Efendim, özellikle bu köşenin okurları sözünü ettiğim ahlaka pek önem veren (!) gazeteciyi iyi tanırlar. Zira kendileri 20 yıllık onurlu bir meslek yaşamı olan, bileğinin gücüyle başarıya ulaşmış kadın meslektaşına; ‘Önce her türlü saldırıda bulunduğu gazeteye yüklü bir transfer ücreti karşılığı geçti, bütün o aleyhteki yazılarını bir anda unuttu’ dediği, meslek etiğinden söz ettiği için cinsiyet ayrımcılığında bulunarak yazdığı hakaret dolu tek bir cümleyle hayatının hatasını yapmıştı.
Hemen o günden başlayarak iki-üç gün içinde kendi okurlarının bile (erkek/kadın) yüzlerce tepki mektubuyla karşılaşınca da (bu mektupların çoğu bana da geldiği için biliyorum) neye uğradığını şaşırmış ve “yanlış anlaşıldım” diyerek bütün kadınlardan özür dilemişti. Tabii kendisine bu nedenle açılan davayı da kaybederek yüklü bir tazminata mahkum edildiğini hatırlatmaya gerek yok.
Neyseki okur unutmuyor... Bugün hâlâ “Soyadım ‘Altay’ olduğu ve onun ismine benzediği için değiştirmeyi bile düşündüm” diyen okuyucu mektupları alıyorum.
Bunu neden yazdım, çünkü aynı “etiğe önem veren” gazeteci geçen hafta son derece güzel ve iyi niyetli bir girişim için “Gazetecilere ahlaksız teklif” başlıklı bir yazı yazmış. Ben kendisini (ve onun yüzünden yönettiği gazeteyi ki orada 13 yıl çalışmama rağmen) okumuyorum, dün katıldığım “o yazıyla ilgili yürüyüşte” duydum ve sonra yazıyı bir başkasına okutarak dinledim.
Önce olayı anlatayım:
Bugüne kadar çok sayıda başarılı yardım organizasyonuna imza atan “Bernaylafem” halkla ilişkiler firması Camper ayakkabı mağazaları ile İZEV vakfını bir araya getirerek zihinsel engelli çocuklara yardım için 16 Eylül Cumartesi sabahı bir yürüyüş düzenlemiş.
Şişli Belediye Başkanı Mustafa Sarıgül’ün, iş adamlarının, sanatçı ve mankenlerin, basından muhabirlerin (ki onlar sadece haber için oradaydılar) buluştuğu yürüyüşe katılanlar Camper mağazalarından birer spor ayakkabı giyiyor ve firma İZEV’e 15 dakikada attıkları adım sayısı kadar bağışta bulunuyor.
Düşünün; toplanan para 40 bin dolar... Yürüyüşe katılan ve aralarında hiç gazeteci göremediğim 70-80 kişiye verilen ayakkabılar 200 YTL civarında. Yani ayakkabı firması 40 bin dolar + 20 milyar TL civarında bir parayı bağışlamış ve bu para karşılığında elbette o da reklâm elde etmiş oluyor.
Bundan daha doğal bir şey düşünebiliyor musunuz? Bütün sponsor firmalar için aynı şey geçerli değil midir?
Bu parayla kimbilir kaç zihinsel engelli çocuğa burs verilecek ve bilgisayardan giysiye, gıda malzemelerine kadar ihtiyaçları karşılanacak.
Ve bu etikçi beyefendi “Keşke her kuruluş bu tür yardım faaliyetlerine katkıda bulunsa” diyeceğimiz bir girişime “Ahlaksız teklif” diyor.
Çünkü “kendisine davetiye gitmemiş ama birinden duymuş.”
Bana davetiye geldi, yürüyüşe katıldım.
Hem eğlendim, hem de katkıda bulunabildiğim için büyük mutluluk duydum.
(Yarın: Basına büyük hakaret!)
Ahlaklı gazeteciden “ahlaksız teklif” yazısı!
Efendim, özellikle bu köşenin okurları sözünü ettiğim ahlaka pek önem veren (!) gazeteciyi iyi tanırlar
Haberin Devamı

