenlerinden biri Atatürk'ün felsefesini geri getirmek, ihmal edilmiş imajını canlandırmaktı, ilk icraatı, resmi dairelere Atatürk resmi koydurmak oldu. 27 Mayıs'a bakarsanız bunun tam aksini söyledikleri görülür.

- O dönemde hiç türban sorunu gibi bir şey oldu mu?

- Hayır. Demokrat Parti laikliği benimsemiş, özümsemiş, kurallarını bilen, Atatürk devrimlerine saygılı bir partiydi. O dönemlerde çok sayıda kadın, aralarında subay eşleri de vardı, siyasi çalışmalar yapmış, erkeklerle eşit şartlarda ortaya çıkmış ve hiçbir zaman dinle inançla ilgili konular sorun yapılmamıştır. Ülkenin asıl gündemi dururken yapay gündemlerle toplumu meşgul etmek doğrusu kimsenin aklına gelmezdi.

DİĞER YENİ YAZILAR