Dün “dokunulmazlık ve yolsuzluk”la ilgili yazımdan sonra Adalet Bakanı Cemil Çiçek’le konuştum.
Bir uluslararası toplantıya katılmak üzere yola çıkmadan önce telefonuma (her zamanki gibi) kısa sürede cevap verdi.
Biliyorsunuz bugün öğleyin televizyonda bu konuyu işleyeceğiz ve Sayın Bakan’ın da yolsuzluk ve dokunulmazlıkla ilgili önemli açıklamaları var. Örneğin; yolsuzluklarda “alan memnun, veren memnun, şikayetçi yok” durumu olduğu için ortaya çıkarmanın ne kadar zor olduğunu söylüyor.
Halka “Bildiğiniz, duyduğunuz olayları açıklayın” çağrısında bulunduğunda ona “Siz vatandaşı ispiyonculuğa mı teşvik ediyorsunuz” demişler. “Hayır, vatandaşlık bilinci yaratmaya çalışıyorum. Bu hortumlar onların cebinden çıkıyor” cevabını vermiş.
“TÜRKİYE’DE İNSAN KİRLİLİĞİ VAR”
Türkiye’de arkası kesilmeyen suçları ve yolsuzlukları üç nedene bağlıyor:
1) Sık sık çıkarılan aflara: “Artık hiçbir zaman af çıkarılmamalı, 83 yıllık cumhuriyette 48 af çıkmış.”
2) İnfaz sistemine: “Eskiden adam öldürüp 6 yılda kurtuluyorlardı. Şimdi cezasının en az üçte ikisini yatmak zorunda, bu sistemi değiştirdik.”
3) “Zaman aşımı”na: “Bu süreyi 5 yıldan 8 yıla çıkardık” diyor. Böylece örneğin milletvekili iken suç işleyen dokunulmazlığı kalktığında da hesap vermek zorunda kalacak.
Davalara atanan “bilirkişi”lerin de yanlış raporlar yazdığını sık sık dile getiren Cemil Çiçek “Bunun için bilirkişilikle ilgili düzenleme yaptıklarını” da söylüyor.
‘O zaman neden hâlâ şikayet ediyorsunuz’ sorumun cevabı ise şöyle:
“Bu davalara bakan hakimler, savcılar konunun uzmanı değil. Örneğin mühendis değiller ki o hesaplardan anlasınlar. Bilirkişiye inanmak zorunda. O da ‘Ben böyle karar verdim’ deyince iş bitiyor.”
ACARİSTAN OLAYI
Türkiye’de insan kirliliği olduğunu söyleyen Adalet Bakanı Çiçek “dokunulmazlık” deyince sadece siyasetçi dokunulmazlığının akla geldiğini oysa büyük yolsuzluklarda siyasetçi, bürokrat, iş adamı üçlüsünün içiçe olduğunu anlatıyor:
“Acaristan olayına iyi bakarsak söylediğim tablo orada aynen var; siyasetçi, iş adamı, bürokrat... Bu ayaklardan yalnızca birine yönelik hücum yarar sağlamaz.”
Soruyorum: İyi ama siyasetçi işi kabul etmese diğerleri nasıl fırsat bulacak?
“O zaman da başka şekilde bir yolunu buluyorlar” diyor. Bu sözleri beni ikna etmeye yeterli değil. Hâlâ olayın büyük ölçüde milletvekili dokunulmazlığına ve bunun getirdiği pervasızlığa bağlı olduğuna inanıyorum. Biraz sonra Bakan da benim görüşüme yakın bir açıklama yapıyor;
“Özelleştirmede çok geç kalındı. Yolsuzlukların en önemli nedeni devletin elinde bu kadar imkân olması. Gelenlerin hiçbiri özel bankalardan bir şey istemeye gelmiyor, hepsi devlet bankalarının peşinde...”
Demek ki yolmak isteyenler de, onlara yardım etmek (!) isteyenler de hâlâ devlet bankalarının peşinde... Biz de onların peşindeyiz, dokunulmazlıkları kaldırtıncaya kadar!
Adalet Bakanı diyor ki...
Dün “dokunulmazlık ve yolsuzluk”la ilgili yazımdan sonra Adalet Bakanı Cemil Çiçek’le konuştum
Haberin Devamı

