Ağlamamak için ne yapmak lâzım?

Türkiye'de biliyorsunuz kaza, afet, cinayet gibi can alıcı olaylarda çare düşünmek ve önlemeye çalışmaktan çok, her şey olup bittikten sonra topluca ağlama alışkanlığı geçerlidir

Haberin Devamı

Türkiye'de biliyorsunuz kaza, afet, cinayet gibi can alıcı olaylarda çare düşünmek ve önlemeye çalışmaktan çok, her şey olup bittikten sonra topluca ağlama alışkanlığı geçerlidir.

Haberler de genellikle "Yine trafik kazasında 20 ölü...', "Yine deprem felâketi", "Yine sel felâketi" şeklinde sürer gider. Oysa önlem alınsa bunların hiçbiri "felâket" olarak yaşanmak zorunda değildir. Nitekim artık Japonya gibi ülkelerde, ABD'nin San Francisco, Los Angeles gibi kentlerinde örneğin, deprem bir felaket olmaktan çıkmıştır. En büyük depremlerde bile ne gökdelenler yıkılır, ne insanlar ölür.

Bizde kısa süre önce olan (25 Mart) 5.1 şiddetindeki Erzurum depreminde, her ne kadar iç ve dış siyasetle meşgul olduğumuz için yeterince dikkat bile çekemediyse de çok sayıda ev (tek katlı evler bile) yıkıldı ve 9 kişi öldü, 20 kişi yaralandı.

Avukat Hülya Gülbahar deprem konusunda çok ilginç bir anket göndermiş. Soruları cevaplamaya çalışın, bakalım kaç tanesini bileceksiniz.

1) Betondan, demirden çalan müteahhitler Körfez depreminde 20 bine yakın yurttaşımızın ölmesine neden olmuşlardı. Depremden sonra sadece Kocaeli'nde 921 ceza davası açıldı. Tamamı sonuçlanan bu davalarda kaç müteahhidin cezaya çarptırıldığını tahmin edebilir misiniz?

a) 921 b) 291 c) 828 d) 0

2) Aynı depremden sonra Adapazarı'nda da 685 ceza davası açıldı... Bunların tümünde yargılanan müteahhitler aynen Kocaeli'nde olduğu gibi suçsuz(!) bulundular. Sadece bir vatandaşımız 10 ay hapis cezasına çarptınldı. Bilin bakalım o, yıkılan binalardan hangisini yapmıştı?

a) Adliye b) Hastane c) Okuld) Kendi köy evi

3) Yaptıkları binalar çöken müteahhitlere İzmit ve Adapazarı'nın aksine, Yalova'da göz açtırılmadı(!) 20 kişiye mezar olan Pelit Apartmanı'nın müteahhidine öyle ağır bir ceza verildi ki, bu tüm müteahhitlerin korkulu rüyası(!) oldu. Biliyor musunuz bu ağır cezayı?

a) 20 yıl b) 30 yıl c) 10 yıld) 40 milyon lira

4) Depremde yerle bir olan binaların müteahhitleri, bırakın cezalandırılmayı, ödüllendirildiler. Örneğin; depremden sonra mahkeme kararıyla uzun süre aranan Uy-Ar İnşaat'ın sahibi Hüseyin Uygun'un arandığı dönemde, şirketi Yalova'da ihale kazandı. Bilin bakalım neydi bu ihale?

a) Çadırkent b) Prefabrik konut c) Altyapı d) 8 bin hasarlı binanın onarımı

5) Depremden sonra Yalova'da ihale kazanan müteahhitlerin ortak bir özellikleri vardı. Sizce hangisi?

a) Hepsi Fenerbahçeli b) Hepsi mühendis c) Hepsi hırsız d) Hepsi Yalova Belediye Başkanı'nın cezaevinden koğuş arkadaşı

6) Depremde Yalova MHP İl Başkanı olan Mimar-Müteahhit Erol Tatar'ın yaptığı apartmanda 3 kişi öldü. 45 gün tutuklu kalan Tatar, içerden çıktıktan sonra girdiği bir seçimi kazandı. Bilin bakalım neydi bu seçim?

a) Apartman yöneticiliği b) Kulüp başkanlığı c) Muhtarlık d) Mimarlar Odası Başkanlığı

7) Bu bina çökmeleri çoğunlukla bizde ve bizden doğudaki ülkelerde meydana geliyor. Bunun tek istisnası, 21 Temmuz 2001'de Londra'da meydana gelen çökmeydi. Olayın kahramanı, kendisine ait 2 dükkanı birleştirip süpermarket haline getirmek için bazı kolonları kesince bina çökmüştü. Londra'daki bu olayın kahramanı sizce hangi milletten olabilir?

a) İngilizb) İrlandalı c) İskoçd) Türk

8) Türkiye gerçekten çürük binalar ülkesi. Devlet İstatistik Enstitüsü'nün belirlemelerine göre, ülkemizde hemen yıkılması gereken bina sayısı sizce kaç "bin" olduğunu tahmin ediyorsunuz?

a) 7 b) 70 c) 77 d) 700

Ben sadece bazılarını bildim, çoğunu ise inanın asla tahmin edemedim. Durumun korkunçluğu tahminler ötesi... Cevapların hepsi (d) şıkkı.

Yeni "belediyelerimiz hayırlı olsun. Ceza kanunlarımız ve uygulamalarımız da... Ama Allah korusun yine "Büyük deprem felâketi" manşetlerine ağlamak istemiyorsak aklımızı derhal başımıza toplamamız gerekiyor. Devekuşu gibi yaşanmaz, birilerinin topluma sürü muamelesi yapmasına susulmaz değil mi?

DİĞER YENİ YAZILAR