Başbakan Tayyip Erdoğan kendisi için hazırlanan özel bir TV programında; şair Erdem Bayazıt’a ait olan “Sana, Bana, Vatanıma, Ülkemin İnsanlarına Dair” şiiri okuduğu klibi izlerken gözleri dolmuş. Bunun kendisi için güzel bir sürpriz olduğunu söylerken; “Her dinlediğimde aynı duyguları yaşıyorum, Anadolu toprakları, Anadolu insanı gözlerimin önüne geliyor. Tarlalarda çapa yapan Anadolu kadınının cefakar ellerini, o yüreklerini, hayatla mücadelesini gördüğünüz zaman anlıyorsunuz ki Anadolu’nun yetiştirdiği ana bu. O anaya saygı duyulmaz da kime duyulur” demiş.
Erdoğan’ın Anadolu insanına, kadınına duyduğu saygı da ayrı bir göz yaşartma nedeni. Bir başbakanın ülkesinin insanına bu sevgisini görmek vatandaş olarak güzel bir duygu, şüphesiz çok kişinin gözleri yaşarmıştır... Ama Anadolu sadece çapa yapan analar, babalar yetiştirmiyor, benzer cefaları çeken çok ana baba var bu ülkede...
Örneğin acaba Başbakan “Bu gazeteleri almayın” dediği gazetelerdeki “maaşından başka geliri olmayan, çalışarak alnının teriyle kazanan” Anadolu analarını, babalarını, en ağır vergi cezaları altında ayakta kalma mücadelesi veren basındaki ana babaları, yargıda “iktidarın hoşuna gitmeyecek bir karar, bir dava sonucu çıkarsa işimizden olur, en ücra köşeye sürülürüz” korkusu yaşayan hakim ana babaları, maaşlarına minimum zam yapılırken çocuklarının üniversite haçlarına yapılan akıl almaz artışları nasıl karşılayacağını bilemeyen memur ve emekli ana babaları, işsiz olduğu için çocuklarına bayram harçlığı bile veremeyen, bir çorba kaynatamadığı için ağlayan Anadolu ana babalarını düşününce de aynı derecede duygulanıyor mu?
Keşke atv’de programı hazırlayanlar bu soruları da sorsalardı Tayyip Bey’e, yine çok duygulandığı görülürdü şüphesiz!
Başbakan’a “beklenmedik” sorular!
Başbakan Erdoğan hep atv gibi “ne sorulacağını belki önceden bildiği, belki de tahmin ettiği” kanallardaki programlara katılıyor. Ki sonuç pek de ilginç olmuyor. Aslında “tahmin etmediği sorular” la karşılaşacağı bir programa katılsa hem onun için hem de halk için çok daha farklı ve ilgi çekici olurdu. Bu tarife en uygun aday “beklenmedik soruları” ile Her Açıdan bence. Aynı daveti daha önce de yapmıştım, tekrarlıyorum.
Acaba; kimseye ayrıcalık tanımayan, tamamen objektif bir programa katılmak istemez mi? İstemezse bu kez de “neden istemediğini” merak ederim doğrusu...
Başbakan’ı biz de bekleriz!
“Mustafa” filmini yeniden tartışıyoruz!
Senaryosunu Can Dündar’ın yazdığı ve yine onun yönetmenliğinde çekilen Atatürk’le ilgili “Mustafa” filmi Yunanistan’da çok satan bir gazetenin promosyon olarak dağıtması nedeniyle yeniden gündeme geldi.
Geldi, çünkü Atina’da yayımlanan Elefterotipiya gazetesinin filmin DVD’lerini “Atatürk’ün biyografisi” olarak dağıtması daha önce yapılan tartışmanın haklılığını ortaya koyuyor.
Atatürk için “karanlıktan korkan, kadınlara ve içkiye düşkün, dine karşı” gibi algılanacak yorumların yer aldığı, özellikle “Hocası Kaymak Hafız’dan yediği dayak ile tekkeleri-zaviyeleri kapatması arasında bir “intikam” bağlantısı kurulmasıyla dikkat çeken ve yoğun şekilde eleştirilen film acaba Yunanistan’dan sonra hangi ülkelerde “Atatürk’ün biyografisi” olarak gösterilecek?
Can Dündar’ın sonunda “Şimdi düşünüyorum da bazı eleştirilerde haklılık payı var... Keşke bazı yorumları koymasaydım... Amacını aşan bir cümle” gibi açıklamalar yaptığı ve Turgut Özakman’a “hatalı kısımları düzeltme” sözü verdiği Mustafa’nın bu şekilde gösterimi doğru mu?..
Bu konuyu bugün, Bayram’ı da sizinle kutlayacağımız Her Açıdan’da tartışacağız. Ayrıca Avrupa Birliği Komisyonu’nun Türkiye’deki yargı sistemi ile ilgili raporları da yeni yayınlandı. Yargı sistemiyle ilgili önemli eleştirilerin yer aldığı raporda: Ergenekon davası ile ilgili “gereksiz tutuklama kararı verilmesin” eleştirisi, Yargı Reformu Strateji Belgesi’yle çelişen; Adalet Bakanı’nın Hakim ve Savcılar Yüksek Kurulu’ndan (HSYK) çıkarılması isteği, Adalet Bakanı’nın “savcılara talimat vermemesi” için yapılan uyarı gibi çok önemli eleştiriler var.
Hepsini etraflıca konuşmak gerekiyor... Nasılsa bugün görüşeceğiz!!

